Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. GÜNCEL
Boğuluyoruz!!!
GÜNCEL
04.02.2022 21:41:01
57
A
Boğuluyoruz!!!
Vakfıkebir’de hava kirliliği alarm veriyor.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

Vakfıkebir’de hava kirliliği alarm veriyor.  OECD raporlarına göre Türkiye'de her yıl 29 bin kişi hava kirliliğine bağlı nedenlerden dolayı ölüyor. Bu ölümler Trafik kazasında ölenlerden daha fazla.

Trabzon genel olarak en kirli 10 il arasında. Çarpık kentleşme ve şehir planlaması havayı kirletiyor. Mart 2021 İsviçre merkezli hava kalitesi teknolojisi şirketi IQ Air tarafından yayımlanan raporda metreküp başına düşen ince parçacıklı madde yoğunluğu ölçümlerine göre Türkiye’de en kirli on şehri açıkladı. Trabzon’un hava kirliliğinin en yoğun olduğu 10 il içinde olması şaşkınlık yarattı. Doğalgaza geçiş sürecimiz hala sürüyor.  İl genelinde ve ilçelerde hala geçilmeyen yerler var.

Kullanılan yakıtlar hava kalitesini ciddi bir biçimde düşürüyor. Şehrin hava kalitesini artırmak için iyi imar planları yapılması gerekiyor. Vadilerde nefes alan yerler oluşturup buralarda yapılaşma yapmamamız gerekiyor. Trafik düzenlemelerinin bir an önce yapılması gerekiyor. Taşıtlarımız hava kirliliği konusunda büyük sıkıntılar oluşturuyor. Yeşil alanların şehir içinde yok denecek kadar az olması hava kalitesini olumsuz yönde etkileyen faktörler arasında. Kontrolsüz şehirleşme bu konu üzerinde etken olan maddelerden biri.  

Yeşil alan olması gereken her yere yapılmaması gereken ne kadar olumsuz işler  varsa onu yapmışız.  İnsanların deniz kenarına inip hava alması gereken yerler de otoparktan, araç yoğunluğundan, gürültüsüne kadar her şey var. İnsanların deniz ile olan bağlantılarını transit yollar ile kestik.

Türkiye, 106 ülkeyi kapsayan 2020 Dünya Hava Kirliliği Raporu'nda üç sıra gerileyerek 46'ncı sırada yer aldı. Rapora göre Türkiye'de hava kirliliğinin en yoğun olduğu kentler Çorum, Erzurum ve Düzce oldu. Ayrıca listede Trabzon da yer aldı.

Hava kirliliği dünya genelinde her yıl 600 bini çocuk yedi milyon erken ölümde rol oynuyor ve küresel ekonomiye 2,9 trilyon dolarlık yük getiriyor. Raporda dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlasının tehlikeli seviyede kirli hava soluduğu belirtiliyor.

Koronavirüs salgını sırasında sanayi ve ulaşım kaynaklı emisyonların azalması nedeniyle ölçüm yapılan ülkelerin yüzde 84'ünde ve kentlerin yüzde 65'inde hava kalitesinin 2019'a göre arttığı belirtiliyor.

Hava kirliliğinin sadece ölümlere ve kanser gibi hastalıklara neden olmuyor, aynı zamanda solunum sistemi enfeksiyonları üzerinde de etkili oluyor. Kirli hava solumak, korona virüsü de dahil olmak üzere solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıkların etkisinin artmasına neden olan çok önemli bir faktör. Hava kirliliği hem kronik hastalıklara neden oluyor hem de var olan kronik hastalıkları alevlendirerek virüsün daha ölümcül seyretmesine neden olabiliyor. Ayrıca, kirli hava solumak bireylerde solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozarak, virüsün vücuda alınmasını ve yerleşmesini de kolaylaştırıyor.  Hava kirliliğinin akciğer hastalıklarını tetiklediği, özellikle kronik bronşit hastalıklarda etkisi var. Bunun ileri aşaması KOAH. Hava kirliliğinin etkisi KOAH üzerinde kesinlikle gösterilmiş. Astımlı hastalarımızda ise tetikleyici oluyor ve atak geçiriyorlar.

Yeşil alanlar, ormanlar kirli havayı emer. Türkiye'de yeşil alanların azalması, hava akımını kesen gökdelenler, kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar kirlilik nedeni, bunların içinde diğerlerine oranla en temizi doğalgazdır.

2020 hava kirliliği verilerini açıklayan Çevre Mühendisleri Odası, pandemide pek çok ülkede hava kirliliği azalırken Türkiye'de ise kirliliğin yetersiz ölçümlere rağmen arttığına dikkat çekti.

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun 2020 yılı Kara Rapor’unda yer alan veriler Türkiye’deki hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) limit değerlerine indirilseydi, 2018’de 45 bin 398 kişinin ve 2019’da ise 31 bin 476 kişinin ölümü önlenebilirdi. 2020 yılı Mart-Aralık ayları arası kovid-19 kaynaklı vefat sayısı 20 bin 881’dir. DSÖ limitlerinden daha kirli havaya sahip olmamız nedeniyle vefat eden kişi sayısı, Kovid-19 salgını nedeniyle vefat eden kişi sayısından fazladır” dedi.

Kovid-19 pandemisinin solunum yolu hastalığı olan kimselerde daha fazla etkide bulunduğunun bilimsel raporlarla ispatlandı. Buradan hareketle hastalığın ağır atlatılması ve hatta ölüm oranlarında pandeminin dışında hava kalitesinin de çok önemli bir rol oynadığını ifade edebiliriz. Sadece bu veri bile hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki önemini vurgulamaktadır. Ancak, ülkemizin hava kirliliği problemi, hiçbir mecrada Kovid-19 salgını kadar önemsenmemektedir.

Kentlerdeki vatandaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkına dair sorumlulukları olan büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile valilikler kendi bölgelerinde eksik veya yetersiz olan ölçüm istasyonların tüm parametrelerde doğru veri üretecek hale getirilmeleri insan sağlığı ve ekosistem için önem arz etmektedir. Isınma amaçlı kömür yardımları yerine alternatif çözümler hayata geçirilmelidir. Hava kirliliğinin Türkiye’ye sağlık maliyeti yılda 53,6 milyar lira, bu rakam Türkiye'nin toplam sağlık harcamasının yüzde 27'sine denk geliyor.

2019 yılında kömürlü termik santrallerin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 5 bin erken ölüme meydana geldiği iddia ediliyor. Bu, günde ortalama 13 kişinin kömürün yarattığı kirlilik nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına geliyor.

Rakamlarla Kömürün Sağlık Etkisi şu şekilde; 4 bin 818 erken ölüm, 3 bin 70 erken doğum, 26 bin 500 çocukta bronşit vakası, 3 bin 230 yetişkinde yeni bronşit vakası, 5 bin 664 hastane başvurusu, 237 bin 37 astım ve bronşit semptomu gösterilen gün (astım hastası çocuklarda), 1 milyon 480 bin iş günü kaybı, 11 milyon 300 bin hasta geçirilen gün

OECD raporlarına göre Türkiye'de her yıl 28 ile 29 bin kişi hava kirliliğine bağlı nedenlerden dolayı ölüyor. Bu ölümler Trafik kazalarından daha fazla.

 

Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar