Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. SİYASET
Gelecek Nesillere Daha Yaşanabilir Bir Dünya!
SİYASET
05.06.2022 11:19:52
33
A
Gelecek Nesillere Daha Yaşanabilir Bir Dünya!
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası” nedeniyle mesaj yayımladı.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

Trabzon Milletvekili Muhammet Balta mesajında şu ifadelere yer verdi; Bundan tam 50 yıl önce 5-16 Haziran 1972 tarihinde İsveç'in Stockholm kentinde 133 ülkenin katılımı ile toplanan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran tarihi ‘Dünya Çevre Günü’ olarak belirlenmiştir. Çevre kirliliğine bağlı sorunların doğal dengeleri tehdit eder boyuta gelmesi neticesinde farkındalığın artırılması ihtiyacı bu kararın alınmasına yol açmıştır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü 2022 yılında sürdürülebilir, doğa ile uyumlu, daha temiz, daha yeşil yaşam vurgusuyla kutlanacaktır. Öte yandan, 2022/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile bu yıldan itibaren 5 Haziran tarihinin bulunduğu haftanın Türkiye Çevre Haftası olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

Çevrenin korunması ve toplumsal farkındalık yaratmak amacı ile yapılan çalışmaların ortak amacı gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Yarınımız olan çocuklarımızın daha sağlıklı bireyler olarak yetişmesi bugün bizim oluşturacağımız ortak bir çevre bilinci ile mümkündür. Unutulmamalıdır ki çevre evrenseldir ve sadece insanların değil bütün canlılarındır. Bu konuyla alakalı olarak “kirletmeden temiz tutmak” düsturu ile çalışmalarımızı yürütmekteyiz.

Dünya genelinde çevre, özellikle son yüzyılda yaşanan hızlı sanayileşme, plansız şehirleşme, teknolojik gelişmeler ve doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi gibi nedenlerle büyük zarar görmüştür. Buna bağlı olarak da küresel ısınma, kuraklık ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Küresel çapta yapılan yanlışlıklarla ortaya çıkan bu sorunlarla mücadelede için yine küresel çapta ciddi bir çalışma yapılması gerekmektedir.

Çevre sorunlarının büyük oranda çözümü sağlanmıştır

Geride kalan yarım asırda, insanlarda çevre bilincinin oluşturulabilmesi ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle ülkemizde ve dünyada kutlanan ‘Dünya Çevre Günü’, bütün insanlığın geleceğini yakından ilgilendiren çevre konusunda büyük önem taşımaktadır. Dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkesinin çevre politikalarının uygulama boyutunda ekonomik kaygılarla hareket edildiği üzülerek müşahede edilmektedir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı çevre ve sağlıklı toplum olmadıktan sonra ekonomik zenginliğin hiçbir anlamı ve önemi olmayacaktır.

Ülkemiz çevre konusunda büyük mesafe kat etmiştir ve etmektedir. Vahşi depolamanın esas olduğu, çöp dağlarının patladığı ve insanları cenazelerinin bile bulunamadığı günlerden bugünlere gelinmiştir. İstanbul’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde başlayan ve ülke genelinde yaygınlaşarak günümüze kadar devam eden çevreci yaklaşımla, çevre sorunlarının büyük oranda çözümü sağlanmıştır. Çöp dağlarının yerini yem yeşil millet bahçeleri almıştır. Eskiden çöpler katı atık depolama sahalarına, sular arıtılmadan doğaya bırakılırken, şimdigeri kazanım yaygınlaşmış, arıtma tesisleri çoğalmış,  hatta atıklardan enerji üretilmeye başlanmıştır.

Çevre konusunda etkin yasal ve idari çalışmalar yürüten ülkemiz, uluslararası anlaşmalar çerçevesindeki sorumluluklarının da bilinciyle, ekonomi, şehirleşme, enerji ve daha birçok alanda çevrenin korunmasını ön plana çıkaran politikalar uygulamaktadır. Aşırı tüketimin ve israfın önlenmesi, doğal kaynakların verimli kullanılması, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun minimize edilmesi, atığın oluşması durumunda kaynağında ayrılarak geri dönüşüme kazandırılması amaçlarıyla mevcut sistemi daha düzenli, sistemli ve uygulanabilir bir temele oturtmak amacıyla sıfır atık prensibiyle yola çıkılmıştır.“Sıfır Atık Uygulamasının” toplum tarafından benimsenmesiyle, çevre kirliliğinin yanında önemli bir ekonomik kazanç elde edilmesi de söz konusu olacaktır.

TBMM Çevre Komisyonu olarak geçtiğimiz yıllarda plastik atığın azaltılması için ücretli poşet uygulaması ile araç lastiği, akü, pil ve bataryalar, madeni yağ,  bitkisel yağ, ilaç, elektrikli ve elektronik eşya,  bilişim telekomünikasyon ekipmanları, beyaz eşya ile plastik, metal, kompozit, cam ve ahşap ambalajlardan geri kazanım katılım payı alınması uygulaması hayata geçirilmiştir. Ayrıca, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirleyeceği ambalajlar için depozito uygulaması zorunlu tutulacaktır.  

Komisyonumuzun görev yaptığı 27. Yasama Dönemi başından itibarenÇevre Kanununda kapsamlı revizyonlar yapılmıştır. Çevre etiket uygulaması, zorunlu depozito-iade uygulaması, bina ve yerleşim yerlerinde sıfır atık sistemlerinin yaygınlaşması, alışverişte taşıma amaçlı kullanılan plastik poşetlerin ücretlendirilmesi gibi hususların yasal alt yapısı bu dönemde oluşturulmuştur.

Komisyonumuzun katkılarıyla TBMM tarafından yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen uygulamalar sonucunda her yıl toplanan değerlendirilebilir atık sayesinde binlerce ağacın kesilmesi önlenmekte, enerji tasarrufu sağlanmakta, sera gazı salınımı azaltılmakta, su tasarrufu yapılmakta ve milli ekonomiye önemli katkı sağlanmaktadır.  Belediyelerde Sıfır Atık Sisteminin yaygınlaşması ile birlikte yaklaşık 50 milyon vatandaşımızın bu hizmetten faydalanmasının sağlanması hedeflenmektedir.

Sıfır atık projesinin uygulama ayağını oluşturacak ‘Türkiye Çevre Ajansı’ Kanunu Komisyonumuzun üstün gayreti ile yürürlüğe konulmuştur. Bu yasayla çevreyi kirletmeden atığı kaynağında ayrıştırarak ve kirlenmeden ekonomiye kazandırmaktır. 2023 yılında, toplanan atıkların işlenmesi, geri kazanılması sonucu, sanayimizde ve hizmet alanlarında gerçekleşecek yatırımlarla, 100.000 kişiye doğrudan istihdam ve yıllık 20 Milyar TL’lik ekonomik kazanç sağlanması hedeflenmektedir.

Çevre politikalarında atıksuların arıtılması ve arıtılmış suyun geri kullanımı büyük önem taşımaktadır. Ülkemizdeki atıksu arıtma tesis sayısında ve kapasitesinde önemli artış sağlanmıştır. Bu tesislerin büyük çoğunluğu ileri ve biyolojik arıtma yapmaktadır. Arıtılan suların tarımsal sulamada ve endüstride kullanımının yaygınlaştırılmasıyla su kaynaklarının tasarruflu kullanımına da önemli katkı sağlanacaktır. Son açıklanan verilere göre atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı %80’leri aşmış durumdadır.

Paris İklim Anlaşmasının Onaylanmasına İlişkin Kanun Teklifi Komisyonumuz tarafında oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu anlaşmanın uygulanması çevre konularında önemli etki ve sonuçlar doğuracaktır.

Komisyonumuzca kabul edilen Çevre Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi ile başta Marmara Denizi olmak üzere denizlerimizde ve kıyılarımızda müsilaj sorununun yaşanmaması ve kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede denizi kirleten deniz araçlarına, deniz kıyısı tesislerine ve denize atık boşaltan tesislere yeni yükümlülük ve yaptırımlar getirilmesi ve önlemler alınması öngörülmüştür.

Zorlu bir mücadele süreci sonrasında geride bıraktığımız koronavirüs salgını, başta temiz su ve sağlıklı gıda tedariki olmak üzere çevrenin ve doğal dengenin korunmasının önemini bir kez daha hatırlatmıştır. Bu süreçte ulusal çevre yönetimi, bu salgının önlenmesi noktasında önemli bir aktör durumuna gelmiştir. Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde;  atıkların bulaşıcı hastalık riski taşımaması açısından atık toplama hizmetleri, su kaynaklarının ve toprağın korunması ile su arıtma hizmetlerinin ne denli önemli olduğunu göstermiştir.

Çevrenin korunması ve toplumsal farkındalık yaratmak amacı ile yapılan çalışmaların ortak gayesi gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Yaşadığımız çevre geçmişten bize kalan bir miras değil, gelecek nesillere bırakacağımız bir emanettir. Yarınımız olan çocuklarımızın daha sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve yaşaması bugün bizim oluşturacağımız ortak bir çevre bilinci ile mümkündür. Bu anlamda gereken her türlü hassasiyetin gösterilmesi milli bir sorumluluk ve yükümlülüktür.

Bu duygu ve düşüncelerle, bütün vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Gününü ve Türkiye Çevre Haftasını kutluyor, sağlıklı yarınlar, doğal dengenin korunduğu temiz bir çevre diliyorum.

Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar