Alkışlıyoruz
Trabzonspor Kulübünden istifa eden edene.. Gerekçe de şu : İbrahim Hacıosmanoğlu Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerinde Yıldırım Demiröreni destekledi..
Elhak, böyle söylendiğinde ne kadar da doğru gözüküyor. Öyle ya, sen, göreve geldiğinden beri kupanın asıl sahibinin yamacından ayrılma, her gün Yıldırım Demirörene vur Allah vur, sonra da kalk seçimlerde onu destekle!.. Sen, sırf Demirörene oy verdi diye Sadri Şenere demediğini bırakma, sonra git seçilmesi için imza ver!.. Ve yine sen, Demirörenin şikeyi örtbas ettiğini haykır, sonra da milyonlarca Trabzonspor taraftarının gözünün içine bakarak gidip onun lehine imza ver!..
Ne diyor Yusuf Hayaloğlu, Nerden baksan tutarsızlık / Nerden baksan ahmakça.
*
Bu tenakuzun insanları rahatsız etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Etmeseydi şaşırırdık.. Gelin görün ki, yine de tüm bu istifalar akla başka soruları getirmiyor değil.
Mesela..
İnsanın, bu istifa eden arkadaşlara dönüp sorası geliyor: Arkadaşlar, kulübün borcu 500 milyon TL sınırına dayandı. Üstelik, bu sınıra dayanırken de elde edilmiş tek bir sportif başarı yok. Yıldız diye yutturulan isimleri neredeyse bedavaya vermeye razıyız ama kimse dönüp bakmıyor bile. Kelimenin tam anlamıyla iflas ettik. Tüm bunlar olurken ufak bir rahatsızlık hissetmediniz de, şimdi mi rahatsız oldunuz?
Trabzonsporun prestiji yerlerde. Çok değil, iki sene öncesine kadar bu ülkenin en çok sempati duyulan takımı iken, şu anda neredeyse tüm takım taraftarlarının nefret ettiği bir kulüp haline geldik. Kısacası, maddi olanının yanında manevi olarak da iflasımızı verdik, çok şükür. Bu da mı sizi hiç rahatsız etmedi?
Dışarıya karşı Hak hukuk adalet diye bağırırken, içeride 1632 kişi usulsüz olarak kulübe üye yapıldı. Üstelik bununla da kalınmayarak bu üyelerin kayıt tarihleriyle de oynanıp olası bir kongrede oy kullanabilecek şekle getirildiği söyleniyor. Divan Kurulunun bu kayıtlara onay vermediğini ancak buna rağmen gerçeğe aykırı tutanak tanzim edilerek sanki onay vermiş gibi gösterildiğini ise artık hepimiz biliyoruz (bilmeyen varsa şimdiki Divan Kurulu Başkanı sayın Ali Sürmene sorsunlar, o anlatır). Bütün bu olanlar da bu istifacı arkadaşlara vız geldi tırıs mı gitti?
Mali kongrede açıkça Ahlaksızlık yapıldı. Delegenin üçte ikisinin oyunu alan değil, açık ara kaybeden divan heyeti kazanmış ilan edildi. Kazanan divan da görevini layıkıyla (!) yerine getirip, yönetimi rahatsız edecek hiçbir önergeyi (hukuku açıkça çiğneyerek) gündeme dahi aldırmadı. Bu ahlaksızlıklar da mı sizde en ufak bir rahatsızlığa sebep olmadı?
Delegenin beşte birinden çok daha fazlasının kongre için imza toplaması, ancak tüzük hiçe sayılarak bu imzaların dikkate bile alınmaması da sizin için zaten gündem dışıydı değil mi?
Son seçimli genel kurulun mahkemelik olması, mahkemenin açılan davayı yerinde görüp yönetim kurulunun görev süresinin çoktan dolduğunu karar altına alması ve bu yerel mahkeme kararının Yargıtayca onanması da sizin için bir anlam ifade etmedi. Etmedi ki, buna karşılık, ülkede UYAP olmayan üç-beş adliyeden biri olan Şarköyden başvuru yapılarak karar düzeltme talep edilmesi ve bunun neticesinde koltukta biraz daha fazla oturabilmeyi kazanç sayan zihniyetle kol kola olmaktan hiç utanmadınız..
1461in küme düşmesi; yapılan transferlerde sadece şikeye adı karışmış Metin Korkmazın menajerliğinin kabul edilmesi; devralınan takımla oluşturulan takım arasındaki kalite farkı; söylediği her şeyin muhatapları tarafından yalanlandığı bir Başkan profili; yöneticilere hiçbir şey sorulmadan, kulübün, önce Başkan Asgari Ücretli CEO, sonra da Başkan Sportif Direktör tarafından yönetilmesi; Tolunay Kafkas Mustafa Reşit Akçay Hami Mandıralı Vahid Halilhodziç Ersun Yanal beşlisine reva görülen muamele ve bu muamelelerin sonucunda ödenmek zorunda kalınan milyonlarca dolarlık tazminatlar; bir kulüp başkanının tarihte ilk defa olarak bir siyasi partinin mitinglerine katılması, o da yetmedi otobüslerin üzerine çıkarak arz-ı endam etmesi; bir ay içinde geleceğine söz verilen kupanın bırakın gelmesini, Aziz Yıldırım ve arkadaşları için belli ki sonu beraatla bitecek dava sürecinin yeniden başlaması; kendi arkadaşlarınız için başkanın Sokaktan topladığım adamlar ifadesini kullanması vs. vs. vs.
Tüm bunlar sizi hiç rahatsız etmedi, bütün bu yaşananlar sizin için en ufak bir anlam ifade etmedi, etrafınızda gelişen bu olaylar hiç umurunuzda bile olmadı ama Demirörene oy verilmesinden çok rahatsız oldunuz öyle mi?
Bu dik duruşunuz için söylenecek tek bir şey var :
Alkışlıyoruz.. Milletçe alkışlıyoruz..