Çaresiz Annenin Feryadı Çocuğumu BONZAİ Batağından Kurtarın! feryadını duyacak kim var?.
Vakfıkebir İlçesine bağlı Büyükliman Mahallesinde ikamet
eden ve geçtiğimiz Ramazan Ayından beri büyük acılar çektiğini, üzüntüden
yemek bile yiyemediğini gözyaşlarına boğularak anlatan Meryem Gel, Devletten
ve yetkililerden yardım istiyorum. Çocuğumun emin ellerde olmasını istiyorum.
Okumasını istiyorum. Okulundaki devamsızlığı çok fazla. Bir gün gidiyor, iki
gün gitmiyor. Eğer okuldan atılırsa sokağa terk edilecek ve sokakta ölecek. Onu
uyuşturucu bataklığından kurtarabilmem için bana lütfen yardımcı olun diye
feryat etti.
OĞLUMU KAYBETMEK
ÜZEREYİM
Geçtiğimiz
Ramazan Ayında komşudan eve geldiğinde kızının uyarısı üzerine 16 yaşındaki
Beşikdüzü Endüstri Meslek Lisesi 3. sınıf öğrencisi A. G. nin odasına
girdiğinde büyük bir yıkımla karşılaştığını ifade eden 40 yaşındaki iki kız ve
iki erkek çocuk annesi Meryem Gel, Oğlumu kayıp etmek üzereyim, yetkililer ve
kamuoyu lütfen bana yardımcı olsunlar diye gözyaşı döktü. Meryem Gel olayı
şöyle anlattı: Ramazan ayı idi. Komşudaydım ve eve geldiğimde kızım heyecanla
kardeşinin odasından garip sesler geldiğini söyledi. Telaşla odaya girdiğimde çocuğumun
yatağın üzerinde ölü gibi yattığını gördüm. Kızıma hemen112yi aramasını
söyledim. Ancak ambulans gelmedi. 112yi tekrar aradı, çok acil olup olmadığını
sordular. Bunun üzerine kızım, acil olmazsa aramayacağını söyleyince ambulans
geldi. Çocuğum komaya girmişti ve üstü başı da ıslaktı. Hemen Vakfıkebir Devlet
Hastanesi Acil Servisine götürdük. Doktor bir bakınca ne kullandığını sordu.
Ben de bilmediğimi ifade ettim. Doktor ise çocuğumun Bonzai kullandığını
söyledi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Eğitim ve Araştırma
Hastanesini arayarak bizi oraya sevk etti. Fakültede yaklaşık 5 gün yattıktan
sonra eve geldik.
HER TÜRLÜ
MÜCADELEYİ GÖZE ALDIM
Çocuğunu çok sevdiğini ve onu
kaybetmemek uğruna her türlü mücadeleyi ve güçlükleri göze alan Meryem Gel. Belki
psikolojik destek alırsa bu uyuşturucu bataklığından kurtulur düşüncesiyle
kendisini Psikiyatri doktoruna götürdüm. Ancak daha sonra gitmek istemedi.
Okuduğu okulun rehber öğretmeni Ankaraya götürmemi ve oradan randevu aldığını
söyledi. Rehber öğretmenin yönlendirmesiyle Ankaraya götürdüm ve yapılan
tahlilde Bonzai kullandığı tespit edildi ve kandaki zehir miktarı çok yüksek
çıktı. Ama doktor çocuğu konuşturamadı. Çaresiz geri döndük. Aradan 15 gün
geçtikten sonra Samsuna götürdüm. Samsundaki tahlillerde her nedense zehir
çıkmadı. Bir ara polis tarafından yakalanıp karakola götürüldü. Polise gidip
onlardan yardım istedim. Ancak yapacakları bir şey olmadığını söylediler. Bunun
üzerine Cumhuriyet Savcısına gidip durumu anlattım. Sayın Savcı da tedavi
olabilmesi için önce çocuğun tedaviyi kabul etmesi lazım geldiğini ifade etti;
ancak yönlendirme konusunda yardımcı oldu şeklinde konuştu.
VİCDANINIZ NASIL EL
VERİYOR?
Çocuğum bu uyuşturucuyu nereden temin ettiğini asla söylemiyor. Ancak bu
uyuşturucuyu temin etmek için birlikte olduğu arkadaşlarıyla bir şeyler
çalıyorlar; yani hırsızlık yapıyorlar. Kendisine her gün cep harçlığını
veriyorum. Üstelik sigara içmeye de başladı. Sigara parasını da veriyorum ve
zehiri bırakmasını istiyorum. Bir türlü konuşmuyor. Zehiri kimden aldıklarını
söylemiyor. Buradan zehir tacirlerine ve Bonzai torbacılarına da sesleniyorum:
Sizin evlatlarınız aynı duruma düşse ne yaparsınız? Bunca minik yavruyu
zehirleyip ölüme terk etmeye vicdanınız nasıl elveriyor? dedi. Meryem Gel,
açıklamalarının ardından gözyaşlarına boğularak, Devletten ve yetkililerden
yardım istiyorum. Çocuğumun emin ellerde olmasını istiyorum. Okumasını
istiyorum. Okulundaki devamsızlığı çok fazla. Bir gün gidiyor, iki gün
gitmiyor. Eğer okuldan atılırsa sokağa terk edilecek ve sokakta ölecek. Onu
uyuşturucu bataklığından kurtarabilmem için bana lütfen yardımcı olun diye
feryat etti.
Vakfıkebir İlçesine bağlı Büyükliman Mahallesinde ikamet
eden ve geçtiğimiz Ramazan Ayından beri büyük acılar çektiğini, üzüntüden
yemek bile yiyemediğini gözyaşlarına boğularak anlatan Meryem Gel, Devletten
ve yetkililerden yardım istiyorum. Çocuğumun emin ellerde olmasını istiyorum.
Okumasını istiyorum. Okulundaki devamsızlığı çok fazla. Bir gün gidiyor, iki
gün gitmiyor. Eğer okuldan atılırsa sokağa terk edilecek ve sokakta ölecek. Onu
uyuşturucu bataklığından kurtarabilmem için bana lütfen yardımcı olun diye
feryat etti.
OĞLUMU KAYBETMEK
ÜZEREYİM
Geçtiğimiz
Ramazan Ayında komşudan eve geldiğinde kızının uyarısı üzerine 16 yaşındaki
Beşikdüzü Endüstri Meslek Lisesi 3. sınıf öğrencisi A. G. nin odasına
girdiğinde büyük bir yıkımla karşılaştığını ifade eden 40 yaşındaki iki kız ve
iki erkek çocuk annesi Meryem Gel, Oğlumu kayıp etmek üzereyim, yetkililer ve
kamuoyu lütfen bana yardımcı olsunlar diye gözyaşı döktü. Meryem Gel olayı
şöyle anlattı: Ramazan ayı idi. Komşudaydım ve eve geldiğimde kızım heyecanla
kardeşinin odasından garip sesler geldiğini söyledi. Telaşla odaya girdiğimde çocuğumun
yatağın üzerinde ölü gibi yattığını gördüm. Kızıma hemen112yi aramasını
söyledim. Ancak ambulans gelmedi. 112yi tekrar aradı, çok acil olup olmadığını
sordular. Bunun üzerine kızım, acil olmazsa aramayacağını söyleyince ambulans
geldi. Çocuğum komaya girmişti ve üstü başı da ıslaktı. Hemen Vakfıkebir Devlet
Hastanesi Acil Servisine götürdük. Doktor bir bakınca ne kullandığını sordu.
Ben de bilmediğimi ifade ettim. Doktor ise çocuğumun Bonzai kullandığını
söyledi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Eğitim ve Araştırma
Hastanesini arayarak bizi oraya sevk etti. Fakültede yaklaşık 5 gün yattıktan
sonra eve geldik.
HER TÜRLÜ
MÜCADELEYİ GÖZE ALDIM
Çocuğunu çok sevdiğini ve onu
kaybetmemek uğruna her türlü mücadeleyi ve güçlükleri göze alan Meryem Gel. Belki
psikolojik destek alırsa bu uyuşturucu bataklığından kurtulur düşüncesiyle
kendisini Psikiyatri doktoruna götürdüm. Ancak daha sonra gitmek istemedi.
Okuduğu okulun rehber öğretmeni Ankaraya götürmemi ve oradan randevu aldığını
söyledi. Rehber öğretmenin yönlendirmesiyle Ankaraya götürdüm ve yapılan
tahlilde Bonzai kullandığı tespit edildi ve kandaki zehir miktarı çok yüksek
çıktı. Ama doktor çocuğu konuşturamadı. Çaresiz geri döndük. Aradan 15 gün
geçtikten sonra Samsuna götürdüm. Samsundaki tahlillerde her nedense zehir
çıkmadı. Bir ara polis tarafından yakalanıp karakola götürüldü. Polise gidip
onlardan yardım istedim. Ancak yapacakları bir şey olmadığını söylediler. Bunun
üzerine Cumhuriyet Savcısına gidip durumu anlattım. Sayın Savcı da tedavi
olabilmesi için önce çocuğun tedaviyi kabul etmesi lazım geldiğini ifade etti;
ancak yönlendirme konusunda yardımcı oldu şeklinde konuştu.
VİCDANINIZ NASIL EL
VERİYOR?
Çocuğum bu uyuşturucuyu nereden temin ettiğini asla söylemiyor. Ancak bu
uyuşturucuyu temin etmek için birlikte olduğu arkadaşlarıyla bir şeyler
çalıyorlar; yani hırsızlık yapıyorlar. Kendisine her gün cep harçlığını
veriyorum. Üstelik sigara içmeye de başladı. Sigara parasını da veriyorum ve
zehiri bırakmasını istiyorum. Bir türlü konuşmuyor. Zehiri kimden aldıklarını
söylemiyor. Buradan zehir tacirlerine ve Bonzai torbacılarına da sesleniyorum:
Sizin evlatlarınız aynı duruma düşse ne yaparsınız? Bunca minik yavruyu
zehirleyip ölüme terk etmeye vicdanınız nasıl elveriyor? dedi. Meryem Gel,
açıklamalarının ardından gözyaşlarına boğularak, Devletten ve yetkililerden
yardım istiyorum. Çocuğumun emin ellerde olmasını istiyorum. Okumasını
istiyorum. Okulundaki devamsızlığı çok fazla. Bir gün gidiyor, iki gün
gitmiyor. Eğer okuldan atılırsa sokağa terk edilecek ve sokakta ölecek. Onu
uyuşturucu bataklığından kurtarabilmem için bana lütfen yardımcı olun diye
feryat etti.