Özellikle 7 Haziran seçimleri öncesinde ve 7
Hazirandan 1 Kasım arasında çok önemli şeylerin Türkiyede görüldüğünün altını
çizen Vekil Balta; . Esasında bu dönemi daha önceki dönemlerde de yaşamıştık.
Ama genç kardeşlerimizin, özellikle Türkiyenin istikrara kavuştuğu bir dönem
içersinde, 7 Hazirandan sonra şunları tartışmıştık. Koalisyon kurulacak mı,
kiminle kurulması lazım? Bu konularda sabahlara kadar toplantılar yaptık ama
destek alamadık. Allaha şükürler olsun, süreç tamamlandı, yeniden 1 Kasım
seçimlerinin galibi olduk. Ülkemize yeniden
istikrar geldi. Bizlere bu güzellikleri yaşatan, ülkemize her alanda
reformlarıyla birlikte ülkemize, milletimize ve dünya Müslümanlarına bu
güzellikleri yaşatan ve bizlerin de burada bulunmamızı, böyle büyük bir ailenin
ferdi olmamızı sağlayan kurucu Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğana teşekkür
etmek istiyorum. 14 Ağustos 2001 tarihinde tohumlar atıldı, o tohumlar toprak
üzerine çıktı, fidan oldu. Şu anda milyonlarca kız kardeşim, milyonlarca ağabeyim
var, milyonlarca genç kardeşim var. Allaha şükürler olsun, çok büyük bir
ailemiz var.
BİZİ ANKARAYA GÜÇLÜ GÖNDERİN
DEMİŞTİK.
Seçimler
öncesi Bizi Ankaraya güçlü gönderin Bize güçlü destek verin ki; verdiğimiz vaatleri
rahatlıkla gerçekleştirelim isteklerine karşın milletimiz bizleri güçlü bir
şekilde hem de altı milletvekilinin beşini kazanarak bizleri onure ettiklerinin
belirten Vekil Balta; Allaha şükür. 1
Kasım seçimlerinde de özellikle Vakfıkebirimizde de doğup büyüdüğüm bu şehirde
de milletimiz istikrar dedi, bize çok büyük destek verdi. Huzurlarınızda
Vakfıkebirimizin çok değerli ilçe başkanına, kadın kolları başkanına, gençlik
kolları başkanına, yöneticilerimize, belediye başkanımıza, belediye
personelimize, mahallelerimizin en uç köşesinde AK Partiye gönül vermiş ve bu
davaya hizmet etmek için gece gündüz demeden çalışan değerli teşkilat
mensuplarımıza, değerli vatandaşlarımıza, hemşehrilerimize çok teşekkür
ediyorum. Bana oy veren/vermeyen kardeşlerime de teşekkür etmek istiyorum. 1
Kasım seçimleri öncesinde Trabzonda şunu söylemiştik Bizi Ankaraya güçlü
gönderin Bize güçlü destek verin ki; verdiğimiz vaatleri rahatlıkla gerçekleştirelim.
Güçlü bir şekilde Ankaraya gönderdi
bizi değerli hemşehrilerimiz kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Altı
Milletvekilinin beşini alarak Ankaraya gittik. Trabzondan milletvekilimiz Sayın
Süleyman Soylu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı oldu, bunun yanı sıra Sayın
Talat Albayrak Enerji Bakanı oldu, Sayın Yalçın Akdağ Başbakan Yardımcısı oldu,
Sayın Aykut Çağatay Kılıç da Gençlik ve Spor Bakanı oldu. Bu Trabzon kökenli
bakanlarımızın atanmasına onay veren hem Sayın Başbakanımıza, hem de
Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda çok teşekkür etmek istiyorum. Aslında Türkiye
Cumhuriyetinin bütün bakanları bizim. Ama Trabzonda her zaman bir bakan beklenir.
Allaha şükür bir bakanımız var dedi.
2 KASIM SABAHI GÜNEŞ YENİDEN DOĞDU
Türkiyede
2 Kasım sabahı Türkiyede güneş gerçekten yeniden doğduğunu ifade eden
Milletvekili Muhammet Balta; Herkes
rahat, huzurlu, gençler huzurlu, iş adamları huzurlu, genciyle, yaşlısıyla
bütün 78 milyon insan huzurlu oldu. Esasında, AK Partiye oy vermeyen seçmen de
huzurlu oldu. Bu çok önemli hemen hükümet kuruldu ve hükümet kurulduktan sonra
görev dağılımı yapıldı, bir eylem planı hazırlandı. Millet AK Partiye inandı.
Çünkü her verdiği sözü yerine getirdi. Her Bakanlar Kurulu toplantısının
sonunda özellikle alt yapısı olan vaatlerimizin müjdeleriyle karşılaşıyoruz.
Gençlerimiz ve çiftçilerimiz düşünüldü. Uzun vadeli büyük projelerimizin de alt
yapısı hazırlanıyor. 64. Hükümet döneminde bütün bunlar yapılırken bir yandan
da özellikle Suriye ve Irakta, etrafımızda gelişen olayları hep beraber
görüyoruz. Enerji kaynaklarını nasıl sömürürüz diye düşünen küresel güçlerin artçı
zihniyetini de görüyoruz. Hepsi oradan nasıl yararlanırız diye düşünüyor,
planlarını bir bir devreye sokuyorlar. Amerika, bir taraftan AB ülkeleri, bir
taraftan Rusya, bir taraftan İran, bir taraftan Irak merkezi yönetiminin farklı
düşünceleri, bir taraftan İsrail. Burada özellikle insanları öldürerek, onların
kanlarını vampir gibi emerek yer altı zenginliklerini nasıl paylaşırız diye
bütün düşüncelerini ortaya koyuyorlar ve emellerine ulaşmaya çalışıyorlar.
İHANET ŞEBEKESİYLE UĞRAŞIYORUZ
Biz
hem içimizde PKK denilen terör örgütü illetiyle uğraşıyoruz, hem de DAEŞle
uğraşıyoruz. Bunun yanında özellikle ülkemizde devletin ana yapısına girmeye
uğraşan ihanet şebekesiyle uğraşıyoruz. AK Parti Hükümeti tüm bunlarla bir
bütün halinde uğraşıyor. Ama muhalefet partilerine baktığımız zaman hem meclis
çalışmalarında bir milletvekili kardeşiniz olarak hayal kırıklığına uğradık,
diğer taraftan ana muhalefet partisinin milletvekillerinin açıklamaları,
uluslar arası alanda Türkiyeyi suçlu göstermeleri milletimiz tarafından da bu
ülkeye bir ihanet olarak görülüyor ve ben bu ihaneti kınıyorum. CHP İstanbul
Milletvekili Eren Erdem kalkıyor özellikle ülkemizin birliğini, beraberliğini
muhafaza etmek için Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sınırımızı ihlal eden ve 5
dakika içinde 10 kez ikaz edilmesine rağmen Rusyaya ait savaş uçağını
düşürmesinden sonra açıklamalar yapıyor, Türkiyeyi suçlu gösteriyor. Sarin
gazının Türkiyede üretildiğini ve DAEŞe verildiğini söylüyor. TC. Devletinde ve TBMM çatısı altında yemin
eden bir milletvekilinin televizyonlarda bunu açıklaması bir ihanet değil de nedir?
Muhalefet partisi genel başkanı ise Eren Erdemin ne yaptığını bilen bir
kardeşleri olduğunu ifade ediyor. Özellikle bir TC vatandaşı olarak ben de
şaşırdım, kınıyorum. Ayrıca CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen burada bir
mitingde Sala okunarak kendisinin sabote edildiğini söylemişti, şimdi de
Türkiyenin uçağı düşürmekle hata yaptığını söylüyor.
CHP- HDP ORTAK HAREKET EDİYOR
CHPyi
topa tutan vekil Balta; CHP meclis çalışmalarında HDP ile ortak hareket
ediyor. TSK, özellikle emniyet teşkilatımızın hem içerde, hem dışarıda,
özellikle içerde PKK ile etkin mücadelesinde milletvekilleri kalkıyor, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin, emniyet teşkilatımızın cansiperane mücadelesini
eleştiriyorlar. Biz bunlara şaşırmıyoruz. Ama diğer taraftan da MHPnin çok
değerli milletvekilleri de mecliste maalesef sessiz kalıyorlar. Ancak ne olursa
olsun şundan hiç şüpheniz olmasın. Milletin güçlü desteğini alan tek başına bir
AK Parti Hükümeti var. Ne yaptığını bilen Bakanlar Kurulu var. Ne yaptığını
bilen bir Başbakan var. Ne yaptığını bilen Allaha şükürler olsun bir
Cumhurbaşkanımız var dedi.
EZİLMİŞLERİN TEK SAHİBİ TÜRKİYEDİR
Diğer
taraftan içerde bu terör örgütleri ile uğraşırken, paralel yapıyla mücadele
ederken, PKK ile mücadele ederken, DAEŞle mücadele ederken, diğer yandan da
özellikle Bayırbucaktaki Türkmen kardeşlerimizin, Irak içersindeki Türkmen
kardeşlerimizin ve tüm oradaki ezilmişlerin tek sahibi Türkiyedir. Hem
hayırseverler olarak, hem de devlet olarak onların yanında olduğumuzu
gösteriyoruz. Hem milletimize verdiğimiz taahhütlerimizi yerine getireceğiz,
hem de bundan sonra özellikle bu bölgede Türkiyenin etkin ve güçlü olması için
mücadelemiz devam edecektir. Birileri, bizim ne işimiz var Suriyede, bizim ne
işimiz var Irakda diyor? Binlerce kilometre uzaktan gelen insanlara hiç laf
yok. Ama 120 kilometrelik bir sınır hattında
Türkiyenin elbette ki burada yaşayan bütün insanları koruyacaktır. Acı çeken,
sıkıntı çeken, açlık içersinde olan, sıkıştığı zaman Türkiyeye giren,
Türkiyeye sığınan; Türkiye de onları misafir eden bir ülke. Elbette ki bizim
orada işimiz var.
MİLLİ SAVUNMAMIZ DA MİLLİ OLDU
AK
Parti iktidarları dönemi içersinde çok güzel şeyler yaşadıklarını belirten
Balta; Özellikle ekonomide güçlü olması,
yolların yapılması, hastanelerin yapılması, okulların yapılması yetmez. Savaşta
ve barışta, özellikle barışın olabilmesi için milli savunmamızın da milli
olması lazım. Önce biz, insansız hava aracının silahsızını yaptık. Şimdi
Trabzonlu hemşehrimizin soyadını taşıyan Albayrak insansız hava aracının da iki
gün önce silahlısı yapıldı. 5 kilometre yüksekten 8 kilometre uzaktaki hedefi
tam isabetle vurabiliyor. Amerika, Çin, İran ve İsrailden sonra Türkiye ilk
defa insansız hava aracını yaptı ve füzesini de ASELSAN üretti. Tamamı bizim
mühendislerimiz tarafından yapıldı. Allaha şükrediyoruz. Kendi
mühendislerimiz, kendi bilim adamlarımız, kendi evlatlarımız ülkemizin
savunmasında; ülkemizin daha güçlü olması için milli silahlarımızı yapıyor.
Ekonomik yönden bütün dünyadaki krizlere rağmen Türkiye sapa sağlam ayaklarının
üzerinde duruyor. Ekonomisi güçlü, iş adamları güçlü, sanayicisi güçlü, ileriye
daha güvenle bakıyor ve kendimizi daha güçlü hissediyoruz.
İNSANLARIMIZ KONFORA ALIŞTI
6100
kilometrelik yol yaptık; yetmez. Bunu 35 bin kilometreye çıkaracağız. Ayrıca
insanlarımızı fiziki anlamda da bir birlerine yakınlaştırmak için mücadelemiz
devam ediyor. Yeni tüneller, yeni havaalanları inşaatları devam ediyor.
İnsanlarımız konfora alıştı. Onun için daha iyi şeylerin insanlarımızın
hizmetine sunulması lazım. Daha güçlü olmamız lazım. Ekonomimiz zenginleştikçe
yapılan hizmetle birlikte bu insanlar mutlu olunca aynı zamanda asayiş olayları
azalır, insanlar daha huzurlu olur, bu memlekette birlik ve beraberlik,
kardeşlik olur. Biz bunun mücadelesi peşindeyiz. Bu ülkenin kaynakları değil 78
milyona, 178 milyona da yeter. Ama birliğe, beraberliğe, kardeşliğe
ihtiyacımız var. PKK terör örgütünün, HDPnin gözünde özellikle Kürt
kardeşlerimizin bir kalaşnikof mermisi kadar değeri yok. Oradaki insanlara
üzülüyoruz. Binlerce kilometre uzaktan gelen insanların bu ülkenin insanlarını
kandırıp, burada devletine karşı isyan ettirmelerine üzülüyoruz. Ancak herkesin
aklını başına toplaması lazım. Devletle şaka olmaz. Devlet elbette ki
insanlarının geleceği ile alakalı projeler yapar, onların mutlu olması için
mücadele eder, bazen şefkatini gösterir, ama bazen tokatı vurduğu zaman da çok
ağır olur. Allahın izniyle bunların hepsi bitecek. Hem genelde, hem yerelde
verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz. 2016 bütçesi mecliste onaylandıktan
sonra hızlı bir şekilde bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. Hem
Trabzonumuzda, hem Trabzonun bütün ilçelerinde, hem ilçemizde, doğup
büyüdüğümüz tarihi şehri layık olduğu yere taşıyacağız. İnşallah bizden sonra
gelecek nesillere daha iyi yaşanabilir bir şehir veya şehirler bırakmak
istiyoruz. Gece- gündüz demeden çalışıyoruz; çünkü bu millet biz sorumluluk
verdi. Bizler de milletin bize devrettiği yetkiyi en iyi şekilde kullanıyoruz.
Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Özellikle devlet personeli, bürokraside çalışan
arkadaşlarımız da bu sorumluluğun bilincinde olmalı.
BULUNDUKLARI MAKAMLARI BEĞENMEYENLER
BIRAKABİLİRLER
Şunu
açıkça ifade ediyorum ki; siyasi yaşamımda bulunduğum yerlerde hiçbir zaman
siyasi otoritenin gücünü baskı aracı olarak kullanmadım. Şu anda milletin bir
vekili olarak, bu milletin emanetini taşıyan insanlar olarak, bundan sonra
özellikle bürokraside, çalışan insanlar başımızın üzerindedir. Ama bu millete
farklı şekilde davranan, bu millet gittiği zaman karşısında muhatap bulamadığı
kişileri de elbet de kontrol edeceğiz. Eğer yapamayan insanlar varsa da
yapanları görevlendireceğiz. Bulundukları makamları beğenmeyen insanlar
bırakabilirler, çünkü bırakanların koltuklarına oturacak binlerce insan var.
Eğer bize gece 02.00da insanlar bize ulaşabiliyorsa, bütün görev yapan
insanlara ulaşabilmesi lazım. Belediyelerimizde olsun her alanda olsun. Bu
insanlar bundan dolayı bize destek veriyor. Rahatlıkla ulaşılabilirliği her
alanda devam ettirmeliyiz. Bu mücadeleyi bundan sonra da devam ettireceğiz.
Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu konuda 2023 hedeflerine bizimle
beraber, hep birlikte gitmek isteyen, millete hizmet mücadelesinde bizimle
beraber koşmaya çalışan insanları elbet de koruyacağız. Geçmişte bizim
yaşadığımız sıkıntıları bu milletin yaşamaması için mücadele etmemiz lazım.
Biz, sizler için, milletimiz için elimizden geleni yapıyoruz. Aklımızın
kestiğince, gücümüzün yettiği nispette nerede neyin yapılması gerekiyorsa
koşuyoruz ifadelerine yer verdi.