Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin;;Hükümet, AKP'ye yönelik öfkenin isyana dönüşmesinden çekiniyor" dedi.
Trabzon- Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin yaptığı yazılı açıklamada; “Hükümet, AKP’ye yönelik öfkenin isyana dönüşmesinden çekiniyor” dedi.
İlçe Başkanı Keskin yazılı açıklamasında daha sonra şöyle devam etti;
“10 milletvekilimiz bir bildiri yayınlayarak halka “meşru direniş” çağrısı yaptılar.
Başbakan “siz bozguncu musunuz?” dedi.
Tarih boyunca, ne zaman ezilenler ezenlere karşı çıksa, haksızlıkların kaynağı olan iktidar, direnenleri bozgunculukla suçlamıştır.
Ama yine tarih nerede baskı varsa orada direniş ortaya çıkmıştır. Türkiye tarihi de böyle örneklerle doludur. Hızır Paşa’ya bayrak açan Pir Sultan Abdal, Bolu Beyi’ne boyun eğmeyen Köroğlu bu direnişin en güzel örnekleridir.
Dahası, sevmese de Erdoğan’ın başbakanı olduğu cumhuriyet de direniş sayesinde kuruldu. Vatanın işgaline isyan eden Atatürk ve on binlerce vatansever, direnişe katılmak üzere Anadolu’ya geçtiğinde, İstanbul’daki padişah da saraydan Anadolu’dakileri “eşkıyalıkla” suçlamıştı.
Tunus ve Mısır’da hükümetler AKP’den çok daha fazla, yüzde 80’lere varan oy desteğiyle seçilmişlerdi. Ancak seçim sistemi ve hükümetin baskıcı, faşizan uygulamaları karşısında isyan, direniş her zamanki gibi haklıydı. Tunus halkı ayağa kalkınca, baskının başındaki Bin Ali halkın büyük kesiminin oyunu aldığı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Erdoğan’ın milletvekillerimizin direniş çağrısına “eşkıyalık” diyerek bu kadar sert çıkmasının altında, aslında halkın isyanından korkusu yatıyor. Hükümet, AKP’ye yönelik öfkenin isyana dönüşmesinden çekiniyor. Zulmün olduğu yerde direniş olur. Baskılara karşı direnenler, her zaman haklıdır.”
Trabzon- Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin yaptığı yazılı açıklamada; “Hükümet, AKP’ye yönelik öfkenin isyana dönüşmesinden çekiniyor” dedi.
İlçe Başkanı Keskin yazılı açıklamasında daha sonra şöyle devam etti;
“10 milletvekilimiz bir bildiri yayınlayarak halka “meşru direniş” çağrısı yaptılar.
Başbakan “siz bozguncu musunuz?” dedi.
Tarih boyunca, ne zaman ezilenler ezenlere karşı çıksa, haksızlıkların kaynağı olan iktidar, direnenleri bozgunculukla suçlamıştır.
Ama yine tarih nerede baskı varsa orada direniş ortaya çıkmıştır. Türkiye tarihi de böyle örneklerle doludur. Hızır Paşa’ya bayrak açan Pir Sultan Abdal, Bolu Beyi’ne boyun eğmeyen Köroğlu bu direnişin en güzel örnekleridir.
Dahası, sevmese de Erdoğan’ın başbakanı olduğu cumhuriyet de direniş sayesinde kuruldu. Vatanın işgaline isyan eden Atatürk ve on binlerce vatansever, direnişe katılmak üzere Anadolu’ya geçtiğinde, İstanbul’daki padişah da saraydan Anadolu’dakileri “eşkıyalıkla” suçlamıştı.
Tunus ve Mısır’da hükümetler AKP’den çok daha fazla, yüzde 80’lere varan oy desteğiyle seçilmişlerdi. Ancak seçim sistemi ve hükümetin baskıcı, faşizan uygulamaları karşısında isyan, direniş her zamanki gibi haklıydı. Tunus halkı ayağa kalkınca, baskının başındaki Bin Ali halkın büyük kesiminin oyunu aldığı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Erdoğan’ın milletvekillerimizin direniş çağrısına “eşkıyalık” diyerek bu kadar sert çıkmasının altında, aslında halkın isyanından korkusu yatıyor. Hükümet, AKP’ye yönelik öfkenin isyana dönüşmesinden çekiniyor. Zulmün olduğu yerde direniş olur. Baskılara karşı direnenler, her zaman haklıdır.”