Herkesin okuması gereken bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazıyı Osman Diyadin Karadenidesonnokta gazetesindeki köşesinde yayımladı.
Herkesin okuması gereken bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazıyı Osman Diyadin Karadenidesonnokta gazetesindeki köşesinde yayımladı.
Önce sonda söyleyeceğimizi bu kez baştan yazalım;
Bu ülkenin Trabzon şehrine kocaman bir ÖZÜR borcu
vardır..
Bu ülkede:
Uzun yıllar takımlarına gönül veren Trabzonspor
taraftarlarını holigan gibi gören, gösteren; tv lerde, gazetelerde, köşe
başlarında Dikkat edin, Trabzona maça
gidilmez diye nutuklar atarak insanımızı aşağılayan birçok sözüm ona yorumcu
olmuştur...
Bu ülkede;
Şampiyonluklarının şike ile elinden çalındığı resmen
mahkeme kararları ile sabit olduğu belgelenmesine rağmen, anasının ak sütü gibi
helal olan şampiyonluğunun verilmediği gerçeğini yaşayan da bu şehir olmuştur.
Bu ülkede;
Vatanına, milletine, bayrağına sadakat gösteren en
önemli illerin başında gelmesine rağmen
nerede ise terörist yetiştiren
bir şehir gibi gösterilen, hakkında olmadık
yazılar, olmadık suçlamalar yapılan da bu şehir
olmuştur.
Bu ülkede;
Hakkı, hukuku her zaman gasp edilen hep bu şehir
olmuştur...
İtilmiştir, hor görülmüştür!
Hak etmediği muamele
ile hep karşılaşmıştır!..
Bir garip yolcuyum hayat yolunda şarkısını
söylemeye mahküm edilmiştir!
Ama hep de dimdik ayakta durmuştur!.
Bakın şu ülke futbolunun haline, o büyük denilen
kulüplerin rezilliklerine!.
Onların yaptığının 10da birini bu şehrin insanı, bu
şehrin takımı, bu şehrin taraftarı yapmış olsa, bu şehir linç edilirdi...
Bu şehirde tek bir taraftarın burnu kanamış mıdır!
Bu şehirde tek bir taraftar bıçaklanmış mıdır!
Bu şehirde tek bir taraftar öldürülmüş müdür!
Veya bu şehrin takımı başka bir şehirde maç yaparken
takımını deplasmanda destekleyen taraftarların orada rakip takımının taraftarı ile kanlı bıçaklı
olmuşluğu görülmüş müdür?
Uzun yıllar bu şehri, bu taraftarı hor gören,
aşağılayan, yazarlara çizerlere soruyorum!..
Şampiyonluğu şike ile elinden çalındığı resmen
mahkeme kararı ile belgelenmesine rağmen bu şehrin taraftarının, insanının bir gün dahi
medeni tepkisi dışında bir taşkınlık, bir çığırtkanlık yaptığı, olay
çıkardığı, sağı solu dağıtıp, kırıp döktüğü, devletin güvenlik görevlilerine
saldırıyı bırakın, saygısızlık dahi yaptığı
görülmüş müdür!..
Bu şehir, başka bir şehrin insanını hiç hakir görmüş
müdür?
Bu şehir, o şike olayı çıkmadan bir yıl önce Trabzonda oynanan F.Bahçe maçı
öncesi, Aziz Yıldırımı en iyi şekilde
misafir etmesini de bilmiştir. O Aziz Yıldırım, Trabzon caddelerinde gezerken
Ertuğrul Fırında peynirlisini de rahatça yemiştir!
Biri çıksın hayır desin..
Biz Trabzonuz!..
Bu şehrin insanı, bu şehrin taraftarı Kupayı
siyasetçiler vermiyor şeklindeki ciddi iddialara rağmen bir gün dahi işi siyasete
dökmüş müdür!
Bu şehrin insanının
hiçbir siyasi ayrım yapmadan, bir gün dahi devlet büyüklerine, güvenlik
güçlerine karşı saygısızlık boyutuna gelecek davranışlarda bulunduğu görülmüş müdür!
Asaletini, duruşunu hiç bozmuş mudur!
Zehir içmiştir ama susmuştur!..
Ama hep ezilmiştir!
Hak etmediği bir şekilde muamelelere maruz kalmıştır!
Bırakın geçmişi daha taze, birkaç yıl önce Beşiktaş
maçında taraftarlardan birinin tribünde öldürüldüğü; geçen yıl F.Bahçenin
şampiyonluğu G. Saraya kaptırdığı maçtan sonra, ortalığın savaş alanına
döndürüldüğü, polis araçlarının yakılıp yıkıldığı sahneler, kimlerin
eseri!..
Ve bu haftaki maçtan sonra bir taraftarın
bıçaklanarak öldürülmesi sözün bittiği yer değil mi?
İnsanın içi acıyor!..
O nedenle bu ülkede hep hor görülen, ezilmeye
çalışılan, hakkı gasp edilen, milyonların gözü önünde, mahkeme kararı ile şampiyonluğunun şike ile resen elinden
çalındığı belgelenmesine rağmen, asil
duruşundan asla ödün vermeden, hakkını hukukunu medeni bir şekilde arayan bu şehrin insanına, bu ülkenin, özür borcu
vardır!.
Hele hele İstanbulda yaşanan kanlı geceyi, o genç yüreğin katledilmesini
görünce; bu ülkede uzun yıllar hak
etmediği şekilde ağır hakaretler
yapılan, linç edilmeye çalışılan Trabzon insanına, Trabzonspor taraftarına, bu ülkenin özür
borcu misli misli vardır!
O nedenle Trabzonlu olmaktan gurur duyun beyler!
Bu bir mikro miliyetcilik değil, örnek olmanın
gururudur!
O nedenle Trabzon ve Trabzonspor camiası artık ne
kadar değerli olduğunu iyi bilerek, kendine yol haritası çizmelidir.
Hiç ama hiç unutmasınlar, gerçek şudur: 2010-2011
şampiyonu Trabzonspordur.
Allahın bildiğini, mahkemenin söylediğini kuldan
saklayanların gayretleri boşunadır.
Herkesin okuması gereken bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazıyı Osman Diyadin Karadenidesonnokta gazetesindeki köşesinde yayımladı.
Önce sonda söyleyeceğimizi bu kez baştan yazalım;
Bu ülkenin Trabzon şehrine kocaman bir ÖZÜR borcu
vardır..
Bu ülkede:
Uzun yıllar takımlarına gönül veren Trabzonspor
taraftarlarını holigan gibi gören, gösteren; tv lerde, gazetelerde, köşe
başlarında Dikkat edin, Trabzona maça
gidilmez diye nutuklar atarak insanımızı aşağılayan birçok sözüm ona yorumcu
olmuştur...
Bu ülkede;
Şampiyonluklarının şike ile elinden çalındığı resmen
mahkeme kararları ile sabit olduğu belgelenmesine rağmen, anasının ak sütü gibi
helal olan şampiyonluğunun verilmediği gerçeğini yaşayan da bu şehir olmuştur.
Bu ülkede;
Vatanına, milletine, bayrağına sadakat gösteren en
önemli illerin başında gelmesine rağmen
nerede ise terörist yetiştiren
bir şehir gibi gösterilen, hakkında olmadık
yazılar, olmadık suçlamalar yapılan da bu şehir
olmuştur.
Bu ülkede;
Hakkı, hukuku her zaman gasp edilen hep bu şehir
olmuştur...
İtilmiştir, hor görülmüştür!
Hak etmediği muamele
ile hep karşılaşmıştır!..
Bir garip yolcuyum hayat yolunda şarkısını
söylemeye mahküm edilmiştir!
Ama hep de dimdik ayakta durmuştur!.
Bakın şu ülke futbolunun haline, o büyük denilen
kulüplerin rezilliklerine!.
Onların yaptığının 10da birini bu şehrin insanı, bu
şehrin takımı, bu şehrin taraftarı yapmış olsa, bu şehir linç edilirdi...
Bu şehirde tek bir taraftarın burnu kanamış mıdır!
Bu şehirde tek bir taraftar bıçaklanmış mıdır!
Bu şehirde tek bir taraftar öldürülmüş müdür!
Veya bu şehrin takımı başka bir şehirde maç yaparken
takımını deplasmanda destekleyen taraftarların orada rakip takımının taraftarı ile kanlı bıçaklı
olmuşluğu görülmüş müdür?
Uzun yıllar bu şehri, bu taraftarı hor gören,
aşağılayan, yazarlara çizerlere soruyorum!..
Şampiyonluğu şike ile elinden çalındığı resmen
mahkeme kararı ile belgelenmesine rağmen bu şehrin taraftarının, insanının bir gün dahi
medeni tepkisi dışında bir taşkınlık, bir çığırtkanlık yaptığı, olay
çıkardığı, sağı solu dağıtıp, kırıp döktüğü, devletin güvenlik görevlilerine
saldırıyı bırakın, saygısızlık dahi yaptığı
görülmüş müdür!..
Bu şehir, başka bir şehrin insanını hiç hakir görmüş
müdür?
Bu şehir, o şike olayı çıkmadan bir yıl önce Trabzonda oynanan F.Bahçe maçı
öncesi, Aziz Yıldırımı en iyi şekilde
misafir etmesini de bilmiştir. O Aziz Yıldırım, Trabzon caddelerinde gezerken
Ertuğrul Fırında peynirlisini de rahatça yemiştir!
Biri çıksın hayır desin..
Biz Trabzonuz!..
Bu şehrin insanı, bu şehrin taraftarı Kupayı
siyasetçiler vermiyor şeklindeki ciddi iddialara rağmen bir gün dahi işi siyasete
dökmüş müdür!
Bu şehrin insanının
hiçbir siyasi ayrım yapmadan, bir gün dahi devlet büyüklerine, güvenlik
güçlerine karşı saygısızlık boyutuna gelecek davranışlarda bulunduğu görülmüş müdür!
Asaletini, duruşunu hiç bozmuş mudur!
Zehir içmiştir ama susmuştur!..
Ama hep ezilmiştir!
Hak etmediği bir şekilde muamelelere maruz kalmıştır!
Bırakın geçmişi daha taze, birkaç yıl önce Beşiktaş
maçında taraftarlardan birinin tribünde öldürüldüğü; geçen yıl F.Bahçenin
şampiyonluğu G. Saraya kaptırdığı maçtan sonra, ortalığın savaş alanına
döndürüldüğü, polis araçlarının yakılıp yıkıldığı sahneler, kimlerin
eseri!..
Ve bu haftaki maçtan sonra bir taraftarın
bıçaklanarak öldürülmesi sözün bittiği yer değil mi?
İnsanın içi acıyor!..
O nedenle bu ülkede hep hor görülen, ezilmeye
çalışılan, hakkı gasp edilen, milyonların gözü önünde, mahkeme kararı ile şampiyonluğunun şike ile resen elinden
çalındığı belgelenmesine rağmen, asil
duruşundan asla ödün vermeden, hakkını hukukunu medeni bir şekilde arayan bu şehrin insanına, bu ülkenin, özür borcu
vardır!.
Hele hele İstanbulda yaşanan kanlı geceyi, o genç yüreğin katledilmesini
görünce; bu ülkede uzun yıllar hak
etmediği şekilde ağır hakaretler
yapılan, linç edilmeye çalışılan Trabzon insanına, Trabzonspor taraftarına, bu ülkenin özür
borcu misli misli vardır!
O nedenle Trabzonlu olmaktan gurur duyun beyler!
Bu bir mikro miliyetcilik değil, örnek olmanın
gururudur!
O nedenle Trabzon ve Trabzonspor camiası artık ne
kadar değerli olduğunu iyi bilerek, kendine yol haritası çizmelidir.
Hiç ama hiç unutmasınlar, gerçek şudur: 2010-2011
şampiyonu Trabzonspordur.
Allahın bildiğini, mahkemenin söylediğini kuldan
saklayanların gayretleri boşunadır.