Çanakkale Zaferi'nin 101. Yılı nedeniyle 18 Mart Cuma günü Vakfıkebir İlçesi'nde, İlçe Müftülüğü, Belediye ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü işbirliğiyle Sabah namazından hemen sonra ve cuma namazından önce olmak üzere iki ayrı program düzenlendi.
Çanakkale Zaferi'nin 101. Yılı münasebetiyle Cuma günü sabah
namazında "Şühedanın İzinde Huzurda Niyazdayız" Çanakkale Şehitlerini
anma programı Merkez yeni Camiinde gerçekleştirildi.
18 Mart
Cuma günü sabah namazdaVakfıkebir İlçe Müftülüğü ve Belediye tarafından
ortaklaşa düzenlenen ilk program Merkez
Yeni Camii'nde sabah namazının cemaatle kılınmasıyla din görevlileri ve
cemaatin eşliğinde okunan tesbihât,
salavat-ı şerife, tekbirler ve kasideler gönülleri coşturdu. Kur'an-ı Kerim
tilavetinin ardından Çanakkale Şehitlerinin aziz ruhları için İlçe Vaizi Osman
Öztürk'ün yaptığı duaya açılan eller ve amin nidalarıyla tüm şehitlerimiz
rahmet ve minnetle anıldı.
"İnsanoğlunun
varlık sebebi Yüce Allah'a kullukta bulunmaktır
İlçe Müftüsü
Hüseyin Köksal programda yaptığı konuşmasında, mukaddesatın korunmasının ancak
bir vatan ile mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi:
"İnsanoğlunun varlık sebebi Yüce Allah'a kullukta bulunmaktır. Bu kulluğun
göstergeleri ise; dünyayı imar etmektir. Biraz açarsak; yaşam alanında gerekli
olan ve ahiretin kazanılmasına vesile olan şeylerdir aslında insanın dünyada
varlık sebebi. Biz buna kısaca "mukaddesat" diyoruz. Mukaddesatın
korunması ancak bir vatanla mümkün olabilir. İnsanlığın bidayetinden bu güne
gelinceye kadar, özellikle de Allah Resûlü (s.a.v)'nün dünyaya teşriflerinden
ve peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren bu hakikat açıkça
görülmektedir. Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Ahzap Savaşı ve diğerleri aslında
mukaddesatın korunmasına yönelik verilmiş olan mücadelelerin adıdır. Merhum
Akif'in Çanakkale Savaşında hayatını kaybeden şehitlerimizi, "Bedr'in
Aslanları" olarak nitelemesinin sebebi de budur." Bedir'de savaşanlar nasıl o gün Tevhîd'i kurtarmışlarsa,
Çanakkale'de savaşanlar da mukaddesatın düşman çizmesi altında ezilmemesi adına
o günün Tevhîd'ini kurtarmışlardır." dedi.
Tevbe
Sûresinin 111. âyetine atıfta bulunan İlçe Müftüsü Köksal, "Şüphesiz
Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet
karşılığında satın almıştır..." buyrulmaktadır. Allah Cenneti veriyor,
canlarını ve mallarını satın alıyor. İnsanın canını, malını, neslini, dinini ve
aklını korumak; ki, bunlar mukaddesattır, değerlerimizdir, korunmaya muhtaçtır.
Geçmişte ecdadımızın yaptığı gibi bu günün nesli de bu mukaddesatı korumakla
mükelleftir. Ecdadımız bir imtihandan geçmiştir. Değerlerimizin,
mukaddesatımızın çiğnenmemesinin bedelini canlarıyla kanlarıyla ödemişlerdir. O
nedenle Merhum Akif Çanakkale Şehitleri
için; 'Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi' diyor" sözlerine yer
verdi.
"Çanakkale'de ecdadımız yenilseydi, bu topraklarda
Allah'ı anacak, O'na kullukta bulunacak kimse kalmayacaktı" vurgusunda
bulunan Müftü Köksal, tarih bilinci ve şuuru oluşturmanın önemine vurgu yaptığı
konuşmasında, "Yüce Mevlâ, kendi yolunda mücadele ederken öldürülenleri,
ölüler zannetmeyin diyor. Evet bir can emaresi yoktur ancak; bunu siz
anlayamazsınız buyuruyor. Burada bir mecaz yok hakikat var. Mecaz olsaydı Yüce
Mevlâ siz anlayamazdınız buyurmazdı. Savaş zamanında savaşmak veya savaştan
kaçmamak ne kadar gerekli ise; barış zamanında, rahat ve huzur içerisindeyken
de o savaş anlarını hatırlayıp, yaşananlardan ibret alıp ders çıkararak bir
daha böylesi günlerin yaşanmaması için gereken tedbirleri almak da bizim
görevimizdir. O nedenle, tarih bilgisinden ziyade tarih bilinci ve şuuru
oluşturmak bizim esas görevimizden bir tanesidir. Çanakkale'de bu aziz milleti
yok etmeye çalışanlar, tüm muharebe donanmalarıyla emsali görülmemiş bir
organizasyonla ülkemize saldıranlar, bugün de aynı şeyi memleketimizin bir
bölgesi için denemektedir. Bu sefer kendileri perdenin arkasına saklanarak,
piyonları aracılığıyla amaçlarına ulaşmak istemektedirler. Esas amaç bu milleti
yücelten değerleri bağlı olduğu kökten koparmaktır. Çanakkale'de de böyleydi,
bugün de böyle. Yani mesele hilal ile haç'ın mücadelesidir."
hatırlatmasında bulundu.
Program sonrası cami çıkışında vatandaşlara Vakfıkebir
Belediyesi tarafından Çanakkale Savaşları sırasında askerlerin tükettiği buğday
çorbası ve birer dilim ekmek ikram edildi.
İlçe Müftülüğü, Belediye ve Sosyal Politikalar İl
Müdürlüğünce ortaklaşa düzenlenen ikinci program ise aynı gün cuma namazından
önce Merkez Eski Cami'de icra edildi.
Buradaki programda okunan Kur'an-ı Kerim, Mevlid-i Şerif,
ilahi ve kasidelerin ardından Çanakkale Şehitleri başta olmak üzere, vatan için
canlarını feda eden tüm şehit ve gazilerimiz, din ve devlet adamlarımız için;
devletimizin ilelebet payidar olması, kahraman ordumuzun muzafferiyeti,
milletimizin birlik, beraberlik, sıhhat ve afiyeti için dualar edildi.
Vakfıkebir Belediyesi tarafından Program sonrası cami
çıkışında vatandaşlara buğday çorbası ikram edilirken, Sosyal Politikalar İl
Müdürlüğünce de şeker ikramında bulunuldu.
Çanakkale Zaferi'nin 101. Yılı münasebetiyle Cuma günü sabah
namazında "Şühedanın İzinde Huzurda Niyazdayız" Çanakkale Şehitlerini
anma programı Merkez yeni Camiinde gerçekleştirildi.
18 Mart
Cuma günü sabah namazdaVakfıkebir İlçe Müftülüğü ve Belediye tarafından
ortaklaşa düzenlenen ilk program Merkez
Yeni Camii'nde sabah namazının cemaatle kılınmasıyla din görevlileri ve
cemaatin eşliğinde okunan tesbihât,
salavat-ı şerife, tekbirler ve kasideler gönülleri coşturdu. Kur'an-ı Kerim
tilavetinin ardından Çanakkale Şehitlerinin aziz ruhları için İlçe Vaizi Osman
Öztürk'ün yaptığı duaya açılan eller ve amin nidalarıyla tüm şehitlerimiz
rahmet ve minnetle anıldı.
"İnsanoğlunun
varlık sebebi Yüce Allah'a kullukta bulunmaktır
İlçe Müftüsü
Hüseyin Köksal programda yaptığı konuşmasında, mukaddesatın korunmasının ancak
bir vatan ile mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi:
"İnsanoğlunun varlık sebebi Yüce Allah'a kullukta bulunmaktır. Bu kulluğun
göstergeleri ise; dünyayı imar etmektir. Biraz açarsak; yaşam alanında gerekli
olan ve ahiretin kazanılmasına vesile olan şeylerdir aslında insanın dünyada
varlık sebebi. Biz buna kısaca "mukaddesat" diyoruz. Mukaddesatın
korunması ancak bir vatanla mümkün olabilir. İnsanlığın bidayetinden bu güne
gelinceye kadar, özellikle de Allah Resûlü (s.a.v)'nün dünyaya teşriflerinden
ve peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren bu hakikat açıkça
görülmektedir. Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Ahzap Savaşı ve diğerleri aslında
mukaddesatın korunmasına yönelik verilmiş olan mücadelelerin adıdır. Merhum
Akif'in Çanakkale Savaşında hayatını kaybeden şehitlerimizi, "Bedr'in
Aslanları" olarak nitelemesinin sebebi de budur." Bedir'de savaşanlar nasıl o gün Tevhîd'i kurtarmışlarsa,
Çanakkale'de savaşanlar da mukaddesatın düşman çizmesi altında ezilmemesi adına
o günün Tevhîd'ini kurtarmışlardır." dedi.
Tevbe
Sûresinin 111. âyetine atıfta bulunan İlçe Müftüsü Köksal, "Şüphesiz
Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet
karşılığında satın almıştır..." buyrulmaktadır. Allah Cenneti veriyor,
canlarını ve mallarını satın alıyor. İnsanın canını, malını, neslini, dinini ve
aklını korumak; ki, bunlar mukaddesattır, değerlerimizdir, korunmaya muhtaçtır.
Geçmişte ecdadımızın yaptığı gibi bu günün nesli de bu mukaddesatı korumakla
mükelleftir. Ecdadımız bir imtihandan geçmiştir. Değerlerimizin,
mukaddesatımızın çiğnenmemesinin bedelini canlarıyla kanlarıyla ödemişlerdir. O
nedenle Merhum Akif Çanakkale Şehitleri
için; 'Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi' diyor" sözlerine yer
verdi.
"Çanakkale'de ecdadımız yenilseydi, bu topraklarda
Allah'ı anacak, O'na kullukta bulunacak kimse kalmayacaktı" vurgusunda
bulunan Müftü Köksal, tarih bilinci ve şuuru oluşturmanın önemine vurgu yaptığı
konuşmasında, "Yüce Mevlâ, kendi yolunda mücadele ederken öldürülenleri,
ölüler zannetmeyin diyor. Evet bir can emaresi yoktur ancak; bunu siz
anlayamazsınız buyuruyor. Burada bir mecaz yok hakikat var. Mecaz olsaydı Yüce
Mevlâ siz anlayamazdınız buyurmazdı. Savaş zamanında savaşmak veya savaştan
kaçmamak ne kadar gerekli ise; barış zamanında, rahat ve huzur içerisindeyken
de o savaş anlarını hatırlayıp, yaşananlardan ibret alıp ders çıkararak bir
daha böylesi günlerin yaşanmaması için gereken tedbirleri almak da bizim
görevimizdir. O nedenle, tarih bilgisinden ziyade tarih bilinci ve şuuru
oluşturmak bizim esas görevimizden bir tanesidir. Çanakkale'de bu aziz milleti
yok etmeye çalışanlar, tüm muharebe donanmalarıyla emsali görülmemiş bir
organizasyonla ülkemize saldıranlar, bugün de aynı şeyi memleketimizin bir
bölgesi için denemektedir. Bu sefer kendileri perdenin arkasına saklanarak,
piyonları aracılığıyla amaçlarına ulaşmak istemektedirler. Esas amaç bu milleti
yücelten değerleri bağlı olduğu kökten koparmaktır. Çanakkale'de de böyleydi,
bugün de böyle. Yani mesele hilal ile haç'ın mücadelesidir."
hatırlatmasında bulundu.
Program sonrası cami çıkışında vatandaşlara Vakfıkebir
Belediyesi tarafından Çanakkale Savaşları sırasında askerlerin tükettiği buğday
çorbası ve birer dilim ekmek ikram edildi.
İlçe Müftülüğü, Belediye ve Sosyal Politikalar İl
Müdürlüğünce ortaklaşa düzenlenen ikinci program ise aynı gün cuma namazından
önce Merkez Eski Cami'de icra edildi.
Buradaki programda okunan Kur'an-ı Kerim, Mevlid-i Şerif,
ilahi ve kasidelerin ardından Çanakkale Şehitleri başta olmak üzere, vatan için
canlarını feda eden tüm şehit ve gazilerimiz, din ve devlet adamlarımız için;
devletimizin ilelebet payidar olması, kahraman ordumuzun muzafferiyeti,
milletimizin birlik, beraberlik, sıhhat ve afiyeti için dualar edildi.
Vakfıkebir Belediyesi tarafından Program sonrası cami
çıkışında vatandaşlara buğday çorbası ikram edilirken, Sosyal Politikalar İl
Müdürlüğünce de şeker ikramında bulunuldu.