Büyükliman Bölgesi 3 özel kurumu odaklandı Özel
Hastane, Özel Okul ve Özel eğitim Okulu.
*Özel Eğitim
Okulu
Zihinsel Engelli bireylerin toplum içinde kendi
kendilerine yetebilmelerine imkân sağlayacak davranışları kazanabilecekleri
uygun eğitim öğretim ortamları oluşturarak, bireysel ihtiyaçlarını
karşılayabilen iyi bir birey olmalarını sağlamak için Büyükliman Bölgesinde
şiddetle özel eğitim okuluna ihtiyaç olduğu bir gerçek.
Engelli de olsalar bile bizin
geleceğimiz olan bu özürlü çocuklarımızın iyi bir eğitim alarak topluma
kazandırılmaları açısından Büyükliman Bölgesinde bu okula ihtiyaç var. Her ne kadar
da MEB bağlı bazı okullarda bir- iki sınıfı öteye geçmeyecek miktarda olmaları
bu gerçeği gizlemeye yetmiyor. Bu manada
hayırsever/yatırımcıların bu sese kulak vereceklerine Büyüklimanın Nabzı
olarak inanıyoruz.
*Özel Hastane
Büyükliman Bölgesinde yaklaşık 100 bin nüfusa sahip
bir bölge. Vakfıkebir devlet Hastanesini yılda yaklaşık olarak 380 bin kişinin
hastalık nedeniyle uğrak yeri olduğunu düşünürsek bu tespitin ne kadar doğru
olduğunu anlamamız daha kolay olacaktır. Bir de bu rakamlara Eynesil, Görele,
Tirebolu ve Çanakçı ilçelerini de katarsak ne demek istediğimiz daha net olarak
ortaya çıkacaktır.
*Özel Okul
Büyükliman Bölgesindeki nüfus yoğunluğuna
bakıldığında ve tarihe bir göz atıldığında belki de Trabzonda o dönemlerde ilk
özel ortaokulun Vakfıkebirde ve daha sonra da özel lisenin yine Vakfıkebirde
açıldığı gerçeği ortadadır. Bu gerçeği göz ardı etmeden Büyükliman Bölgesinde
kapsamlı yatılı bölge okulu şeklinde hem özel ilkokul, ortaokul ve Liseye ihtiyaç
olduğunu net olarak görebiliriz. Tabi ki açılan küçük çaplı özel okullar da
bölgede faaliyet gösterdiklerini göz ardı emeden yatırımcılara sesleniyoruz.
Tarihe bakıldığında ise Vakfıkebir
ortaokulu 1949-50 öğretim yılında ilçe halkının katkılarıyla özel ortaokul
olarak açılmış, 1950-51 öğretim yılında da resmi ortaokul olmuştur. Aynı
şekilde Vakfıkebir Lisesi de 1965-66 öğretim yılında özel lise olarak
açılmış,1966-67 öğretim yılında da resmi lise olduğu gerçeğini biliyoruz. Buna
Beşikdüzü Köy Enstitüsünün de katkısını ekleyerek bölgenin haklı isteğini
görürüz.