Çanakkale Destanını Unutmayacağız, Unutturmayacağız | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. GÜNCEL
Çanakkale Destanını Unutmayacağız, Unutturmayacağız
GÜNCEL
14.03.2017 18:05:21
662
A
Çanakkale Destanını Unutmayacağız,  Unutturmayacağız
Vakfıkebir Belediyesi tarafından "18 Mart Çanakkale Haftası" nedeniyle KTÜ Türkiye Cumhuriyet Tarihi Öğretim Görevlisi Edip Öncü tarafından Çanakkale Savaşları adlı konferans verildi
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

Vakfıkebir Belediyesi tarafından 18 Mart Çanakkale Haftası nedeniyle Mart Ayı etkinlikleri kapsamında KTÜ Türkiye Cumhuriyet Tarihi Öğretim Görevlisi Edip Öncü tarafından Çanakkale Savaşları adlı konferans verildi

Sabri Bahadır Kültür Merkezi’ndeki konferansa Kaymakam Mesut Yakutu, Belediye Başkanı Muhammet Balta, Başkan yardımcısı Ahmet Salih Birincioğlu, Büyükşehir Meclis Üyesi Eyüp Yavuz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Samim Aksoy, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, Gençlik Merkezi müdürü Mustafa Turupçu ve az sayıda vatandaşlar katıldı. Konferanstan sonra Belediye Başkanı Muhammet Balta, konuşmacı Edip Öncü’ye plaket takdim etti.

Çanakkale Destanını Unutmayacağız,  Unutturmayacağız
     Tam 102 yıl önce Çanakkale’de bir destan yazan Türk milletinin torunları olan bizler bu tarihi destanı asla unutmayacağız ve unutturmayacağız diyen Edip Öncü; Savaş ve terör insanlığın gördüğü en büyük ve en acılara sebep olmuş faciaların kaynağıdır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. Yıldönümünü andığımız bu haftada terör ve savaşın vatanımız ve milletimizden uzak olmasını bir kez daha temenni ediyorum dedi.
     Öncü konferansta şu ifadelere yer verdi: Şimdi sizleri tam 102 yıl öncesine götürmek istiyorum. Bugünü 18 Mart 1915 olarak düşünün. Saat 11 çeyrekte gördüğünüz şu Kraliçe Elizabeth adlı İngiliz gemisi önce Çimenlik’e iki ağır top isabet ettiriyor, sonra Çanakkale şehrine daha sonra da Hamidiye tabyasına ateş ediyor. Çanakkale’de yangın çıkıyor. Daha sonra Lord Nelson, Prens George ve Triumph (Zafer) isimli gemiler ateşe başlıyor. Biz şoktayız, ama hareketli sahra toplarımızla karşılık veriyoruz. Daha geride ise ağır toplarımız ve obüslerimiz büyük gemilerin yanaşmasını bekliyor. Saat 12 buçukta Fransız gemileri bu İngiliz gemilerinin arasından geçerek kıyının 400 metre yakınına kadar geliyorlar. Boğazın en dar yerindeyiz, kıyamet gibi bir bombardıman var. Tam bu saatte ise tarihin dönüm noktalarından birini bizzat yaşıyoruz. Ağır İngiliz gemileri de Fransızlar’ı takip etmek üzere harekete geçiyor. Ama Fransız gemileri kolayca yaklaştığı kıyıdan o kadar kolay ayrılamıyor.
        Önce kahraman Türk evladı Seyit onbaşının attığı top mermisiyle Fransız gemisi Bouvet hasar alıyor, kaçmaya çalışırken Nusret gemisinin döşediği mayınlara çarparak iki dakikada 700 mürettebatıyla sulara gömülüyor. Onu kurtarmaya gelen diğer Fransız zırhlısı Gaulois da iki top mermisiyle su almaya başlıyor. Fransızlar diğer iki gemilerini de kaybetmemek için çekiliyorlar. Sırada İngiliz zırhlıları var, 6 tane. Tabiat bizim yanımızda, güneş bu canavarlara toplarımızı ve yerimizi göstermemek için sis dumanlarının arkasına gizleniyor.
        İkindi vakti önce Inflexible (Bükülmez), mayına çarparak bükülüyor ve 60 İngiliz denizci ölüyor, az sonra da Irresistable (Karşı Konulmaz) torpidoya çarpıyor ve makineleri su alıyor. Kaput. Yardımına gelen Ocean da bir mayına çarpıyor ve diğer gemiyle birlikte boşaltılıyor. Saat 6 ya geldiğinde Mehmetçiklerimiz yuha, yuha nidaları arasında düşmanın Bozcaada’ya çekilişini kutluyor. Üç düşman zırhlısı batırılmış, üçü de ağır hasarlı olarak tasfiye olmuştur. 40 mehmetçik şehit olmuş, 75 askerimiz yaralanmış, fakat manevi açıdan gösterilen insanüstü kahramanlık ve fedakarlık hem İstanbul’da aylardır endişe ve yokluk içinde yaşayanlara kurtuluş umudu vermiş ve şenlik havası estirmiş, hem de Avrupa’yı yıldırımla vurulmuşa döndürmüştür. Ertesi gün gazete ve telgraf yoluyla yayılan bu muazzam zafer tüm Müslüman aleminde etkisini göstermiş, sömürge altında yaşayanlara umut kaynağı olmuştur. İşte muhteşem Çanakkale deniz zaferi budur.

Çanakkale Destanını Unutmayacağız,  Unutturmayacağız

           Gösterilen kahramanlık bir yana Türk zaferi tesadüf de değildir, askeri ilmin maneviyatla birleşmesinin bir tecellisidir. Yine ünlü tarihçi İlber Ortaylı’nın da belirttiği üzere Avrupa’da fetihlerle bilinen Türkler savunma savaşını da çok iyi öğrenmişti. Her ne kadar Türk top mermilerinin ağırlığı İngiliz top mermilerinin onda biri kadar olsa da topçu bataryalarının organizasyonu ve mayın ve torpidoların çok akıllıca döşenmesi kendi vatanını savunan bu Müslüman Türk askerlerinin gücünün temeliydi. Harbiye Nazırı Enver Paşa’ya göre denizden yapılacak bir saldırıda Çanakkale’nin geçilmesi taktik ve lojistik olarak imkansızdı.
         İngiltere ve Fransa ile Osmanlı ve Alman orduları arasında geçen bazı yerlerde metrekareye 6.000 merminin düştüğü kanlı savaşta iki taraftan toplam 500,000'den fazla insan kaybedilmişti. (firar, esir, sakatlanma ve hastalıklar dışında Osmanlının 55,800 şehiti, Müttefiklerin ise 60.000 ölüsü olmuştur). Savaş sonunda İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı'nı geçememiş, İstanbul'u işgal edememiştir. Böylece Rusya'da zorda kalan çarlık rejim devrilmiş, I. Dünya Savaşı 2 yıl uzamıştır. Bu savaşlar, İngiliz ve Fransız kuvvetlerini Gelibolu Yarımadası'na bağlamış, Almanya ve müttefiklerinin yükleri hafiflemiştir. Savaşta, çok sayıda eğitilmiş insan kaybedilmesi nedeniyle cumhuriyet döneminde eğitilmiş insan sıkıntısı çekilmiştir. Öyle ki birçok eğitim müessesi o ve sonraki birkaç yıl mezun vermemiştir. Mustafa Kemal Paşa, bu savaşta Conkbayırı Anafartalar ve Arıburnu'nda görev yapmıştır. Çıkartmanın ilk günü Conkbayırı'ndaki müdahalesi ve savaşın son aşamalarında üstlendiği görevler, Mustafa Kemal'in askeri yeteneklerini ortaya çıkarmış, "Anafartalar Kahramanı" olarak tanınmasını sağlamıştır. Bu durum daha sonraları Mustafa Kemal'in milli liderliğini ortaya çıkarmıştır.
        Savaş öncesinde İtilaf devletlerinin Türkleri tanımayan Anzak ve diğer sömürgelere kabul ettirdiği Türk imajı da değişmiştir. Savaştan önce “Abdül” dedikleri Türk artık onların nazarında savaşta ölümüne mücadele eden kahraman, bir o kadar da merhametli Mehmetçik’ti. Çanakkale Savaşları, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda'da Anzak Günü adıyla her yıl düzenli bir seremoni tekrarlanır. Ayrıca Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar o gün toplanarak Gelibolu Yarımadası'ndaki Anzakların çıkarma yaptıkları Anzak Koyu'na gelerek atalarının savaştıkları bu yeri ziyaret ederler. Günümüz Avustralya’nın gerçek psikolojik bağımsızlığı Gelibolu olarak görülür. 25 Nisan'da Anzak Günü adıyla anma törenleri düzenlenir ve o gün Avustralya ile Yeni Zelanda'da ulusal tatildir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934 Anzak Kutlamaları sebebiyle gönderdiği mesaj ise ülkeler arası dostluğu pekiştirmiştir:

       "Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

Çanakkale Destanını Unutmayacağız,  Unutturmayacağız

Son olarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki:

           Her şeyden önce Çanakkale Savaşlarıyla hasta olarak tanımlanan Osmanlı Devleti’nin sahibi Türkler devrin en teknolojik ve ileri silahlarına sahip büyük devletleri kesin olarak dize getirmiştir. Bununla beraber Çanakkale’yi kazandıran ruh yaşatılmak zorundadır. Kendi içimizde birlik beraberliğimizin sağlanması, milli ve dini ruhumuzun canlı tutulması en önemli sırrımızdır. Biz tarihten biliyoruz ki: En gelişmiş teknolojiler, milli ruhla hareket eden milletlerin sinesinde etkisiz kalmaya mahkûmdurlar. Türkler, gücünü atalarının Çanakkale’de, Milli Mücadele’de sahip olduğu milli ruhuyla kaynaştırdığı takdirde hiçbir işgalci, emperyalist güç karşısında boynunu bükmeyecektir. Bu millet Çanakkale’de olduğu gibi daha çok Mustafa Kemal Paşalar, Seyit Onbaşılar, Ezineli Yahya Çavuşlar çıkarabilir. Bu vesileyle bizler için kanlarını ve terlerini fazlasıyla akıtan Çanakkale şehitlerini ve gazilerini huzurlarınızda saygıyla anıyorum. Mekanları Cennet, Ruhları şad olsun...!

Yorum Yazın

Güvenlik Kodu : 1007

Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar