Trabzon Valisi Yücel Yavuz “18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 103. Yıl dönümü” dolayısıyla mesaj yayımladı.
Vali yavuz mesajında şu ifadelere yer verdi; Şehitlik; Vatan, Millet, Bayrak, Namus ve bütün mukaddesatımız için can vermenin adıdır. Türk Milleti kutsal saydığı değerler uğrunda can vermeyi bir görev bilmiş, tarih boyunca gerektiği her zaman bu değerler için canını seve seve vermekten, söz konusu vatan olduğunda kanını tereddüt etmeden akıtmaktan çekinmemiştir. Bu nedenle üzerinde yaşadığımız toprakların her karışı şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes topraklardır.
Bunun en bariz örneklerinden biri de 250 bin askerimizin şehadet mertebesine eriştiği Çanakkale destanıdır. “Kutlu vatan topraklarımız üzerindeki hesaplarını hayata geçirmek üzere cihanın dört bir köşesinden akın ederek yurdumuzu işgale, milletimizi yok etmeye kalkışan tarihin en güçlü düşman ittifakına bu toprakların sahipsiz olmadığını göstererek, Kurtuluş Savaşı’mızın kazanılmasına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerinin atılmasına vesile olan Çanakkale Zaferi, sonuçları itibarıyla tarihin akışına ve Aziz Milletimizin kaderine tesir eden çok önemli bir başarıdır.
Milli Mücadelemizin adeta bir ‘ön sözü’ ve başlangıcı, necip milletimizin tarih boyunca kazandığı sayısız kahramanlık destanlarının en parlak olanlarından biri olan Çanakkale Zaferi, bir varoluş mücadelesi olarak sonraki nesillere yol göstermektedir. Çanakkale Zaferi ile Milletimiz; kendisini tarihten silmek isteyenlere büyük bir ders vermiş ve tüm dünyaya 'Çanakkale Geçilmez' dedirtmiştir.
Büyük fedakârlıkların hayat bulduğu, savaş nizamına dair tüm yiğitliklerin sergilendiği Çanakkale Savaşı’nı her an zihnimizde diri tutmalı, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza tarihimizi en iyi şekilde anlatmalı, onları vatan, millet ve bayrak şuuruyla donanmış neferler olarak yetiştirmeliyiz.
Çanakkale’de Milletimize destan yazdıran şuur ve inanç Aziz Milletimizin sinesinde bugün de aynı canlılık ve kuvvetle varlığını sürdürmektedir. Son yıllarda vuku bulan hadiseler bunun en somut göstergesidir. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nde bütün varlığıyla kurşunlara, tanklara siper olan milletimiz, hemen ardından “Fırat Kalkanı Harekatı”yla tüm dünyaya imanını ve cesaretini yeniden göstermiş, bugünlerde gerçekleştirilen “Zeytin Dalı Harekatı”yla da bunu pekiştirmiş ve pekiştirmektedir. Tüm bu başarıların ardında bir olma, beraber olma, vatana sevdalı olma ve nihayetinde Millet olma ruhu vardır.
Tüm şehitlerimizin aziz hatıralarını yüreğimizde taşımak ve yaşatmak, onların emaneti olan değerli ailelerine sahip çıkmak, onların kederlerini ve sorunlarını paylaşmak, bizlerin üzerine düşen milli bir görev, onur ve vefa borcudur.
Bu duygu ve düşüncelerle; Çanakkale Zaferi’mizin 103. yıl dönümünü vesile kılarak bizlere bu mukaddes vatanı tevdi eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan müdafaasında canlarını ortaya koyarak çarpışırken şahadet mertebesine erişen bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor; gazilerimizi minnetle ve şükranla yâd ediyorum.”
Vali yavuz mesajında şu ifadelere yer verdi; Şehitlik; Vatan, Millet, Bayrak, Namus ve bütün mukaddesatımız için can vermenin adıdır. Türk Milleti kutsal saydığı değerler uğrunda can vermeyi bir görev bilmiş, tarih boyunca gerektiği her zaman bu değerler için canını seve seve vermekten, söz konusu vatan olduğunda kanını tereddüt etmeden akıtmaktan çekinmemiştir. Bu nedenle üzerinde yaşadığımız toprakların her karışı şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes topraklardır.
Bunun en bariz örneklerinden biri de 250 bin askerimizin şehadet mertebesine eriştiği Çanakkale destanıdır. “Kutlu vatan topraklarımız üzerindeki hesaplarını hayata geçirmek üzere cihanın dört bir köşesinden akın ederek yurdumuzu işgale, milletimizi yok etmeye kalkışan tarihin en güçlü düşman ittifakına bu toprakların sahipsiz olmadığını göstererek, Kurtuluş Savaşı’mızın kazanılmasına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerinin atılmasına vesile olan Çanakkale Zaferi, sonuçları itibarıyla tarihin akışına ve Aziz Milletimizin kaderine tesir eden çok önemli bir başarıdır.
Milli Mücadelemizin adeta bir ‘ön sözü’ ve başlangıcı, necip milletimizin tarih boyunca kazandığı sayısız kahramanlık destanlarının en parlak olanlarından biri olan Çanakkale Zaferi, bir varoluş mücadelesi olarak sonraki nesillere yol göstermektedir. Çanakkale Zaferi ile Milletimiz; kendisini tarihten silmek isteyenlere büyük bir ders vermiş ve tüm dünyaya 'Çanakkale Geçilmez' dedirtmiştir.
Büyük fedakârlıkların hayat bulduğu, savaş nizamına dair tüm yiğitliklerin sergilendiği Çanakkale Savaşı’nı her an zihnimizde diri tutmalı, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza tarihimizi en iyi şekilde anlatmalı, onları vatan, millet ve bayrak şuuruyla donanmış neferler olarak yetiştirmeliyiz.
Çanakkale’de Milletimize destan yazdıran şuur ve inanç Aziz Milletimizin sinesinde bugün de aynı canlılık ve kuvvetle varlığını sürdürmektedir. Son yıllarda vuku bulan hadiseler bunun en somut göstergesidir. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nde bütün varlığıyla kurşunlara, tanklara siper olan milletimiz, hemen ardından “Fırat Kalkanı Harekatı”yla tüm dünyaya imanını ve cesaretini yeniden göstermiş, bugünlerde gerçekleştirilen “Zeytin Dalı Harekatı”yla da bunu pekiştirmiş ve pekiştirmektedir. Tüm bu başarıların ardında bir olma, beraber olma, vatana sevdalı olma ve nihayetinde Millet olma ruhu vardır.
Tüm şehitlerimizin aziz hatıralarını yüreğimizde taşımak ve yaşatmak, onların emaneti olan değerli ailelerine sahip çıkmak, onların kederlerini ve sorunlarını paylaşmak, bizlerin üzerine düşen milli bir görev, onur ve vefa borcudur.
Bu duygu ve düşüncelerle; Çanakkale Zaferi’mizin 103. yıl dönümünü vesile kılarak bizlere bu mukaddes vatanı tevdi eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan müdafaasında canlarını ortaya koyarak çarpışırken şahadet mertebesine erişen bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor; gazilerimizi minnetle ve şükranla yâd ediyorum.”