Sanık Şenol Şahin, Şişli Belediye Başkanı Yardımcısı
Cemil Candaş cinayetini "Belediyede bir müdürün burnunun kırılmasını
istediler, kabul ettim. Uzun boylu ve yapılı olduğunu görünce burnuna vurmaktan
vazgeçip silahla ateş ettim" diyerek anlattı. Azmettirici olarak
yargılanan Mithat Yılmaz, öldürülen Cemil Candaş'ın yaklaşık 1 milyar dolar
değerinde gayrimenkulün iskânını iptal ettiğini belirtti. İki sanık da Keten
İnşaat'ı suçladı.
İstanbul 12. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Şenol Şahin, Mithat Yılmaz,
Hacı Avcı, Engin Gölve, Metin Şentürk ve Bilal Yaman katıldı.
Öldürülen Cemil Candaş'ın eşi Nurcan
Candaş ve kardeşleri Cemal, Nedim, Nevzat ve Naci Candaş duruşmada hazır
bulundular. Şişli Belediyesinin avukatı Serhat Saçan'ın davaya katılma talebi,
suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle reddedilirken, öldürülen Cemil
Candaş'ın eşi ve kardeşlerinin davaya katılma talebi kabul edildi.
ETKİN
PİŞMANLIK TALEBİ
Duruşmada
savunma yapan Şenol Şahin "Bu olay sonucu ölümüne sebep olduğum Cemil
Candaş'ın ailesine sabır diliyorum. Etkin pişmanlıktan yararlanıp bildiklerimi
anlatmak istiyorum" dedi.
Cinayetten 3-4 gün önce sanık Engin
Gölve'nin kendisine birinin burnunun kırılmasını istediğini, kendisinin de bunu
kabul ettiğini belirten Şenol Şahin, "Daha sonra sanıklarından Mithat
Yılmaz'ın eşine ait olduğu belirtilen otoparkta Engin Gölve, Rıza Keten ve Hacı
Avcı ile buluştuk. Rıza Keten, belediyede bir müdürün burnunun kırılmasını
istediğini söyledi. Bunun nasıl olacağını sordum. Candaş'ın belediyenin 3.
katında olması gerektiğini söyledi. Ben de 'tamam' dedim. Bana resmini
gösterdi, sonra ayrıldım. Otoparktan çıkarak belediyeye gittim tek başıma. Rıza
Keten belediyenin tuvaletinde buluşacağımızı söylemişti. Orada tekrar telkinde
bulunacağını söylemişti. Belediyeye gidip 3. kata çıktım, tuvalette buluştuk.
Başkan yardımcısının odasını göstererek, bugün halledilmesi gerektiğini
söyledi. Bu olayı gerçekleştirdiğimde nasıl çıkacağım sordum 'beni linç
ederler' dedim. 'Sana silah vereceğim, burnunu kırdıktan sonra silahını
göstererek çıkarsın' dedi. Silaha alışık olmadığımdan yapabilir miyim, yapamaz
mıyım diye tereddüt ettim. Müdürün işlerine engel olduğundan bugün yapılması
gerektiğini söyledi. Bunun üzerine yapabileceğimi söyledim. Yapamazsam bırakır
giderim dedim. 'Bunu yaparsan her türlü kardeşimizsin cezaevinde sana bakarız'
dediler. Rıza Keten bana tuvalette silahı verdi. Silahı üzerime aldım. Bana
verdiği silahı kamufle etmek için verdiği sarı zarfla tuvaletten çıktım.
Koridorda dolandım, maktulü tanımadığım için tedirgin dolandım. Tuvaletin
çıkışında fark ettim o olduğunu. Peşinden giderek ayağına sıktım. Tam silahı
atıp kaçacakken güvenlik üstüme atladı. Maktulün uzun boylu ve yapılı olduğunu
görünce burnuna vurmaktan vazgeçip silahla ateş ettim. Otoparkta ilk
konuştuğumuzda bana 80 bin TL para teklif edildi, kabul ettim. Ama bana
bakmadılar, avukat sağlamadılar. Rıza Keten, İbrahim Kocaman'ın kesilmiş cezası
olduğunu ve burada olmadığından 'onun adını verebilirsin bizim dostumuzdur
dedi' şeklinde konuştu."
1
MİLYAR DOLARA YAKIN GAYRIMENKULÜN İSKANLARI İPTAL EDİLMİŞ"
Sanık
Mithat Yılmaz ise savunmasında, kendi binasının kaçak olmadığına ilişkin
encümen kararı olduğunu belirterek "İddianamede yer alan HTS kayıtları
azmettiriciliğe nasıl delil olur. Burada olmaktan utanç duyuyorum. Şenol Şahin
ile yoğun bir görüşme kaydım yok. Hacı Avcı ile görüşme kaydım vardır. Çünkü
kendisi emlakçılık yapar. Benim de gayrimenkullerim var. Hacı Avcı suçlu ise
ben suçlu değilim. Buluşmanın gerçekleştiği otopark eşime aittir. Ancak başkası
işletiyor. Bu otopark benim ofisimin yan tarafındadır. Bana gelen evraklar
laboratuvarımda değilsem oraya bırakılır. Diyaloğum bundan ibarettir. Bu
diyalog nasıl somut delil haline gelir? Cemil bey 7 tane binanın iskânını iptal
etmiş. Bunların 4'ü Keten İnşaat'ın. 1 milyar dolara yakın gayrimenkulün iskânları
iptal edilmiş. Bu inşaatın sahibinin kardeşi burada yok ama ben buradayım.
Soruşturmanın eksik kaldığı şeyler inşallah burada yapılır" dedi.
"BURADA
30 SENEDİR ÇETE VAR"
Sanıklardan
Hacı Avcı da gayrimenkul danışmanlığı ve iş takipçiliği yaptığını belirterek,
Selahattin Keten, Hayri başkan dahil birçok kişiyle sorun yaşadı. Başkanla
konuştum projenin olmayacağını söyledi. Ben de bunu anlattım Selahattin
Keten'e. O da 'Ben bu başkan yardımcısını dövdüreceğim. Hayri başkan randevu da
vermiyor' dedi. Cemil Candaş tehdit alıyordu zaten. Kendisi bana anlatmıştı.
'Burada 30 senedir bir çete var. Bunu kırmam gerekiyor' diyordu. İş Keten'le
çıkmaza girdiği için Selahattin Keten 'Onu dövdüreceğim. En azından bir yumruk
attırayım' dedi. Ben de Engin Gölve'ye 'Bir müdür dövülecek' dedim. Sonra
Selahattin'i arayıp 'Birini buldum ama nasıl olacak diyor' dedim. O da 'Rıza'yı
göndereceğim' dedi. Olay olduktan sonra Selahattin Keten aradı beni. Neler
olduğunu sordu. Rıza Keten'in ruhsatlı silahı vardı' dedi."
BU İŞTEN CEZAEVİNE GİRECEĞİMİ DÜŞÜNMEMİŞTİM"
Müteahhit
Engin Gölve de etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek, Olaydan
3-4 gün önce Hacı Avcı gelerek, "Bir ağabeyimin işlerine taş koyuyor.
Birini dövdüreceğim. Birini bulabilir misin' dedi. Şenol'a söyledim. 'Olur'
dedi. Ben de gönderdim. Pazartesi günü Hacı ve Rıza Keten geldi. Çocuğa
anlattılar. 'Cemil Candaş 20 günlük rapor alsın yeterli' dediler. 'Oradan nasıl
çıkacağım' dedi Şenol. Rıza da 'Ben sana silah vereceğim. Burnuna vurduktan
sonra silahı gösterip kaçarsın' dedi. Pişmanım keşke tanıştırmasaydım"
dedi.Bu sırada mahkeme başkanı Soruşturma aşamasında bunlardan hiç
bahsetmemişsin" diye sorunca Gölve, Bu işten cezaevine gireceğimi hiç
düşünmemiştim. Saklamak istedim" diye yanıt verdi.
Sanık Metin Şentürk ise, Keten
İnşaat'ta 21 Haziran'da evrak takibi yapmak üzere işe başladığını aktararak,
Olay günü Cemil Candaş elektrik projesi ile ilgili bu projenin mühendisler
odasından onaylı olmadığını söyledi. Selahattin Keten'i arayarak
'onaylattırmıyorum' dedim. Cemil Candaş'ın vurulduğunu o gün belediyede
olduğumdan duydum ama öldüğünü basından duydum. Olay günü başka bir iş yapmadım
belediyede" dedi.
"ANNEM
ÖLDÜĞÜNÜ BİLMİYOR"
Candaş ağabeyi Cemal Candaş da söz
alarak, 92 yaşında bir annenin çocuğuyum. Kardeşimin öldürüldüğünden annemin
haberi yok. Trafik kazasında öldüğünü biliyor. Öğrenirse ölür. Bu ülkede
namusuyla şerefiyle çalışan kişilere can güvenliği gerekir. Namuslu ve şerefli
insanlar adına adalet bekliyorum. Bütün sorumluların cezalandırılmasını
istiyorum" dedi.
Candaş'ın eşi Nurcan Candaş da,
Mart ayında Sabiha Gökçen Havaalanı'nda ilk saldırıdan sonra sürekli bir
tedirginlik vardı. Panik halde yaşıyordu. Adalete güveniyorum. Anlatılan hiçbir
şeye inanmıyorum, çok güzel hikâyeler anlattılar. Hepsinden şikâyetçiyim"
dedi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılığı tarafından
hazırlanan iddianamede, tetiği çeken Şenol Şahin'in "Tasarlayarak kasten
öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor. Tutuklu
sanıklardan Mithat Yılmaz'ın da cinayeti azmettirme suçundan ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasıyla yargılanması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklu
bulunan diğer şüpheliler Engin Gölve, Hacı Avcı, Metin Şentürk ve Bilal
Yaman'ın ise "Kasten öldürmeye yardım etme" suçundan
cezalandırılmaları isteniyor.
Kaynak
Hürriyet