Vakfıkebir İlçesi Büyükliman Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Dr. Zafer Kamiloğlu, kış aylarında nezle ve gribin artmasının soğuk havadan kaynaklanmadığını belirterek, havaların soğumasıyla soğuk algınlığı, farenjit, larenjit, nezle, grip, sinüzit ve orta kulak iltihabı gibi sağlık sorunlarının artmaya başladığını söyleyerek, Grip Nedir? Gripten Korunma Nasıl Olmalıdır? Ve kimler daha çok risk altında olduğunu açıkladı.
GRİP HASTALIĞI
Grip Nedir? Gripten Korunma Nasıl Olmalıdır?
Grip, Influenza adı verilen bir virüs tarafından
oluşturulan, ani olarak 39°C
üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme,
baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan bir enfeksiyon
hastalığıdır. Halk arasında Paçavra Hastalığı olarak da bilinir.
Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer
hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan
kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varılabilen ciddi sonuçlara
yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolar yol açan grip, halk arasında çok sık
olarak soğuk algınlığı ile karşılaştırılmaktadır.
Soğuk algınlığı, ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun
akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol
açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile
kesinlikle karşılaştırılmamalıdır.
GRİP NASIL BULAŞIR?
Gribe yol açan Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır.
Başlıca bulaşma yoları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların
hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta
kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar ile bulaşmadır. Buna
damlacık enfeksiyonu ile bulaşma denir.
GRİP HASTALIĞININ TEDAVİSİ
Grip hastalığının tedavisi, ortaya çıkan belirtilerin
tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, burun akıntısının giderilmesi,
halsizlik ve kırgınlığın giderilmesi şeklinde tedavi düzenlenir ve yatak
istirahatı önerilir.
GRİPTEN KORUNMA
Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesini
engellemekten geçer. Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyilmeli, bol sulu
gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Hastalar ile yakın temastan, ortak
eşya kullanımından kaçınılmalıdır.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Dünya Sağlık Örgütü, TC. Sağlık Bakanlığı tarafından,
çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak
tanımlanmaktadır. Sağlık otoriteleri, aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl
aşılanmasını "mutlak" önermektedir.
Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka
aşılanması önerilenler:
65 yaşından
büyük kişiler
Şeker
hastaları (diyabet)
Astım
hastaları
Kronik
akciğer hastaları (Bronşit v.b)
Kronik kalp
ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)
Bağışıklık
sistemi baskılanmış kişiler ( kronik kan hastalığı- hemoglobinopati- olanlar,
kanser hastalığı, immunsupresif kullananlar)
Huzurevi,
bakımevi v.b ortamlarda yaşayanlar
Bazı kişilerin grip aşısı olmaması gerekir. Bunlar:
6 aydan küçük
bebekler
Yumurtaya
karşı anafilaktik tarzda alerjisi olanlar (yumurta yediğinde alerjik şoka
girenler)
Hamileliğin
ilk 3 ayı içinde olan bayanlar (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu
tespit edilirse grip aşısı olabilirler)
Grip aşısı Dünya Sağlık Örgütü'nün koordinasyonu ile bir yıl
önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve
aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Grip aşısı,
vücutta 1-2 hafta içinde koruyucu düzeye erişir. Eğer aşı, içerdiği virüs
tipleri, salgınlara neden olan virüs tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde
yaklaşık %70 oranında etkilidir. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise,
hastalıktan korunma oranı %50'ye düşmektedir.
Bu nedenden dolayı Grip Aşısı bütün dünyada olduğu gibi
ülkemizde de sadece risk taşıyan kişiler ve temaslıları için önerilmektedir!
GRİP HASTALIĞI
Grip Nedir? Gripten Korunma Nasıl Olmalıdır?
Grip, Influenza adı verilen bir virüs tarafından
oluşturulan, ani olarak 39°C
üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme,
baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan bir enfeksiyon
hastalığıdır. Halk arasında Paçavra Hastalığı olarak da bilinir.
Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer
hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan
kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varılabilen ciddi sonuçlara
yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolar yol açan grip, halk arasında çok sık
olarak soğuk algınlığı ile karşılaştırılmaktadır.
Soğuk algınlığı, ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun
akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol
açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile
kesinlikle karşılaştırılmamalıdır.
GRİP NASIL BULAŞIR?
Gribe yol açan Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır.
Başlıca bulaşma yoları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların
hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta
kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar ile bulaşmadır. Buna
damlacık enfeksiyonu ile bulaşma denir.
GRİP HASTALIĞININ TEDAVİSİ
Grip hastalığının tedavisi, ortaya çıkan belirtilerin
tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, burun akıntısının giderilmesi,
halsizlik ve kırgınlığın giderilmesi şeklinde tedavi düzenlenir ve yatak
istirahatı önerilir.
GRİPTEN KORUNMA
Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesini
engellemekten geçer. Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyilmeli, bol sulu
gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Hastalar ile yakın temastan, ortak
eşya kullanımından kaçınılmalıdır.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Dünya Sağlık Örgütü, TC. Sağlık Bakanlığı tarafından,
çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak
tanımlanmaktadır. Sağlık otoriteleri, aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl
aşılanmasını "mutlak" önermektedir.
Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka
aşılanması önerilenler:
65 yaşından
büyük kişiler
Şeker
hastaları (diyabet)
Astım
hastaları
Kronik
akciğer hastaları (Bronşit v.b)
Kronik kalp
ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)
Bağışıklık
sistemi baskılanmış kişiler ( kronik kan hastalığı- hemoglobinopati- olanlar,
kanser hastalığı, immunsupresif kullananlar)
Huzurevi,
bakımevi v.b ortamlarda yaşayanlar
Bazı kişilerin grip aşısı olmaması gerekir. Bunlar:
6 aydan küçük
bebekler
Yumurtaya
karşı anafilaktik tarzda alerjisi olanlar (yumurta yediğinde alerjik şoka
girenler)
Hamileliğin
ilk 3 ayı içinde olan bayanlar (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu
tespit edilirse grip aşısı olabilirler)
Grip aşısı Dünya Sağlık Örgütü'nün koordinasyonu ile bir yıl
önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve
aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Grip aşısı,
vücutta 1-2 hafta içinde koruyucu düzeye erişir. Eğer aşı, içerdiği virüs
tipleri, salgınlara neden olan virüs tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde
yaklaşık %70 oranında etkilidir. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise,
hastalıktan korunma oranı %50'ye düşmektedir.
Bu nedenden dolayı Grip Aşısı bütün dünyada olduğu gibi
ülkemizde de sadece risk taşıyan kişiler ve temaslıları için önerilmektedir!