“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir” | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. SİYASET
“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
SİYASET
08.11.2016 22:28:34
642
A
“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
AK parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta gündeme dair açıklamalarda bulundu. Balta; “FETO olayında mağduriyet edebiyatı var. Oysa esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimiz ile onların yakınlarıdır” dedi.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

14 yıldan beri bu milletin bizlere olan sevgisini ve güvenini arttırarak devam ettiğini ifade eden AK parti Trabzon milletvekili Muhammet Balta açıklamalarında şu ifadelere yer verdi; bu millet neden bizi sevdiğine bakmak lazım. Elbette güzel hizmetler yaptık ama milletin gönlünde de yer almak lazım.
       Bu parti mağdurların yanında durarak, mağdurların sesi olarak ortaya çıkmış bu davanın liderinin gösterdiği performans sayesinde millete hizmetkârlık olma yolunda ebey mesafe kat etti.  Milletimizle ayrım yapmadan beraber olduk. Köylüsüyle, kentlisiyle, fakiriyle ve zenginiyle bütün insanlara eşit ve adil hizmet ederek bu günlere geldik. 

“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
“
Bu aziz millet bağımsızlığını namusu gibi gördü ve canını verdi”
         Balta; 2200 yılık devlet geleneğine sahip olan bir milletiz. 945 senedir de 1071 den sonrada bu topraklardayız. Bu topraklar üzerinde yaşadığımız müddet içersinde bütün düşmanlarımız içerden ve dışarıdan, dışarıdakilerin de içerdeki maşala beraber planlarını uygulamaya koydular ama başaramadıklarını belirtti.  Dünyaya hükmeden Osmanlı’yı kurtuluş savaşında bir yerlere hapsetmeye çalıştılar ama gördüler ki binlerce şehit vermiş olan bu aziz millet bağımsızlığını namusu gibi gördü ve canını verdi kesinlikle bağımsızlığını hiç kimsenin ipoteği altına aldırmadan bu ülkenin birliğini beraberliğini kardeşliğini namusu gibi korudu. Binlerce ecdadımız şehit oldu.    
        1848’den beri ülke olarak birilerinin eline bakıyorduk. Borç aldık ama o borç Cumhuriyet tarihi boyunca devam etti. Kurtuluş savaşından sonra halkın adamı bu millete hizmet eden bir başbakan geldi. 10 yıl bu millete hizmet eti bütün farklılıkları ortadan kaldırdı ama onu da iftiralarla beraber Rahmetli Menderes ve arkadaşlarını mahkemeler kurarak idam ettiler. Süreç devam etti. 1971 de muhtıra oldu. 1980 de 12 Eylül darbesi oldu. Sağ sol davasıyla beraber kardeşi kardeşe vurdurarak binlerce insanımız hayatın dadını çıkaramadan dünyaya veda ettiler. Binlerce insanımız cezaevlerinde çürüdü. 80 öncesine baktığınızda küresel düşmanlar asala denen terör örgütüyle beraber yurt dışındaki büyükelçi ver temsilcilerimizi şehit ettiler. Bunun yanında asla bitmek üzereyken PKK terör örgütünü yaşatmaya başladılar. Bunun yanında da o yıllarda mili ve manevi değerleri yüksek olan milletin manevi değerlerini nasıl sömürürüz diye FETO terör örgütünü kurmaya başladılar.
        Rahmetli Özal geldi bu ülke dışa açıldı. İnsanlarımızın öz güveni olmaya başladı bir şeyler yapmaya başladık. O da uzun sürmedi ki ölümü de bir soru işaretiydi. Ondan sonra sürekli koalisyonlar, 28 Şubat’lar ve FETO terör örgütünün alt yapısını hazırlamak için bütün İmam Hatipler kapatılarak başörtülü insanlara zulüm yapılmış İmam Hatiplerde okuyan insanların okuma hakları ellerinden alınarak özelikle milliyetçi muhafazakâr yapıda olan insanlara mili ve manevi değerleri olan insanların çocuklarını okutmak için adres gösterdiler.
      1999-2001 yıllarına baktığımızda ise krizlerle dolu yıllardı. Başbakanların önüne yazar kasa atılıp, bir anayasa kitapçığının fırlatılıp atıldığı zaman bir gecede insanların zengin iken nasıl fukaralaştığını hepimiz biliyoruz. 3 Kasım 2002 bu Milet yeniden dirildi.
       AK parti iktidara geldikten sonra hizmet davası yolunda olan insanlar bu ülkede büyük hizmetler yapmaya başladılar. Kurucu genel başkanımız milletvekili yapılmadı. Ancak Siirt’te ara seçimden sonra milletvekili yapıldı ve başbakan oldu. Milet sevdalısı başbakanımızın önünü kesmek için çok uğraştılar. Özellikle darbe girişimleriyle önlemeye çalıştılar.  2007 yılına gelindiğinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhuriyet tarihinde miletvekillerinin oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ü parlamentoda Cumhurbaşkanı seçtirmediler. 367 oy dediler. 

“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
” Bir oyla beraber iktidar partisi kapatılmaktan kurtuldu”
       Türkiye düşmanları maşalarıyla beraber planlayarak ülkenin ilerlemesini engellemeye çalıştılar. O dönemde bir anayasa değişikliği yapılarak cumhurbaşkanını halkın seçmesi kararlaştırıldı. 2007 yılında tek başına iktidar olan partimize kapatma davası açıldı. 6/5 oranında ret edildi. Bir oyla beraber iktidar partisi kapatılmaktan kurtuldu. Seçile gelen seçimle gider diyen CHP zihniyeti o zaman sesini bile çıkarmıyordu. Biz yine direndik milletin bize verdiği gücü biz kullanacağız dedik. Bizi engelleyemezsiniz ancak bu uğurda millet engeller.
       Cumhurbaşkanımız dünya beşten büyüktür dedi birileri rahatsız oldu. Van münit dedi yine içerdeki insanların zoruna gitti. İçerdeki Türkiye düşmanlarının zoruna gitti. Türkiye ilk defa 1848’de aldığı borç ve kurtuluş tarihinde gezi olayları öncesinde faizler % 4’e düşmüş IMF’ye olan borcumuz 27 milyar dolarlık borcu sıfırladık.  Türkiye’de büyük projelerin hepsinin temelini attık bir taraftan boğaz köprüsünü açtık.  Hava alanın temelinin atılması, nükleer santraller ve Türkiye de otoyollar, Marmara, kanal İstanbul ve nicelerini biz planlarken üç ağaç yüzünden yer yerinden oynadı.  Tencerelerle tavalarla o acı günleri yaşadık. Bu insanlar millete hizmetten başka bir şey yapmadılar. Sizin aldığınız borçları vererek pisliklerinizi temizlediler.
     Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti İstanbul’u susuz bıraktılar.  Milleti İstanbul’da maskelerle dolaştırdılar. Haliç’in etrafından geçerken insanlar maske takarken şimdi balık tutuyorlar. Bu insanlar Sayın Cumhurbaşkanımızı eleştiriyorlar.
     Gezi olaylarında Sayın Cumhurbaşkanımızın dik duruşu ve milletimizin desteğiyle yine bu badireden kurtarıldık. Ama bu kez kendi içerimize sızmış, yargıya sızmış olan hainler bir yargı darbesi yapmaya çalıştılar. Yolsuzluk kisvesi altında 17-25 Aralık olaylarını çıkardılar. Aynı alçaklar kahpeler bir taraftan mit tırlarını durdurdular. Diğer taraftan namusumuzu teslim ettiğimiz hainler devletin gizli bilgilerini alıp satmak için her türlü ihaneti yaptılar. Bunlar yetmedi yine olmadı başaramadılar.
“
Büyük projelere imza atarak yolumuza devam ediyoruz”
      Türkiye tarihinde ilk defa % 52 oy ile Sayın Cumhurbaşkanımız milletin oyuyla cumhurbaşkanı seçildi. Biz hizmetlere devam ettik. 7 Haziran’da Kulağımızı çeken halkımız bir mesaj vererek uyarıda bulundu ama kulak elinde kaldı. Kasım seçimlerinde % 49.5 oy vererek AK parti’yi iktidara taşıdı. Cumhurbaşkanımız ve başbakanlarımız her alanda hizmetleri takip ederek çok büyük projelere imza atarak yolumuza devam ediyoruz. Küresel krizlere bakıldığında Türkiye’de bir kriz yok. Gördüler ki geçtiğimiz yılarda yapılan kriz planları gibi Türkiye güvensiz bir ülke olsun, güvensiz ve huzursuz olan bir ülkeye yatırımcı gelir mi? Gelmesinler diye bir düşünceleri vardı ama olmadı. 

“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
“
Millilik sadece kimlik kartlarında TC vatandaşı yazmayla olmuyor”
    Sayın Cumhurbaşkanımızın bu ülkede en önemli yapmak istediği şey ise insanlarımızı millileştirme poılitikasıydı. Mili insanlar, beyinleri satılmış insanlar değil. Millilik sadece kimlik kartlarında TC vatandaşı yazmayla olmuyor. Beyinleri satılmış, başkalarının çeşmesine su taşıyan değil Türkiye’nin çeşmesine su taşıyan insanlar yetiştirmek o insanlarla birlikte her alanda her kesimi millileştirmek istedi. Milli iş adamları. Milli savunmada kullandığımız alet ve edevatlar. Mili eğitimde mili öğretmenlerimiz, milli polislerimiz, askerlerimiz, milletvekillerimiz, kaymakamlarımız, valilerimiz hepsi mili. Al bayrağa hizmet eden insanlar, vatanına, bayrağına, milletine hizmet edecek insanlar yetiştirmek. Bu insanlarımıza Cumhurbaşkanımız sizin diğer insanlardan aşağı kalır bir yeriniz yok, çalıştıkça hepsi olur dedi. Bizde ona yakın çalıştık ülke bu hale geldi. Ama Türkiye üzerinde hesap yapan insanlar, ülkeler bizin yer altı zenginliğimizi görenler kendi himayelerine alarak oraları karıştırdılar.  Bize bir sınır çizdiler. Bize Anadolu topraklarını vererek burada durmamızı istediler.   
“
Biz her gittiğimiz yerer insanlık bıraktık”  
        Türkiye’nin petrol ihtiyacı 6.5 milyon varil ama Kerkük’te 6.5 milyar varil petrol çıkıyor yani Türkiye’nin on katı. Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yok. Diyorlar ki bu bölgede sesi çıkan, güçlü olan bu bölgenin paylaşımında, ezdiğimiz insanların, mağdur olan insanların yanında Türkiye gibi bir devlet olmasın. Bunlara karşı sadece Türkiye karşı geliyor. Bunlara karşı Cumhurbaşkanımız dünya beşten büyüktür diyor. BM’de Müslüman bir üye var mı yok. Biz üç milyon insan besliyoruz ama onlar Müslüman olup olmadığına Hıristiyan olanları alıyorlar ve Müslümanları bırakıyorlar. Biz ayrım yapmıyoruz. Biz her gittiğimiz yerer insanlık bıraktık. Eser bıraktık.
       “TBMM savaş döneminde bile bombalanmadı”

 Bizi çekemiyorlar. Sinsi planları doğrultusunda hainleri alçakları kahpeleri kullandılar. Bu milletin verdiği verdilerle okuyan hainler kahpeler bu milletin evlatlarını bombaladılar. TBMM savaş döneminde bile bombalanmadı. Ama bu dönem içersinde bombalandı. Kadınlarımız, erkeklerimiz ve gençlerimiz tankların önüne çıktılar. Ölüm bahasına bu ülkeyi kimseye peşkeş çekmeyiz diyerek kurşunun önüne atladılar. O geçe insanlar tankların önüne atladılar. O gece esasında bizim kurtuluş mücadelemizdi. Bizim için her şerde bir hayır vardı. 40 yıllık planları o gece Allah’ın yardımı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimizi sokaklara davet etmesiyle, milletimizin gücü ile engelledik. Siyasi görüşler ayrılık değildir. Bizim bizden başka dostumuz yok. El ele verdik yeniden bir dirilişle vatanımızı onlara karşı müdafaa ettik. Sadece FETO terör örgütünün değil tüm düşmanların kırk yılık planlarını bozduk. Bugün Türkiye’deki gelişiminden endişe duyanlar, neden o gece endişe duymadınız? Şimdi teröre sırtını dayayan, devleti tanımayan teröre destek verenler, terörüsün tabutuna omuz vuranlar içeri alındıklarında endişe duymaya başladınız. Ne oldu size? Demek ki iyi yoldayız. Özelikle bunlar yapıldı fakat bundan sonra da yapılacak çok işimiz var.
        93 yılık bir Türkiye’de 65 tane hükümet kuruldu, ortalama ömrü 16 ay. Menderes ve Özal dönemimi çıkarsanız 14 yıldır AK parti iktidar. O malum dönemlerde partiler arasında pazarlıklar yapılırdı. Partiler paranın olduğu yere hücum ederlerdi. 3-4 ay geçtikten sonra hükümetler yıkılırdı. Döviz yükselirdi bedelini ise halk öderdi.
       Biz diyoruz ki bu ülkeye Recep Tayyip Erdoğan gibi liderler 50-100 senede bir gelir. Bu ülkede istikrarı temin edebilmek için bu sistemin değişmesi lazım. Başkanlık sisteminden bahsediyorum. Bunu söylerken Recep Tayyip Erdoğan’a koltuk hazırlıyorlar diyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın koltuğu ihtiyacı yok. Kendisi Anayasal yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanıdır zaten. Bu memlekette sürekli istikrar olabilmesi için halkın önüne getirelim halk seçsin başkanını.
“
Memleketin üniter yapısıyla alakalı bir düşüncemiz yok”
Efendim başkanlık olura ülke bölünür parçalanır. Memleketin üniter yapısıyla alakalı bir düşüncemiz yok ki. Eyalet sistemi yok. Bu ülkenin üniter devlet yapısı korunacak sadece sistemde gelecekle alakalı özelikle istikrarın sağlanması için böyle bir sistem. Özelikle MHP liderinin 15 Temmuz gecesi açıklamalarından sonra MHP’de uygun görürse milletimizin onayına sunacağız. Kabul derse de başımızın üstünde etmezse de başımızın üstünde. Bizim korkumuz yok biz milletimize güveniyoruz.
“
Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimiz ile onların yakınlarıdır”

    Özelikle FETO olayında mağduriyet edebiyatı var. Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimiz ile onların yakınlarıdır. Esas mağdur olan 79 milyon insanımızdır.  FETÖ ile mücadele de yardım ve yataklık yapanları bu millet af mı etsin? Güzel bir yazı ile geliyorlar, mağduruz diyorlar. Soruyoruz; Bylock çıkıyor. Bu devlet bu hainleri af mı etsin? Bunlara pirim mi versin? Bu ülkeyi parçalayacak, bölecek, iç savaş çıkaracak, bunlara yardım ve yataklık eden insanlara ne yapalım. Eğer bunları af edersek bu millete ihanet etmiş oluruz. Bunun hesabını ne Allah’a, ne de millete veremeyiz. Onları af etmek yok. Gerçekten mağdur olanlar varsa onların mağduriyetleri gideriliyor, giderilecektir. Biz bunları unutmayacağız, unutturmayacağız.
“
Eğer sen sırtını Kandil’e dayarsan sonunda F tipi cezaevi olur”

          Terörle alakalı içerde ve dışarıda etkin mücadele yapıyoruz. PYD’nin oyunlarını küresel güçlerin oyunlarını 15 Temmuz’dan sonra bozduk. Alçakların kahpelerin Güney Doğuda neler yaptığını, kendi içimize sızanları da temizledik. Etkin bir şekilde terörle mücadele yapılıyor. En fazla Trabzon’da teröristleri bizin paralarımızla verdilerimizle mecliste maaş alıyorlar serzenişleriniz oluyordu. Devlette duygusallıkla hareket etmez. Her şeyin zamanı var. Başta terör örgütlerine yardım ve yataklık eden alçaklar hainler görevden alındı. Oradaki Kürt vatandaşlarımızla beraber 15 Temmuz’da omuz omuzaydık. Bizim onlarla problemimiz yok bizin teröristlerle problemimiz var. Türkiye’yi dışarıya gidip şikâyet eden milletvekilleri halkın kürsüsünde bu milletin birliğine dinamit koymaya çalışan laf söyleyen milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırdık. AK partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi savcının karşısına gitti HDP’lisinden bir kişi gitti. Gitmeyenlerde alınarak getirildi. Eğer sen sırtını Kandil’e dayarsan sonunda F tipi cezaevi olur. Seçimle gelir kandil’e sırtını dayar ve sonuna cezaevine gider. Seçimle gelip seçimle gitmeyi beklemek yok. Kılıçtaroğlu’nun söylemiyle bu işler olmuyor. Türkiye Cumhuriyeti Devletine kafa tutamazsın. Kimsenin bu devlete kafa tutmaya hakkı yok. Bizde milletvekiliyiz ama hukukun üstünlüğüne inanacağız. 

“Esas mağdur olan 241 şehidimiz ve gazilerimizdir”
“
Bir Trabzonlu olarak Trabzon’u karalamaları zorumuza gidiyor”

Bir Trabzon Milletvekili ilini kötülüyor. Biliyoruz mahkeme kapılarına yatak sererek bu milleti engelleyen bir zihniyetsiniz. Yeter artık.  Bu milletin yakasını bırakın artık, çekilin. Bizi eleştirin yatırımları niye yapmıyorsunuz? Mecliste gündeme getirin saygımız var. Bir Trabzonlu olarak Trabzon’u karalamaları zorumuza gidiyor. Lütfen buraya geldiğinde sorun; “Neye hizmet ediyorsunuz?” Bırakın kirli suyu bu memlekette bunların döneminde abdest alacak su yoktu. Kendi insanımıza sahip çıkalım. Efendim yolsuzluk var diyerek teşkilat üzerinde yolsuzluk algısı oluşturarak başka hedeflerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Buna fırsat vermeyin. Böyle bir şey varsa ilk önce biz karşı çıkarız. Milletin bir kuruşunu kimseye peşkeş çekmeyiz.    
“
Okulumuzu tercih eden ilk 25 kişiye vaatlerimiz vardı”
      Vakfıkebir Fen Lisemizde öğrencilerimize verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz. Sözümüzü unutmadık Allah izin verirse yakın bir zamanda onlarla beraber bir toplantı yapacağız. Okulumuzu tercih eden ilk 25 kişiye vaatlerimiz vardı. Onu da yerine getireceğiz. Eğitime verilen katkı çok önemlidir. Vakfıkebir’in ekonomik olarak önünü açacak düşüncesi gerçekleştiği zaman sürprizlerle dolu, bu ilçenin insanları geleceğe daha güvenli olarak bakacak. Uyum çok önemli ki uyum olduktan sonra ilçe kazanır. Siyasi çekişme olduğu müddetçe ilçeler kaybetmeye mahkûmdur. Eğitim için bu ilçe için el ele veren ilçe başkanımız ve belediye başkanımız kutluyorum. Onlara güveniyorum” dedi.

Yorum Yazın

Güvenlik Kodu : 4985

Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar