“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” nedeniyle Vakfıkebir İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Özel Öğretim öğrencileri tarafından program düzenlendi.
Vakfıkebir Fen Lisesi Konferans Salonunda yapılan program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra, Öğretmen Ezgi Kılıç günün anlamına binaen yaptığı konuşmasında; günlük yaşamımızda engelli bireyleri çoğumuz görmüşüzdür. Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyen, kimi zaman söylemek istediğini işaretle anlatmaya çalışanlar, kimi zamanda tekerlekli sandalye ile karşısına çıkan engelleri aşmaya çalışan bireyleri hep görmüşüzdür. Hatta bazı bireyler engelli olarak dünyaya gelmekte bazıları da sonradan başlarına gelen olaylarla engelli olmaktalar. Her ne şekilde olursa olsun bireyler engelli olarak yaşamını sürdüre bilmesi çok zordur. Onların çektiği sıkıntılar yetmezmiş gibi bazı kişilerin düşüncesiz ve sorumsuz davranışları onları kırmakta ve üzmektedir. Engelli bireylere karşı her zaman anlayışlı ve yardımsever olmalıyız. Engelli bireylerin hayatlarını zorlaştırma yerine kolaylaştırmalı ve onları topluma kandırmalıyız. Onlara elimizi uzatmalı, onları korumalı ve onlardan kaçmamalıyız. Kendimize “acaba eğitim görüyorlar mı? Diye sorular sormalıyız. Sosyal alanların düzenlenmesi, kendilerine uygun işlerin verilmesi, onların haklarının çiğnenmemesi gibi konularda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Biz göremeyenlere göz, duymayanlara kulak, yürüyemeyenlere ayak olmalıyız dedi.
Şiirlerin ardından Temeli ve Fadime’siyle, efesiyle, yörüğüyle yedi bölge folklor gösterisinin ardından müzik dinletisi, yönetmenliğini özel öğrenim öğretmeni İsmail Altuntaş’ın yaptığı ve bir öğrencinin hayallerinin gerçekleştiği “Artı 1” adlı kısa film gösterisinden sonra öğrencilerin mehteran gösterisiyle sona erdi.
Vakfıkebir Fen Lisesi Konferans Salonunda yapılan program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra, Öğretmen Ezgi Kılıç günün anlamına binaen yaptığı konuşmasında; günlük yaşamımızda engelli bireyleri çoğumuz görmüşüzdür. Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyen, kimi zaman söylemek istediğini işaretle anlatmaya çalışanlar, kimi zamanda tekerlekli sandalye ile karşısına çıkan engelleri aşmaya çalışan bireyleri hep görmüşüzdür. Hatta bazı bireyler engelli olarak dünyaya gelmekte bazıları da sonradan başlarına gelen olaylarla engelli olmaktalar. Her ne şekilde olursa olsun bireyler engelli olarak yaşamını sürdüre bilmesi çok zordur. Onların çektiği sıkıntılar yetmezmiş gibi bazı kişilerin düşüncesiz ve sorumsuz davranışları onları kırmakta ve üzmektedir. Engelli bireylere karşı her zaman anlayışlı ve yardımsever olmalıyız. Engelli bireylerin hayatlarını zorlaştırma yerine kolaylaştırmalı ve onları topluma kandırmalıyız. Onlara elimizi uzatmalı, onları korumalı ve onlardan kaçmamalıyız. Kendimize “acaba eğitim görüyorlar mı? Diye sorular sormalıyız. Sosyal alanların düzenlenmesi, kendilerine uygun işlerin verilmesi, onların haklarının çiğnenmemesi gibi konularda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Biz göremeyenlere göz, duymayanlara kulak, yürüyemeyenlere ayak olmalıyız dedi.
Şiirlerin ardından Temeli ve Fadime’siyle, efesiyle, yörüğüyle yedi bölge folklor gösterisinin ardından müzik dinletisi, yönetmenliğini özel öğrenim öğretmeni İsmail Altuntaş’ın yaptığı ve bir öğrencinin hayallerinin gerçekleştiği “Artı 1” adlı kısa film gösterisinden sonra öğrencilerin mehteran gösterisiyle sona erdi.