Hatırlarımsınız bilmem ama yıllar önce Vakfıkebirin etkinliği hem spor alanında hem de siyasi alanda ne kadar güçlü olduğunu.
Fazla değil yetmişli ve seksenli yılları kastediyorum.
İlçe olarak hem içerde hem de dışarıda müthiş bir Vakfıkebir lobisi vardı. Ve ne hikmetse bu lobiciliğimiz her geçen gün dibe vurdu.
Bahsettiğimiz
yıllarda hatırlayanlar bilir eğer bir seçimde milletvekili seçilecek kişi
mutlaka ve mutlaka Vakfıkebirlilerle irtibat kurmak zorundaydı. Yoksa seçilme
sansı yoktu. Bunu bilerek ister istemez Vakfıkebirlilerle istişare kurmak
zorunda kalırdı.
Siyasi alanda böyleydi de spor
alanında farklımıydı?
Büyüklimansporun güçlü olduğu dönemlerde takımlarının alt yapısını
oluşturmak için bu bölgeden sporcuları kulüplerine kazandırmanın yollarını
ararlardı.
Günümüzde ise! Yerlerde
sürünüyoruz.
Bizler uyurken diğer ilçeler
lobiciliğini ve birlik beraberliklerini üst seviyede tutarak söz sahibi
oldular. Örnek mi istersiniz, Belediyeleri kapanma tehlikesiyle karşı karşıya
olan bir Çaykara gerçeği var önümüzde. İlçedeki nüfusu ile belediyeleri
kapanacak durumda olmalarına rağmen bırakın Trabzon siyasetini Türkiye siyasetine
yön verir durumdalar. Bunlar bizler için bir örnek olarak kalacak şeylerdir.
Asıl bizlerin yapması gereken bizler nasıl
olurda kendi ilçemizin, bölgenizin sesini yükseltirimin hesabını yapmalıyız.
Ona göre birlik ve beraberliğimizi en üst seviyeye taşımalıyız.
Şu anki dağılmışlık ve bölünmüşlüğümüzü düzeltmek için girişimlerin yapılması şart.
Bu dağılmışlığın nedeni bana göre birlik ve beraberliğin kendi çıkarlarına yenik düşmesidir. Bunu sağlamak için fazla mesaiye de gerek yok aslında akil ve önder insanların bir an önce harekete geçerek bu dinanizmi aktif hale getirmeleri gerekir.
Ama bunda akil insanlarımızın ve kanaat önderi olarak düşünülen kişilerin çabasıyla olacak olduğu da bir gerçek.
Eğer kendini kanaat önderi olarak ya da akil insanlar olarak değerlendiren bu insanlarımız bu işe hevesli ya da kendilerini görevli saymıyorsalar gençlerimize müsaade etmeleri ve gençlerin önünü açmaları şart.
Bu beğenmediğiniz gençler bayrağı üst seviyelere taşımaya talip. Her an görev beliyorlar.
Evet, ya
harekete geçin ya da gençlerin önünü açın. Gençler sizlerden küçük bir kıvılcım
bekliyor.
Yeri gelmişken söyleyelim gençler
sizlere saygısızlık etmek istemiyor. Ama yapacaklarını bildikleri için küçükte
olsa saygı ve destek bekliyor.