Vakfıkebirde Esnaf Diyanet çekişmesi büyüyor
Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve
Otomobilciler Odası ile Esnaf Sanatkârlar ve Kefalet Kredi Kooperatifi
tarafından düzenlenen ortak basın açıklamasında Vakfıkebir Müftüsü Hüseyin
Köksal ve Diyanet Vakfı tarafından bazı gerçeklerin kamuoyundan gizlenmeye
çalışıldığına vurgu yapıldı. Esnaf odaları adına açıklama yapan Vakfıkebir
Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Allah Resulünün ümmetine
cennete gidebilme konusunda 6 şey önerdiğini ifade ederek Konuştuğunuz zaman doğru konuşun, söz
verdiğiniz zaman sözünüzü yerine getirin, emanete hıyanetlik yapmayın, apış
aranızı koruyun, gözlerinizi harama kapayın ve ellerinizi haramdan uzak tutun
şeklindeki Hadis- i Şeriflerine işaret etti.
Başkan Kadem Sağlam,
Konuşulduğu zaman doğru konuşulmasını, söz verildiği zaman sözün yerine
getirilmesini savunan Sağlam, Öyleyse ne konuştuğumuza dikkat etmemiz lazım. Fiskomarın
Yavuz Selim camiinin altında açılma olayını Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar
Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifi ve bir takım esnaf arkadaşlarımızla değerlendirdiğimizde Yavuz
Selim Camiinin altının Vakfıkebirli insanlar tarafından Allah Rızası için
yaptırıldığına işaret ettik. Yoğunlaşan büyük marketler nedeniyle buradaki
esnafımızın zor durumda kalacağını da dikkate alarak, aynı doğrultuda da Yavuz
Selim Camiinin altının Diyanet Vakfının mülkiyetinde olması hasebiyle onların
da kiraya verme düşüncelerini değerlendirerek buraya talip olan
arkadaşlarımızdan bir tanesi ile Diyanet Vakfına gittik ve müracaat
dilekçesini verdik. Ancak bir netice alamadık. Süreç devam ederken burayı, hiç
de hoş olmayan ve imalathane olarak bir esnafımıza vermek istemişler,
belediyemiz de bu işe müsaade etmemiş. Ancak Diyanet Vakfının, yani bu
milletin Allah Rızası için yaptırmış olduğu bir caminin altındaki bir yerin
değerlendirilmesi de öncelikle ticaretle uğraşan esnafımıza düşerdi. Bu esnafın
temsilcisi de Esnaf ve Sanatkârlar Odası olduğuna göre, oda olarak gerekli
hassasiyeti gösterdik; Diyanet Vakfı yöneticilerine de, İlçe Müftüsü Sayın
Hüseyin Köksala da bu konuda müracaat ettik ve kendilerinden bölgede bir ilk
olan Ahilik Haftası etkinliklerimiz nedeniyle 25 Eylül 2014 tarihine kadar
müsaade istedik, esnafımızın ilkelerinin buradan geldiğini söyledik. Kendilerini
asla yüz üstü bırakmayacağımızı makamında ifade ettik. Kendileri de,
karşılarında böyle bir muhatap bulmaktan memnun olduklarını söylediler.
İnan gereği
müftülerin söylediklerine kesinlikle inanıldığına vurgu yapan Sağlam , Yalnız
bu zaman zarfı içersinde sokaktan duyduğumuz dedikodular, Yavuz Selim Camiinin
altındaki Diyanet Vakfına ait olan alanın Fiskomara verilmiş olduğu yolunda
olunca 14 Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptık. Buna karşılık Sayın
Köksal cevaben, Şu anda esnafımızdan biri çıkıp ben burayı 20 bin liraya
kiralıyorum dese hemen veririm şeklinde konuşunca 25- 30 arkadaşımızla
birlikte yanımıza 20 bin lira alarak Köksalın makamına gittik. Esnaf ve Sanatkârlar
Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi
başkanlarıyla gittik ve parayı getirdiğimizi söyledik. Bu sefer de bir usul
hatası yaptığını söylediler ve 23 bin liraya verdik, 23 bin 500 verirlerse
veririz dediler, bunu da kabul ettik, caminin dışarısı ile oynanamayacağı
yolundaki önceki ifadesini hatırlattık kendilerine. Bütün bu gelişmelerden
sonra Sayın Müftü 20 Ekim 2014 günlü Karadenizde İstikbal Gazetesine özel bir
demeç vererek sanki bütün bunlar olmamış gibi, amaçlarının birilerini karalamak
değil, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için açıklama yaptığını söylüyor. Ortada
bir bilgi kirliliği yok. Ortada bir iş kirliliği var. Bir müftünün söylediğinin
muğlâk mı, mutlak mı, efendim kayıt altında mı, değil mi diye asla düşünmememiz
gerekiyordu. Biz inancımız gereği böyle bakarız olaya, müftü bir şey
söylemişse. Bizde söz bir kere söylenir, ağızdan söylenir, karşılığında
durulur. İşte Resulullahın hadisi de burada. O gün öyle söyledim, arkasında
anlaşma yoktu, bugün böyle söyledim. Sayın müftü senin o gün öyle, bugün böyle
demeye senin değil, bir yeri temsil eden hiç kimsenin hakkı yoktur. Hatta bir
Müslümanın hakkı yoktur. Böyle bir şey yok. Dün başka söyledim, bugün başka
söylüyorum. Dün bir hata yaptıysa Sayın Müftüden şunu beklerdik: Ben böyle bir
hata ettim, böyle bir yanlış yaptım, bu yanlıştan dönmek için de bu milletten
özür diliyorum. Ama Sayın müftü bunu demedi, sanki haklıymış gibi, sanki para
veren yokmuş gibi, Ona gidilmemiş gibi konuşuyor beyanatında ve biz bunu
üzülerek izliyoruz dedi.
Vakfıkebir
Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Fiskobirlik Yönetim Kurulu
Başkanının da Diyanet Vakfının yönetiminde olduğunun altını çizerek, Ama
bunlardan öte karşılaştığımız farklı konular da var. Şimdi ise bunları
açıklamak durumundayım. Biz talep ettiğimiz zaman bize, o binanın dış
çevresinde hiçbir zaman tadilat yapılamayacağı söylendi. Biz de Ona
dışarısının kırıldığını söyledik ki; kırıldı. Ya o gün yalan konuştular bize,
ya kırılırken müdahale etmediler. Eğer kırılamayacaksa bize neden öyle
söylendi? Demek ki o konuda farklı bir kirli iş oldu? Sayın müftü bize veririm
dedi; gittik vermedi, sonra da Diyanet Vakfının yönetimini topladı. Bu noktada
şu var. Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Diyanet Vakfının
yönetim kurulu üyesi. Peki, biz 23ü bugün veriyoruz; alamıyoruz. Yirmi verene
veririm diyor, ama bunları konuşmamızın arasından 20 gün geçtikten sonra orası
açılıyor. İçerisi kırılmış, dışarısı kırılmış. Şimdi burada bilgi kirliliği mi
var, yoksa iş kirliliği mi var? Sayın müftü bunların hesabını vermek
zorundadır, bunların cevabını da vermek zorundadır. Fiskobirlik Yönetin Kurulu
Başkanı, Diyanet Vakfının yönetim kurulu üyesi. Diğer yönetim kurulu üyelerinin
birçoğu da memurun olduğuna göre; siz kendi aranızda birbirinizden habersiz bu
işleri yaptığınızı bir orada ispat ettik. Çünkü birçoğunuz yaptığınız işlerden
haberiniz olmadığını söylüyor. Ancak bu arada ne yapıldıysa, ne konuşulduysa,
bunlar bilgi kirliliğinin ortadan giderilmesi için net bir şekilde bu topluma
anlatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu toplum, hayırsever bir toplumdur. Bu
esnaf, Ahilik Kültüründen yetişmiş esnaftır. Milli ve manevi değerleri
doğrultusunda ticaret yapan bir esnaftır. Onun neticesinde birileri bizi
hayırımızdan asla alıkoyamayacaktır ama onların üzerindeki bu şaibe de ömür
boyu üzerlerinde kalacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle bunların en kısa zamanda Diyanet
Vakfı Yönetimi ve İlçe Müftüsü tarafından kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına
açıklanmasını talep ediyorum şeklinde konuştu.
Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve
Otomobilciler Odası ile Esnaf Sanatkârlar ve Kefalet Kredi Kooperatifi
tarafından düzenlenen ortak basın açıklamasında Vakfıkebir Müftüsü Hüseyin
Köksal ve Diyanet Vakfı tarafından bazı gerçeklerin kamuoyundan gizlenmeye
çalışıldığına vurgu yapıldı. Esnaf odaları adına açıklama yapan Vakfıkebir
Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Allah Resulünün ümmetine
cennete gidebilme konusunda 6 şey önerdiğini ifade ederek Konuştuğunuz zaman doğru konuşun, söz
verdiğiniz zaman sözünüzü yerine getirin, emanete hıyanetlik yapmayın, apış
aranızı koruyun, gözlerinizi harama kapayın ve ellerinizi haramdan uzak tutun
şeklindeki Hadis- i Şeriflerine işaret etti.
Başkan Kadem Sağlam,
Konuşulduğu zaman doğru konuşulmasını, söz verildiği zaman sözün yerine
getirilmesini savunan Sağlam, Öyleyse ne konuştuğumuza dikkat etmemiz lazım. Fiskomarın
Yavuz Selim camiinin altında açılma olayını Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar
Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifi ve bir takım esnaf arkadaşlarımızla değerlendirdiğimizde Yavuz
Selim Camiinin altının Vakfıkebirli insanlar tarafından Allah Rızası için
yaptırıldığına işaret ettik. Yoğunlaşan büyük marketler nedeniyle buradaki
esnafımızın zor durumda kalacağını da dikkate alarak, aynı doğrultuda da Yavuz
Selim Camiinin altının Diyanet Vakfının mülkiyetinde olması hasebiyle onların
da kiraya verme düşüncelerini değerlendirerek buraya talip olan
arkadaşlarımızdan bir tanesi ile Diyanet Vakfına gittik ve müracaat
dilekçesini verdik. Ancak bir netice alamadık. Süreç devam ederken burayı, hiç
de hoş olmayan ve imalathane olarak bir esnafımıza vermek istemişler,
belediyemiz de bu işe müsaade etmemiş. Ancak Diyanet Vakfının, yani bu
milletin Allah Rızası için yaptırmış olduğu bir caminin altındaki bir yerin
değerlendirilmesi de öncelikle ticaretle uğraşan esnafımıza düşerdi. Bu esnafın
temsilcisi de Esnaf ve Sanatkârlar Odası olduğuna göre, oda olarak gerekli
hassasiyeti gösterdik; Diyanet Vakfı yöneticilerine de, İlçe Müftüsü Sayın
Hüseyin Köksala da bu konuda müracaat ettik ve kendilerinden bölgede bir ilk
olan Ahilik Haftası etkinliklerimiz nedeniyle 25 Eylül 2014 tarihine kadar
müsaade istedik, esnafımızın ilkelerinin buradan geldiğini söyledik. Kendilerini
asla yüz üstü bırakmayacağımızı makamında ifade ettik. Kendileri de,
karşılarında böyle bir muhatap bulmaktan memnun olduklarını söylediler.
İnan gereği
müftülerin söylediklerine kesinlikle inanıldığına vurgu yapan Sağlam , Yalnız
bu zaman zarfı içersinde sokaktan duyduğumuz dedikodular, Yavuz Selim Camiinin
altındaki Diyanet Vakfına ait olan alanın Fiskomara verilmiş olduğu yolunda
olunca 14 Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptık. Buna karşılık Sayın
Köksal cevaben, Şu anda esnafımızdan biri çıkıp ben burayı 20 bin liraya
kiralıyorum dese hemen veririm şeklinde konuşunca 25- 30 arkadaşımızla
birlikte yanımıza 20 bin lira alarak Köksalın makamına gittik. Esnaf ve Sanatkârlar
Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi
başkanlarıyla gittik ve parayı getirdiğimizi söyledik. Bu sefer de bir usul
hatası yaptığını söylediler ve 23 bin liraya verdik, 23 bin 500 verirlerse
veririz dediler, bunu da kabul ettik, caminin dışarısı ile oynanamayacağı
yolundaki önceki ifadesini hatırlattık kendilerine. Bütün bu gelişmelerden
sonra Sayın Müftü 20 Ekim 2014 günlü Karadenizde İstikbal Gazetesine özel bir
demeç vererek sanki bütün bunlar olmamış gibi, amaçlarının birilerini karalamak
değil, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için açıklama yaptığını söylüyor. Ortada
bir bilgi kirliliği yok. Ortada bir iş kirliliği var. Bir müftünün söylediğinin
muğlâk mı, mutlak mı, efendim kayıt altında mı, değil mi diye asla düşünmememiz
gerekiyordu. Biz inancımız gereği böyle bakarız olaya, müftü bir şey
söylemişse. Bizde söz bir kere söylenir, ağızdan söylenir, karşılığında
durulur. İşte Resulullahın hadisi de burada. O gün öyle söyledim, arkasında
anlaşma yoktu, bugün böyle söyledim. Sayın müftü senin o gün öyle, bugün böyle
demeye senin değil, bir yeri temsil eden hiç kimsenin hakkı yoktur. Hatta bir
Müslümanın hakkı yoktur. Böyle bir şey yok. Dün başka söyledim, bugün başka
söylüyorum. Dün bir hata yaptıysa Sayın Müftüden şunu beklerdik: Ben böyle bir
hata ettim, böyle bir yanlış yaptım, bu yanlıştan dönmek için de bu milletten
özür diliyorum. Ama Sayın müftü bunu demedi, sanki haklıymış gibi, sanki para
veren yokmuş gibi, Ona gidilmemiş gibi konuşuyor beyanatında ve biz bunu
üzülerek izliyoruz dedi.
Vakfıkebir
Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Fiskobirlik Yönetim Kurulu
Başkanının da Diyanet Vakfının yönetiminde olduğunun altını çizerek, Ama
bunlardan öte karşılaştığımız farklı konular da var. Şimdi ise bunları
açıklamak durumundayım. Biz talep ettiğimiz zaman bize, o binanın dış
çevresinde hiçbir zaman tadilat yapılamayacağı söylendi. Biz de Ona
dışarısının kırıldığını söyledik ki; kırıldı. Ya o gün yalan konuştular bize,
ya kırılırken müdahale etmediler. Eğer kırılamayacaksa bize neden öyle
söylendi? Demek ki o konuda farklı bir kirli iş oldu? Sayın müftü bize veririm
dedi; gittik vermedi, sonra da Diyanet Vakfının yönetimini topladı. Bu noktada
şu var. Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Diyanet Vakfının
yönetim kurulu üyesi. Peki, biz 23ü bugün veriyoruz; alamıyoruz. Yirmi verene
veririm diyor, ama bunları konuşmamızın arasından 20 gün geçtikten sonra orası
açılıyor. İçerisi kırılmış, dışarısı kırılmış. Şimdi burada bilgi kirliliği mi
var, yoksa iş kirliliği mi var? Sayın müftü bunların hesabını vermek
zorundadır, bunların cevabını da vermek zorundadır. Fiskobirlik Yönetin Kurulu
Başkanı, Diyanet Vakfının yönetim kurulu üyesi. Diğer yönetim kurulu üyelerinin
birçoğu da memurun olduğuna göre; siz kendi aranızda birbirinizden habersiz bu
işleri yaptığınızı bir orada ispat ettik. Çünkü birçoğunuz yaptığınız işlerden
haberiniz olmadığını söylüyor. Ancak bu arada ne yapıldıysa, ne konuşulduysa,
bunlar bilgi kirliliğinin ortadan giderilmesi için net bir şekilde bu topluma
anlatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu toplum, hayırsever bir toplumdur. Bu
esnaf, Ahilik Kültüründen yetişmiş esnaftır. Milli ve manevi değerleri
doğrultusunda ticaret yapan bir esnaftır. Onun neticesinde birileri bizi
hayırımızdan asla alıkoyamayacaktır ama onların üzerindeki bu şaibe de ömür
boyu üzerlerinde kalacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle bunların en kısa zamanda Diyanet
Vakfı Yönetimi ve İlçe Müftüsü tarafından kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına
açıklanmasını talep ediyorum şeklinde konuştu.