“ORTADA BİLGİ KİRLİLİĞİ DEĞİL İŞ KİRLİLİĞİ VAR” | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. GÜNCEL
“ORTADA BİLGİ KİRLİLİĞİ DEĞİL İŞ KİRLİLİĞİ VAR”
GÜNCEL
24.10.2014 09:33:37
1200
A
“ORTADA BİLGİ KİRLİLİĞİ DEĞİL İŞ KİRLİLİĞİ VAR”
Vakfıkebir’de Esnaf Diyanet çekişmesi büyüyor
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf Sanatkârlar ve Kefalet Kredi Kooperatifi tarafından düzenlenen ortak basın açıklamasında Vakfıkebir Müftüsü Hüseyin Köksal ve Diyanet Vakfı tarafından bazı gerçeklerin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığına vurgu yapıldı. Esnaf odaları adına açıklama yapan Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Allah Resulü’nün ümmetine cennete gidebilme konusunda 6 şey önerdiğini ifade ederek  ‘Konuştuğunuz zaman doğru konuşun, söz verdiğiniz zaman sözünüzü yerine getirin, emanete hıyanetlik yapmayın, apış aranızı koruyun, gözlerinizi harama kapayın ve ellerinizi haramdan uzak tutun” şeklindeki Hadis- i Şeriflerine işaret etti.  

         Başkan Kadem Sağlam, “Konuşulduğu zaman doğru konuşulmasını, söz verildiği zaman sözün yerine getirilmesini savunan Sağlam, “Öyleyse ne konuştuğumuza dikkat etmemiz lazım. Fiskomar’ın Yavuz Selim camii’nin altında açılma olayını Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ve bir takım esnaf arkadaşlarımızla değerlendirdiğimizde Yavuz Selim Camii’nin altının Vakfıkebirli insanlar tarafından Allah Rızası için yaptırıldığına işaret ettik. Yoğunlaşan büyük marketler nedeniyle buradaki esnafımızın zor durumda kalacağını da dikkate alarak, aynı doğrultuda da Yavuz Selim Camii’nin altının Diyanet Vakfı’nın mülkiyetinde olması hasebiyle onların da kiraya verme düşüncelerini değerlendirerek buraya talip olan arkadaşlarımızdan bir tanesi ile Diyanet Vakfı’na gittik ve müracaat dilekçesini verdik. Ancak bir netice alamadık. Süreç devam ederken burayı, hiç de hoş olmayan ve imalathane olarak bir esnafımıza vermek istemişler, belediyemiz de bu işe müsaade etmemiş. Ancak Diyanet Vakfı’nın, yani bu milletin Allah Rızası için yaptırmış olduğu bir caminin altındaki bir yerin değerlendirilmesi de öncelikle ticaretle uğraşan esnafımıza düşerdi. Bu esnafın temsilcisi de Esnaf ve Sanatkârlar Odası olduğuna göre, oda olarak gerekli hassasiyeti gösterdik; Diyanet Vakfı yöneticilerine de, İlçe Müftüsü Sayın Hüseyin Köksal’a da bu konuda müracaat ettik ve kendilerinden bölgede bir ilk olan Ahilik Haftası etkinliklerimiz nedeniyle 25 Eylül 2014 tarihine kadar müsaade istedik, esnafımızın ilkelerinin buradan geldiğini söyledik. Kendilerini asla yüz üstü bırakmayacağımızı makamında ifade ettik. Kendileri de, karşılarında böyle bir muhatap bulmaktan memnun olduklarını söylediler.

         İnan gereği müftülerin söylediklerine kesinlikle inanıldığına vurgu yapan Sağlam , “Yalnız bu zaman zarfı içersinde sokaktan duyduğumuz dedikodular, Yavuz Selim Camii’nin altındaki Diyanet Vakfı’na ait olan alanın Fiskomar’a verilmiş olduğu yolunda olunca 14 Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptık. Buna karşılık Sayın Köksal cevaben, “Şu anda esnafımızdan biri çıkıp ben burayı 20 bin liraya kiralıyorum dese hemen veririm” şeklinde konuşunca 25- 30 arkadaşımızla birlikte yanımıza 20 bin lira alarak Köksal’ın makamına gittik. Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi başkanlarıyla gittik ve parayı getirdiğimizi söyledik. Bu sefer de bir usul hatası yaptığını söylediler ve “23 bin liraya verdik, 23 bin 500 verirlerse veririz” dediler, bunu da kabul ettik, caminin dışarısı ile oynanamayacağı yolundaki önceki ifadesini hatırlattık kendilerine. Bütün bu gelişmelerden sonra Sayın Müftü 20 Ekim 2014 günlü Karadeniz’de İstikbal Gazetesi’ne özel bir demeç vererek sanki bütün bunlar olmamış gibi, amaçlarının birilerini karalamak değil, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için açıklama yaptığını söylüyor. Ortada bir bilgi kirliliği yok. Ortada bir iş kirliliği var. Bir müftünün söylediğinin muğlâk mı, mutlak mı, efendim kayıt altında mı, değil mi diye asla düşünmememiz gerekiyordu. Biz inancımız gereği böyle bakarız olaya, müftü bir şey söylemişse. Bizde söz bir kere söylenir, ağızdan söylenir, karşılığında durulur. İşte Resulullah’ın hadisi de burada. O gün öyle söyledim, arkasında anlaşma yoktu, bugün böyle söyledim. Sayın müftü senin o gün öyle, bugün böyle demeye senin değil, bir yeri temsil eden hiç kimsenin hakkı yoktur. Hatta bir Müslüman’ın hakkı yoktur. Böyle bir şey yok. Dün başka söyledim, bugün başka söylüyorum. Dün bir hata yaptıysa Sayın Müftüden şunu beklerdik: “Ben böyle bir hata ettim, böyle bir yanlış yaptım, bu yanlıştan dönmek için de bu milletten özür diliyorum”. Ama Sayın müftü bunu demedi, sanki haklıymış gibi, sanki para veren yokmuş gibi, O’na gidilmemiş gibi konuşuyor beyanatında ve biz bunu üzülerek izliyoruz” dedi.

           Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Kadem Sağlam, Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanının da Diyanet Vakfı’nın yönetiminde olduğunun altını çizerek, “Ama bunlardan öte karşılaştığımız farklı konular da var. Şimdi ise bunları açıklamak durumundayım. Biz talep ettiğimiz zaman bize, o binanın dış çevresinde hiçbir zaman tadilat yapılamayacağı söylendi. Biz de O’na dışarısının kırıldığını söyledik ki; kırıldı. Ya o gün yalan konuştular bize, ya kırılırken müdahale etmediler. Eğer kırılamayacaksa bize neden öyle söylendi? Demek ki o konuda farklı bir kirli iş oldu? Sayın müftü bize veririm dedi; gittik vermedi, sonra da Diyanet Vakfı’nın yönetimini topladı. Bu noktada şu var. Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Diyanet Vakfı’nın yönetim kurulu üyesi. Peki, biz 23’ü bugün veriyoruz; alamıyoruz. Yirmi verene veririm diyor, ama bunları konuşmamızın arasından 20 gün geçtikten sonra orası açılıyor. İçerisi kırılmış, dışarısı kırılmış. Şimdi burada bilgi kirliliği mi var, yoksa iş kirliliği mi var? Sayın müftü bunların hesabını vermek zorundadır, bunların cevabını da vermek zorundadır. Fiskobirlik Yönetin Kurulu Başkanı, Diyanet Vakfı’nın yönetim kurulu üyesi. Diğer yönetim kurulu üyelerinin birçoğu da memurun olduğuna göre; siz kendi aranızda birbirinizden habersiz bu işleri yaptığınızı bir orada ispat ettik. Çünkü birçoğunuz yaptığınız işlerden haberiniz olmadığını söylüyor. Ancak bu arada ne yapıldıysa, ne konuşulduysa, bunlar bilgi kirliliğinin ortadan giderilmesi için net bir şekilde bu topluma anlatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu toplum, hayırsever bir toplumdur. Bu esnaf, ‘Ahilik Kültürü’nden yetişmiş esnaftır. Milli ve manevi değerleri doğrultusunda ticaret yapan bir esnaftır. Onun neticesinde birileri bizi hayırımızdan asla alıkoyamayacaktır ama onların üzerindeki bu şaibe de ömür boyu üzerlerinde kalacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle bunların en kısa zamanda Diyanet Vakfı Yönetimi ve İlçe Müftüsü tarafından kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açıklanmasını talep ediyorum” şeklinde konuştu. 

Yorum Yazın

Güvenlik Kodu : 3316

Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar