Recep ayının da ilk cuma gecesi yani bu gece Allahın
mağfiretinin, engin lütuf ve kereminin üzerimize sağanak sağanak yağdığı bir
rağbet gecesidir.
İstek, arzu ve beğenmedir. İnsan rağbet ettiği
değerlere göre rağbet görür. Regaib Kandili ise her türlü arzu ve
isteklerimizi, emel ve tutkularımızı, rağbetlerimizi iyiye, doğruya, güzele,
faydalı olana, hakka ve hakikate; regaibimizi Rabbimize yöneltme, bütün
işlerimizi Onun rızasına uygun hâle getirme çabasıdır.
Rağbetimiz başkaca hiç bir şeye
değil, sadece Ona olsun ki, her gecemiz Regaip olsun.
Regaib, Arapça bir kelimedir ve "reğa-be"
kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi
istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek
demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan
bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir.
Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da
"reğâib" dir.
Receb ayının ilk Cuma gecesine Regaib gecesi denir.
Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi
kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor.
Allahü teâlâ (c.c) bu gecede, Müminlere, ragibetler (ihsanlar, ikramlar) yapar.
Bu geceye hürmet edenleri affeder. Regaib gecesi'nde yapılan dua kabul olur,
namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir.
İslam âleminin heyecanla beklediği mübarek üç aylar,
Regaip Kandili ile taçlanacak. Regaib Kandili'nde neler yapılmalı, bu mübarek
gece nasıl değerlendirilmeli?
Bu gece neler yapabiliriz:
* Kur'ânı
Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri
verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli,
kuvvetlendirilmeli.
* Peygamber
Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli; O'nun şefaatini ümit edip,
ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
* Kaza,
nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da
ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan
şuuruyla ihya edilmeli.
* Tefekkürde
bulunulmalı; Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden
istekleri nelerdir gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin
düşüncelere girmeli.
* Geçmişin
muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı
çizilmeli.
* Günahlara
samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat
bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
* Bol bol
zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
* Mü'minlerle
helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
* Küs ve
dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
* Kişi
kendine ve diğer Mü'min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
* Üzerimizde
hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine
getirilmeli.
* Yoksul,
kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi,
şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
* O gece ile
ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya
cemaaten okunmalı.
* Dini
toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va'z ü nasihat dinlenmeli;
* Kandil
gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
* Sahabe,
ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî
iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı.
* Vefat etmiş
yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli;
iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
* Hayattaki
manevî büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın
kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut email çekerek tebrik
edilmeli; duaları istenmeli.
* Bu kandil
gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı
Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v)' ın Ramazan
ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç
tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.
Bir de bu
ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi
dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl,
gürül gürül döküldüğü ay demektir... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de
böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler;
o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü
ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Arifler ve
din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır.
Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün
ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır,
yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına
hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.
Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır."
demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ
etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek
hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.
Asrı Saadet büyüklerinden bir büyük anlatıyordu:
Mukatil Allah Ondan Razı Olsun mukaddes üç ayların
önemini anlatma edabında şöyle buyuruyordu.
Sema'nın Yedinci Katında Kaf dağı şeklinde bir yer vardır. Burası
gümüş gibi beyaz bir alan. Yeryüzünden yedi kere daha büyüktür. Tıklım tıklım
meleklerle dolu. O kadar ki, bir iğne düşşe şüphesiz ki meleklerden birine
saplanır.
Her birinin elinde "La İlahe illallah,
Muhammeden Resülullah yani ( Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed aleyhisselam
S.A.V onun kulu ve elçisidir)" yazılı bir sancak olduğu halde bütün
melekler, Recep ayının her cuma gecesi toplanır ve ümmeti Muhammed'in kurtuluşu
için yalvarıp yakarırlar. Ve şöyle dua ederler: " Ey Rabbimiz!.. Muhammed
Ümmetine rahmet et onları azaba çarpma" Böylece, sabaha kadar dua ve
istiğfar ederler.
Bunun üzerine Yüce Allah (c.c.) meleklerine şöyle
seslenir:
Ey meleklerim! Ululuk ve yüceliğim hakkı için
Muhammed ümmetini affettim."
Yarabbi Nasıl Recep Şaban ve Ramazan Aylarını
mukaddes kılmışsan öylece o aylara layık amellerle geçirmeyi nasip eyle.
Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da
mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle
irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Ramazan ayının muhteşemliğinin öneminide Hz
peygamberimizin S.a.v hadisi ile anlaşılıyor.
Peygamberimiz (s.a.v) Buyurur ki...
Ramazan Ayının İlk On Günü Rahmet Daha Sonraki On
Günü Mağfiret, Son On Günü de Cehennemden Kurtuluş Günleridir.