AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın bütçe görüşmeleri sırasında Trabzon'daki orman köylülerinin önemli bir sorununu dile getirerek çözüm bulunmasını istedi.
Trabzon
Milletvekili Avukat Salih Cora, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda yaptığı
konuşmalarla vatandaşların problemlerinde çözüm aramaya devam ediyor. Son
olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın bütçe görüşmeleri sırasında söz
alarak bir konuşma yapan Cora, Trabzon'da orman köylülerinin kendisine seçim
sürecinde ilettiği sorunları aktardı ve çözüm önerileri sundu. Sözlerine,
Karadeniz Bölgesinde ve bilhassa Trabzon ilimizdeki önemli bir sorunu
sizlerle paylaşmak istiyorum. diyerek başlayan Salih Cora, 2003 yılında 6831
sayılı Orman Kanununun 1inci maddesinde yapılan değişiklikle kızılağaç ve
aşılı kestanelerin aynı maddenin (h) fıkrasına sokularak böylece
kızılağaçlıklar ve aşılı kestanelikler orman ağacı kapsamından çıkarılarak
meyveli ağaç kapsamına alınmıştı. Yine, Orman Kanununun 116ncı maddesiyle bu
ağaçların kesimine müsaade edilmişti bu yasal düzenlemeyle. Ancak, o dönemde bu
yasal düzenleme Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine
gönderilmiş, Anayasa Mahkemesinin 17/03/2004 tarih, 2003/100 esas ve 2004/33
sayılı Kararıyla orman sınırlarında daraltma yapılamayacağı Anayasanın 2, 35,
44 ve 169uncu maddelerine aykırı bir düzenleme olduğu gerekçesiyle iptal
edilmişti. Bu kararın üzerinden on yıl geçmiş olması yeniden bir yasal
düzenleme yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Bizim bölgemizdeki seçim döneminde en çok
rastladığımız sorunlardan bir tanesi budur. Kızılağaçların orman ağacı
olmadığı bilimsel olarak saptanmıştır. Bu tür ağaçlar sadece aynı ekosistem
içerisinde yer alan ancak daha çok tarım arazilerinde yetişen bir ağaç türüdür.
Yine, bu ağaçların bölgedeki varlığı ve kullanılmasına müsaade edilmesi
açısından gerçek ormanların da tahrip edilmesi engellenecektir. dedi. Vatandaş
ile devletin mevcut yasal düzenleme ile karşı karşıya geldiğini belirten Cora
sözlerini şöyle sürdürdü: Bu düzenlemede bu ağaçlardan faydalanmanın
düzenlenmemiş olmasıyla kuruyan kestane ağaçlarına ve kesimlik çağa gelmiş
kızılağaçlara ne devlet ne de vatandaşın müdahale etmesi mümkün olmamaktadır.
Aslında devletin hükmi şahsiyeti altında görülüp binlerce hektar bu şekilde
atıl kalmaktadır. Bir yerin ağaç ve ağaçlıklarla örtülü olması o yerin orman
rejimi içerisinde yer alması için yeterli değildir. Olayı toprak yapısı
yönünden değerlendirdiğimizde kızılağaçların orman arazisinde değil, daha sulak
tarım arazilerinde yetiştiği bilinen bir gerçektir. Benim özellikle seçim
bölgem olan Tonya, Şalpazarı, Beşikdüzü ve civarındaki ilçeler iç göçün en çok
yaşandığı yerlerdir. Buralarda göç nedeniyle terk edilen arazilerde, özellikle
sulak bölgelerde bu tür ağaçlar kendiliğinden çok hızlı ve süratli bir şekilde
büyümekte ve orman görüntüsü oluşturmaktadır. Bu nedenle, bu ağaçların
yetiştiği bölgelerde şöyle bir sorun da oluşmaktadır. Vatandaş şöyle düşünüyor:
Bu yerler orman olup elimizden ileride alınacaktır. düşüncesiyle bu ağaçları
henüz faydalanma aşamasından gelmeden kesilmesi, o sahaların tahrip edilmesi de
söz konusu olmaktadır. Kestane ve kızılağaçların kavak ağaçlarından
faydalanıldığı gibi faydalanılması gerektiğinin altını çizen Salih Cora,
Bugün kavak ağacının durumu ortadadır, kavak ağaçlarının kat ettiği mesafeyi
hepimiz biliyoruz. Sebebi, bu şekilde, kavak ağaçlarından faydalanılması
sonucunda kavaktan çok daha kıymetli türler olan kestane ve kızılağacın da özel
olarak aynı statüde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasa değişikliği yapılması
gerekiyor bu konuda. Bu şekilde, 100 binlerce kızılağaç ekili alan ekonomiye
kazandırılarak kestane ve kızılağaç özel ağaçlandırmaları ivme kazanacak, bunun
yanında toprak ve su rejimi açısından toprak muhafaza karakteri taşıyan
binlerce hektar alan orman rejimine dâhil edilmiş olacaktır. Orman alanlarında
da bir daraltma da söz konusu olmayacak. Bize göre, bu yapılacak düzenleme bu
ağaçlardan faydalanmayı getirecek, kolaylıkla orman alanlarımızın bu
serbestîyle beraber daha da artacağına inanmaktayım. dedi.
Trabzon
Milletvekili Avukat Salih Cora, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda yaptığı
konuşmalarla vatandaşların problemlerinde çözüm aramaya devam ediyor. Son
olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın bütçe görüşmeleri sırasında söz
alarak bir konuşma yapan Cora, Trabzon'da orman köylülerinin kendisine seçim
sürecinde ilettiği sorunları aktardı ve çözüm önerileri sundu. Sözlerine,
Karadeniz Bölgesinde ve bilhassa Trabzon ilimizdeki önemli bir sorunu
sizlerle paylaşmak istiyorum. diyerek başlayan Salih Cora, 2003 yılında 6831
sayılı Orman Kanununun 1inci maddesinde yapılan değişiklikle kızılağaç ve
aşılı kestanelerin aynı maddenin (h) fıkrasına sokularak böylece
kızılağaçlıklar ve aşılı kestanelikler orman ağacı kapsamından çıkarılarak
meyveli ağaç kapsamına alınmıştı. Yine, Orman Kanununun 116ncı maddesiyle bu
ağaçların kesimine müsaade edilmişti bu yasal düzenlemeyle. Ancak, o dönemde bu
yasal düzenleme Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine
gönderilmiş, Anayasa Mahkemesinin 17/03/2004 tarih, 2003/100 esas ve 2004/33
sayılı Kararıyla orman sınırlarında daraltma yapılamayacağı Anayasanın 2, 35,
44 ve 169uncu maddelerine aykırı bir düzenleme olduğu gerekçesiyle iptal
edilmişti. Bu kararın üzerinden on yıl geçmiş olması yeniden bir yasal
düzenleme yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Bizim bölgemizdeki seçim döneminde en çok
rastladığımız sorunlardan bir tanesi budur. Kızılağaçların orman ağacı
olmadığı bilimsel olarak saptanmıştır. Bu tür ağaçlar sadece aynı ekosistem
içerisinde yer alan ancak daha çok tarım arazilerinde yetişen bir ağaç türüdür.
Yine, bu ağaçların bölgedeki varlığı ve kullanılmasına müsaade edilmesi
açısından gerçek ormanların da tahrip edilmesi engellenecektir. dedi. Vatandaş
ile devletin mevcut yasal düzenleme ile karşı karşıya geldiğini belirten Cora
sözlerini şöyle sürdürdü: Bu düzenlemede bu ağaçlardan faydalanmanın
düzenlenmemiş olmasıyla kuruyan kestane ağaçlarına ve kesimlik çağa gelmiş
kızılağaçlara ne devlet ne de vatandaşın müdahale etmesi mümkün olmamaktadır.
Aslında devletin hükmi şahsiyeti altında görülüp binlerce hektar bu şekilde
atıl kalmaktadır. Bir yerin ağaç ve ağaçlıklarla örtülü olması o yerin orman
rejimi içerisinde yer alması için yeterli değildir. Olayı toprak yapısı
yönünden değerlendirdiğimizde kızılağaçların orman arazisinde değil, daha sulak
tarım arazilerinde yetiştiği bilinen bir gerçektir. Benim özellikle seçim
bölgem olan Tonya, Şalpazarı, Beşikdüzü ve civarındaki ilçeler iç göçün en çok
yaşandığı yerlerdir. Buralarda göç nedeniyle terk edilen arazilerde, özellikle
sulak bölgelerde bu tür ağaçlar kendiliğinden çok hızlı ve süratli bir şekilde
büyümekte ve orman görüntüsü oluşturmaktadır. Bu nedenle, bu ağaçların
yetiştiği bölgelerde şöyle bir sorun da oluşmaktadır. Vatandaş şöyle düşünüyor:
Bu yerler orman olup elimizden ileride alınacaktır. düşüncesiyle bu ağaçları
henüz faydalanma aşamasından gelmeden kesilmesi, o sahaların tahrip edilmesi de
söz konusu olmaktadır. Kestane ve kızılağaçların kavak ağaçlarından
faydalanıldığı gibi faydalanılması gerektiğinin altını çizen Salih Cora,
Bugün kavak ağacının durumu ortadadır, kavak ağaçlarının kat ettiği mesafeyi
hepimiz biliyoruz. Sebebi, bu şekilde, kavak ağaçlarından faydalanılması
sonucunda kavaktan çok daha kıymetli türler olan kestane ve kızılağacın da özel
olarak aynı statüde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasa değişikliği yapılması
gerekiyor bu konuda. Bu şekilde, 100 binlerce kızılağaç ekili alan ekonomiye
kazandırılarak kestane ve kızılağaç özel ağaçlandırmaları ivme kazanacak, bunun
yanında toprak ve su rejimi açısından toprak muhafaza karakteri taşıyan
binlerce hektar alan orman rejimine dâhil edilmiş olacaktır. Orman alanlarında
da bir daraltma da söz konusu olmayacak. Bize göre, bu yapılacak düzenleme bu
ağaçlardan faydalanmayı getirecek, kolaylıkla orman alanlarımızın bu
serbestîyle beraber daha da artacağına inanmaktayım. dedi.