Beşikdüzü İlçesi'nde, Balyoz Davası hükümlülerinden
Koramiral Deniz Cora, Kurmay Albay Mustafa Önsel, Jandarma Albay Engin
Çırakoğlu ve Yarbay Yunus Nadi Erkut için, 'Sessiz Çığlık' adlı protesto eylemi
düzenlendi. Eyleme CHP Trabzon
Milletvekili Volkan Canalioğlu ve Bursa Milletvekili İlhan Demiröz de katıldı.
Şehit Er Kahraman Dilli
Parkı'nda toplanan yaklaşık 150 kişi, 'Sahte CD leri
kim üretti. Türk yıldırımdır, kasırgadır dünyayı aydınlatan güneştir', 'Ben bir
Türk'üm, dinim cinsim uludur', 'Ordumuza, yurdumuza, Cumhuriyetimize sahip
çıkıyoruz' ve 'PKK paçavrası ve katil Apo serbest, Atatürk ve Türk bayrağı
yasak' yazılı dövizler taşıdı. Protesto eyleminde Balyoz davasına hüküm giyen
komutanların fotoğrafları ve Türk bayrakları yer aldı.
CANALİOĞLU TRABZONLU BORCUNU YERİNE GETİRMİŞTİR
Eyleme destek veren CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu,
Atatürkün Kurtuluş savaşını başlatmak üzere Samsun a çıktığı 19 Mayıs 1919
günü onu karşılayanların ön safında olan kahraman Trabzonlular. Bugünkü
toplantınızın amacına ulaşması için birlik ve beraberlik içerisinde Sessiz
Çığlığınıza katkı sağlamak için buradayız. Atatürkü karşılayanların ön
safında kahraman Trabzonlular varsa, kahraman Trabzonlular her zaman vatanın
birliği, bütünlüğü, beraberliği, gelenek ve görenekleri noktasında asla
devletine karşı durmamış. Aksine devletine ve milletine vermiş olduğu her türlü
görevini, vatan borcunu, vergi borcunu ve sınırların korunması noktasındaki
borcunu en üst düzeyde yerine getirmiş ve getirmeye devam eden bir bölgenin
evlatlarıyız. Ama ne yazık ki gelinen süreçte ülkemizin getirilen sürecinde
hukukun üstünlüğü değil, gücün üstünlüğü olduğu süreç içerisinde kahraman
subaylarımız vatanın birliğini ve beraberliğini korumak amacıyla sınırlarda
gece gündüz çocuğundan çoluğundan uzak, dağlarda bayırlarda sınırlarımızı
teröriste karşı, vatanımızın bölünmez bütünlüğünü korumaya çalışırken birden
bire ne olduğunu anlayamamış ve içeri alınmışlar. 16-18 ve 20 yıl arayla savcı
tarafından hakim tarafından cezaya maruz kalmışlar ve Trabzonlular içerisinde
Koramiral Deniz Cora, Kurmay Albay Mustafa Önsel, Jandarma Albay Engin
Çırakoğlu, Yarbay Yunus Nadi Erkut bunlardan dördü. Bu insanların çığlıkları
burada, mektupları burada sizlerle ve kamuoyuna paylaşılmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, bugün
açılım süreci içerisinde bir takım gelişmeleri ortaya koymak üzere hükümet 63
tane Akilli İnsan görevlendirdi. Ve bu akilli insanlar bölgelere gidiyorlar,
insanlarımızı dinliyorlar ve insanlarımızı ikna etmeye çalışıyorlar. Kaç kişiyi
ikna edecekler? 75 milyonu mu ikna edecekler?
Dağda kaç kişi var, 2000 bin kişi
var. O zaman bu insanlar Karadenizden mi çıksın dediler? Türk insanı mı çıksın
dediler? Dağa çıkmış olan bu insanları gitsinler o zaman, onları ikna etsinler
niye dağa çıktınız, derdiniz ne diye sorsunlar. Kürt vatandaşlarının sorunu var
diyorlar. Kürt vatandaşların sorunu yok. Türk insanı ile beraberlik içerisinde
bu vatanın kurtuluşunda beraber şehit olmuşlar, beraber gazi vermişler. Türk
Bayrağının gölgesi altında mücadele etmişlerdir. Ama geldiğimiz noktada Türk
Bayrağı ve Türk Milleti dediğin zaman etnik ayrımcılık yapmayın denilen noktaya
bu ülkeye kin getirdiler. 11 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP iktidarının getirmiş
olduğu bu süreçte artık Türk Bayrağı ve Türk Milleti demek suç haline gelmiş
oldu. Atatürk bunları bildiği için, etnik kimlikleri insanların şerefi olduğunu
bildiği için bu ülkenin milli sınırları içerisinde bir bütün olduğunu bildiği
için ve bunları bir araya getirmek için Ne Mutlu Türküm Diyene demiş ve bu
noktayı koymuştur.
Beşikdüzünde, Trabzon da
genelde bu çığlık yapılıyor. Bu subaylarımız bu insanlarımız ve Beşikdüzü olan
4 insanımızı neyle suçlandılar? Devlete karşı gelmekle suçlandılar. Ve bunun
için de bir takım cd ler ürettiler. Sahte cd ler. Bu cd leri kim ürettiyse,
gelsin buradan aslın; hak ettiği insanlara versin dedi.
DEMİRÖZ: HUKUK HEPİMİZE LAZIM OLACAK
CHP Bursa Milletvekili ilhan Demiröz de yaptığı konuşmada, Sessiz Çığlık eyleminde bulunmaktan, katkı koymaktan, sizlerin yanınızda olduğumuzu belirtmekten mutlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Hukuk hepimize lazım olacak. Hukukun üstünlüğüne inanmamız gerekir. Ama gelin görün ki. 21. yüzyılda Türkiye de Balyozla, Ergenekonla hukuk ayaklar altında çiğneniyor ve hukukla dalga geçiliyor. Nasıl mı diyeceksiniz? Size çok kısa bir örnek sunmak istiyorum. Değerli Beşikdüzülüler Danıştay saldırısıyla ilgili sayın savcı iddianameyi hazırladı ve okudu. 1164 sayfa. Altını çizerek söylüyorum. Şöyle diyor: Bir bu saldırıyla ilgili Osman Yıldırım var diyor. Bir de diyor, 9 kot numarası ile ilgili gizli bir tanık var diyor. Ve iddianame de şöyle devam ediyor: Bu tanıklar bir birlerini tanımıyor. Bu tanıkların bir birleriyle akrabalığı yok. Bu tanıkların bir birleriyle görüşmeleri yok. Ancak bu olayda ilgili bütün bilgiler örtüşüyor ifadelerine yer verdi.