"SORUNLARLA BAŞLIYORUZ” | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. SİYASET
"SORUNLARLA BAŞLIYORUZ”
SİYASET
20.09.2016 23:36:29
658
A
CHP Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin 2016-2017 Eğitim ve öğretimin başlaması nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

yeni eğitim- öğretim yılının başlaması nedeniyle CHP Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin yaptığı yazılı basın açıklamasında, 18 milyon öğrenci, 1 milyona yakın öğretmen ve hükümetin darbe fırsatçılığı yaparak hayata geçirdiği ihraçlar ve açığa almalar nedeniyle öğretmensiz kalan 1 milyonu aşkın öğrencinin yeni eğitim- öğretim yılına büyük bir belirsizlik ve kaos ortamında başladığını savundu.

              Keskin yaptığı yazılı açılamada, 2016-2017 Eğitim- Öğretim yılını, 15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe girişimi ve sonrasında iktidar eliyle gerçekleştirilen ve darbeci zihniyetten hiçbir farkı olmayan yasa dışı, hukuksuz uygulamaların, kamuda yaşanan kitlesel ihraçların ve açığa almaların gölgesinde, her zamankinden daha zor ve ağır koşullar altında karşılıyoruz. 15 Temmuz darbe girişimini “Allah’ın lütfu” olarak değerlendiren siyasi iktidar kamuda darbecilerle mücadele iddiasıyla geniş bir “cadı avı” başlatmıştır. Söz konusu cadı avının yönü darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan muhalif kesimlere, toplumun örgütlü kesimlerine yönelmeye başlamasıyla birlikte, darbenin başarılı olması halinde yaşanacak olanların çoğu, bizzat hükümet eliyle hayata geçirilmeye başlanmıştır. 2007-2011 yılları arasında başvurulan ve eğitimin niteliğinde bozulmaya neden olması, eğitim emekçileri arasında statü farkı oluşturması, ekonomik ve sosyal hak kayıpları yaşatması , “torpil” “objektif olmama”, “taraflılık” kelimesi ile eş anlamlı hale gelmesi gibi gerekçelerle yüksek yargı tarafından defalarca iptal edilen “sözlü sınav” uygulamasının yeniden gündeme getirilmesi anlamlıdır” dedi.

          AKP hükümeti ve 15 Temmuz darbecileri Eğitim biliminin en temel ilkelerine, laik-bilimsel eğitim anlayışına açıkça meydan okumak, eğitim sistemi sonu görünmeyen bir karanlığın içine çekmek anlamına gelen 4+4+4 düzenlemesini ortak siyasi ve ideolojik çıkarları için işbirliği içinde birlikte hayata geçirdiler. MEB, iktidarın ideolojik yönelimleri doğrultusunda çalışmalar yapan dini vakıflar ile çeşitli protokollere imza atarak eğitimi dinselleştirme sürecinde siyasi nüfuzu olan cemaatlere özel görevler vermiştir. 2013 yılına kadar bugün “FET֔ olarak ifade ettikleri yapı ile iç içe, kol kola yürüyenler, eğitim politikalarının oluşturulmasından uygulanmasına kadar bütün aşamalarda birlikte hareket edenlerin, bugün hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranması dikkat çekicidir. Geçmişte yaşananlardan gerekli dersler almayan hükümet, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında geçmişte beraber yürüdüğü bir cemaati tasfiye ederken, onların yerine başka cemaatleri ikame ederek yeni darbe girişimlerine zemin hazırlamaktadır. Devleti ve eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmak isteyenler, halktan ve emekten yana olmayan politikalarını hayata geçirirken karşılarında hiçbir örgütlü güç istemedikleri için on binlerce eğitim emekçisini hukuksuz bir şekilde ihraç ederek ve açığa alarak eğitim-öğretime büyük bir darbe vurmuştur. 15 Temmuz sonrasında eğitim alanında yaşananlar, darbecilerle mücadeleden çok, iktidarın kendileri gibi düşünmeyenlere yönelik siyasal bir operasyonudur. Hükümet kendisine muhalif herkesi “terör suçu” ile ilişkilendirerek kamuoyu desteğini arkasına almaya çalışmakta, yıllarca işbirliği yaptığı darbecilerle birlikte işledikleri suçların üzerini örtmek istemektedir” şeklinde konuştu.

          CHP’li Keskin ayrıca, “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda başlatılan hukuksuz ihraçlara, açığa almalara derhal son verilmesini, darbe girişimi ile somut bağlantısı olmayan kamu personelinin en kısa sürede görevine başlatılmaması gerektiğini savunan Keskin, “Hükümet eğitim sistemini uçuruma doğru sürükleyen, eğitimi dinselleştirme ve ticarileştirme uygulamalarına derhal son vermelidir. Eğitim sistemini içinden çıkılmaz hale getiren MEB’in başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, bugüne kadar dini vakıf ve cemaatlerle yaptığı tüm ortaklıklar ve imzalanan protokoller iptal edilmeli, laik-bilimsel eğitim karşıtı uygulamalara derhal son verilmelidir. Eğitim müfredatında yer alacak bilgi ve değerler, demokrasi karşıtı (dini istismara dayanan, ırkçı, etnik ayrımcı, bölgeci, cins ayrımcı, farklı renk ve kültürleri aşağılayıcı, savaş yanlısı, çevre düşmanı, piyasacı vb) olmamalı, var olanlar çıkarılmalı, müfredat oluşturulurken tek referans bilim olmalıdır. Müfredatta yer alan konu amaç, hedef, öğretim ilke ve yöntemlerinin, kavramların çocukların sosyal ve kültürel gelişim düzeylerine uygun olmalıdır. MEB, eğitimde esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalışma uygulamalarının yaygınlaşmasına neden olacak olan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından derhal vazgeçmeli, herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır. Kamuda siyasi kadrolaşma uygulamalarına son verilmeli, kamu istihdamında torpil ile eş anlamlı hale gelen mülakat yerine, liyakat ilkesi benimsenmelidir. Kamu istihdamında hiç kimse siyasi düşünce, inanç ve etnik kimliği nedeniyle ayrımcı uygulamaya tabi tutulmamalıdır. Eğitim politikalarının belirlenmesi ve uygulanması sürecinde bugüne kadar benimsenen tekçi, dayatmacı ve dışlayıcı anlayıştan vazgeçilmeli, eğitim sistemi kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkını gözeten bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Bu duygu ve düşüncelerle 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılında tüm öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarımıza ve öğrencilerimize başarılar diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Yorum Yazın

Güvenlik Kodu : 5231

Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar