Büyükliman Bölgesi ve Vakfıkebir tarihe altın harflerle
yazılacak bir gün yaşadı. Pazar Günü.
Bu tarihi günde, İlçe Kaymakamı Sayın
Arısoy ve Belediye Başkanımız Sayın Birincinin isimlerinin ilçe tarihine altın
harflerle yazıldığını da belirtmek gerek birer idareci olarak.
Yanlış
hatırlamıyorsam 1983-1984 yılında Merhum Başbakan Turgut Özaldan sonra
Vakfıkebire 29 yıl aradan sonra gelen
bir Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan.
Gelişinden önce yaşanan tatlı heyecan
ve gelişinde yaşanan tatlı telaş ve ardından tatlı bir mutluluk.
İşte Büyükliman Bölgesinde ve
Vakfıkebirde yaşanan heyecanın kelimelere dökülen duyguları.
Başbakanın mitinginden sonra
vatandaşlar arasında gezinti yaparak vatandaşın nabzını tutmaya çalıştım.
Burada iki şekilde mitingi tahlil
etmek gerekir diye düşünüyorum.
Birincisi siyasi boyutu.
Diğeri ise resmi boyutu.
Siyasi boyutunda İl ve İlçe
teşkilatını, Gençlik Kolları ve Hanım Kollarını
kutlamak lazım.
Çünkü hazırlıklara günler öncesi
başlanmış ve son saate kadar teyakkuz durumundan taviz vermeden görevlerini yerine
getirebilmek için hazır durdular.
Diyeceksiniz ki görevlerini yerine
getirebildiler mi? Cevabı ise kocaman bir evet.
Çünkü eğer
görevlerini yerine getirememiş olsalardı Sayın Başbakan miting alanında halkla
bu bakar, temas kurmazdı diye düşünüyorum.
Tabi ki olan oldu, biten bitti. Birilerinin
hoşuna gitmediği için eleştirecek ve yerden yere vuracak. İşine gelmeyenlerin
bir kısmı ise ben olsam şöyle yapardım, böyle yapardım diyecekler.
Artık bunlar geçti.
Vakfıkebir tarihi bir gün yaşadı. Bu
tarihi gündeki sınavdan da başarılı çıktı. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Gelelim işin resmi boyutuna Burada
başta Kaymakam Sayın Arısoy olmak üzere, yazı işleri Müdürü Sayın Karadeniz ve
ekibini, ayrıca isimsiz kahramanları tebrik ediyorum. İşin ilk önce telaşını
üzerlerinden attıktan sonra devlet tecrübeleriyle bir büyük ustayı ağırlamanın
haklı gururunu yaşayarak tarihe geçtiler.
Dedik ya 1983-84 yıllarından sonra
Vakfıkebir Başbakanı ağırlamanın ezikliğini yaşamadan gerekenin eni iyisini
yaparak bir ustayı bir başbakanı ağırlamanın haklı gururunu yaşadılar.
Kendilerini tebrik ediyorum.
Ayrıca buradan Sayın Kaymakam
Arısoya bir de öneri yaparak bu kamu görevlilerini taltif etmelerini
öneriyorum. Çünkü hafta sonu olmasına rağmen ailelerini değil, hizmet aşkını
düşünerek ve her şeyden önemlisi ilçelerinin onuru ve gururunu düşünerek taşın
altına ellerini değil kafalarını, önderleri kaymakamlarını yalnız bırakmadan
koymaları ise takdire şayandı.
Evet unutmamak gerekir ki,
amirlerinin üstünde bir farklı amirle çalışmak da emniyet güçlerimiz için
zorluğun bir başka yönü. Onla rda görevlerini en iyi bildikleri şekilde ilçe
halkının zarar görmemesi için ve de en önemlisi başbakanlık korumalarına karşı
vatandaşa koruma görevlerini yerine getirmenin tatlı yorgunluğu vardı miting
sonrası gözlerinde. Ama olaysız ve kazasız günü kurtarmak için uğraşları da
onların mutluluklarına mutluluk kattığı kanaatindeyim. Onlara da halkım adına
kocaman bir teşekkür etmek istiyorum affınıza sığınarak.
Her büyük organizasyonlarda
karışıklık olması normaldir.
Düşünebiliyor musunuz Büyükliman
Bölgesinin ve çevre illerin protokol mensupları, siyasiler ve resmi kayıtlara
göre 20 bin cıvırında bir vatandaş topluluğunu ağırlamak güç ve zor olsa gerek.
Bunu inkâr etmek haksızlık olur bence. Ama buna rağmen sıfır hatayla günü
kurtarmak bence daha önemliydi ve de öyle oldu.
Yapılan bütün programa başbakanlıktan
gelen uzmanların ağırlık koymasıyla aslında yapabileceğiniz fazlada bir şey
yok. Çünkü ne derseniz geri dönüyor. Her şeyden önemlisi bu insanlar çevreyi
bilmedikleri için onların standartlarına göre hareket etmek zorundasınız. Bu
şekilde olunca ilçe idaresindeki kişilerin olaya müdahale etme şansı da kalmıyor.
Velhasıl sözün kısası Pazar Günü
Vakfıkebir ve Büyükliman büyük bir ustayı büyük bir ustalıkla ağırlamanın haklı
gururunu yaşadı.
Teşekkürler Büyükliman
Teşekkürler Vakfıkebir
Son söz olarak ta keşke Sayın
Başbakanımız Vakfıkebir ve hatta Büyükliman Bölgesi için küçük de olsa bir
müjde vererek bizleri onurlandırmasını gönülden arzu ederdim.
Başbakan Gölgesinde kalan bir öğretmenler günü
24 Kasım 2013 bu gün 1981den
beri 32.sini kutladığımız ve başbakanın gelişiyle gölgede kalan bir öğretmenler
günü.
Öğretmenler günü ama, içinde
öğretmenin olmadığı bir öğretmenler günü nasıl kutlanır bilirsiniz. Eğer günün
önemini bilmeyen, ya da kendi gününü kutlamaya gelmeyenlerin günü nasıl olur az
çok tahmin edersiniz.
Bir iyi bir öğretmen yavrusu olarak
buruk kutladığım bir öğretmenler günü daha geçti.
Neden buruk.
Çok basit aslında!
İsterdim ki kendi gününde kendilerine
olan saygısını üst seviyelerde hissettirsinler.
İsterdim ki örnek olduklarını
bilsinler ve organize olarak mutlu bir gün yaşasınlar ki bende öğretmen
olmadığımın ezikliğini yaşayayım.
İsterdim ki bir gün değil her gün
elleri öpülesi olduklarını bilsinler.
İsterdim ki dünyanın
bütün güllerinin benim öğretmenlerimin ayaklarının altına serildiğini ve kul
köle olduğumuzu bilsinler.
İsterdim ki, bu günlerinde konuşmalarında
siyaset yapmadan dertlerini ve dileklerini açıkça söylesinler.
Ama ne diyeyim, yine de ben sizleri çok
ama çok seviyor, örnek alıyor ve önünüzde saygıyla eğiliyorum.
Uzat elini öpeyim öğretmenim.