Vakfıkebir Halk Sağlığı tarafından Halk Eğitimi merkezi Konferans Salonunda hanımlara yönelik Meme Kanseri ve Korunma Yöntemleri ve Erken Tanının Önemi hakkında konferans verildi.
Vakfıkebir Halk Sağlığı tarafından
Halk Eğitimi merkezi Konferans Salonunda hanımlara yönelik Meme Kanseri ve
Korunma Yöntemleri ve Erken Tanının Önemi hakkında konferans verildi.
Konferansı veren Uz. Dr. İzzettin Kahraman; Meme kanserinde 4 evre olduğu, erken evrelerde meme
kanserinin tedavi oranın çok başarılı olduğunu vurguladı.
Vakfıkebir Devlet Hastanesi
Genel Cerrahi Uzman Doktoru İzzettin Kahraman; meme kanseri hakkında verilen konferansda önemli
açıklamalarda bulundu.
Genel Cerrahi Uzman Doktoru İzzettin Kahraman; meme
kanserinin erken tanısı için evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri,
doktor tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve mamografi olmak üzere
üç temel yöntem uygulandığını belirterek, Bu şekilde takip edilen kadınlarda
meme kanserinin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı
ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır dedi.
Kadınları meme sağlıklarına dikkat etmeleri ve meme kanseri konusunda uyardı.
Meme kanserinin kadınlarda görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer
aldığına, Türkiyede her 4 kadından birinde meme kanseri görülebildiğine işaret
eden Kahraman, 2012 verilerine göre meme kanseri sıklığının bir önceki
tahminlere göre yüzde 20, meme kanserinden ölümlerin ise yüzde 14 arttığını
kaydetti. Türkiye Kanser Önleme ve Taramaları 2014 Raporuna göre, 2014 yılında
14 bin yeni meme kanseri vakası görüldüğünü ifade eden Kahraman, meme
kanserinin ileri yaş hastalığı olduğunu, ancak çok genç yaşlarda da ortaya
çıkabildiğini dile getirdi.
KADIN CİNSİYET VE YAŞLANMA EN
ÖNEMLİ RİSK
Kadın
cinsiyet ve yaşlanmanın meme kanseri için en önemli risk faktörleri olduğunu
bildiren Kahraman, diğer risk faktörlerini ise şöyle sıraladı:
30 yaşından sonra ilk doğumunu yapanlarda veya hiç doğurmamış olmak, çocuk
emzirmemek, ilk âdetini erken yaşlarda görme, 55 yaş ve üzerinde menopoza
girme, doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı, menopoz sonrası hormon
tedavisi, uzun boylu kadınlar, menopoz öncesi dönemde aşırı zayıf kadınlarla
menopozdan sonra idealin üzerinde kilosu olan kadınlar, yağ oranı yüksek
gıdalarla beslenme, sigara ve alkol kullanımı, iyi huylu meme hastalıkları,
ailede meme kanseri öyküsü olması.
Meme kanseri oluşumunun çok hızlı bir süreç olmadığının ve tümörün ortalama 5-7
yılda 1 cm büyüklüğe eriştiğinin altını çizen Dr. Kahraman, tümörün yayılımının
öncelikle lenf kanalları yoluyla koltuk altı lenf bezlerine, daha sonra kan
yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara olduğunu anlattı. Kahraman,
tümörün yayılımını tespit etmek için evreleme yapılıp, tedaviye karar
verildiğini kaydetti.
ERKEN EVRELERDE TEDAVİ
ORANLARI ÇOK BAŞARILI
Meme
kanserinde 4 evre olduğu bilgisini veren Kahraman, erken evrelerde meme
kanserinin tedavi oranın çok başarılı olduğunu vurgulayarak, Ancak, ileri
evrelerde hem yaşam süreleri kısıtlı hem de uygulanan tedaviler hastalar için
yaşam kalitesini düşürmektedir. Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir
ekip tarafından yapılmalıdır. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tercih
edilen cerrahi şekli meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi
ameliyatıdır. Ancak, erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi
yapılması da uygundur dedi.
Meme kanserinden korunmada, bazı risk faktörlerinin kadınların kendi kontrolünde
olduğuna dikkat çeken Kahraman, kadınlara önerilerde bulunarak, Genel sağlık
durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma,
sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde
bulunabilirsiniz. Ancak bunlar riskinizi tamamen yok etmez ifadelerini
kullandı.
AYDA BİR KENDİ MEME
MUAYENENİZİ YAPIN
Erken
teşhiste en önemli faktörün, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesi olduğunu
belirten Uzm. Dr. İzzettin Kahraman, alınabilecek önlemlerin ilk sırasında
kadınların kendi meme muayenelerinin geldiğini kaydetti. Meme kanserinin erken
tanısı için önerilen kontrol programlarının uygulamasının çok önemli olduğuna
vurgu yapan Kahraman, şunları kaydetti: Erken tanı için üç temel yöntem
uygulanabilir. Bunlar, evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri, doktor
tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve mamografi olarak sayılabilir.
Ulusal kanser tarama programı önerilerine göre ülkemizde uygulanan meme kanseri
tarama protokolüne göre, 20-40 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi
(menopoz öncesi dönemde âdetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde), iki
yılda bir klinik meme muayenesi. 40-49 yaş arası ayda bir kendi kendine meme
muayenesi (menopoz öncesi dönemde âdetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde,
menopoz sonrası dönemde her ayın aynı gününde), yılda bir klinik meme
muayenesi, birinci derece akrabalarında meme kanseri varsa iki yılda bir
mamografi çekilmesi. 50-69 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi
(menopoz sonrası dönemde her ayın aynı gününde), yılda bir klinik meme
muayenesi, iki yılda bir mamografi çekilmesi gerekmektedir. Bu şekilde takip
edilen kadınlarda meme kanserinin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme
kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır.
Dedi.
Vakfıkebir Halk Sağlığı tarafından
Halk Eğitimi merkezi Konferans Salonunda hanımlara yönelik Meme Kanseri ve
Korunma Yöntemleri ve Erken Tanının Önemi hakkında konferans verildi.
Konferansı veren Uz. Dr. İzzettin Kahraman; Meme kanserinde 4 evre olduğu, erken evrelerde meme
kanserinin tedavi oranın çok başarılı olduğunu vurguladı.
Vakfıkebir Devlet Hastanesi
Genel Cerrahi Uzman Doktoru İzzettin Kahraman; meme kanseri hakkında verilen konferansda önemli
açıklamalarda bulundu.
Genel Cerrahi Uzman Doktoru İzzettin Kahraman; meme
kanserinin erken tanısı için evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri,
doktor tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve mamografi olmak üzere
üç temel yöntem uygulandığını belirterek, Bu şekilde takip edilen kadınlarda
meme kanserinin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı
ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır dedi.
Kadınları meme sağlıklarına dikkat etmeleri ve meme kanseri konusunda uyardı.
Meme kanserinin kadınlarda görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer
aldığına, Türkiyede her 4 kadından birinde meme kanseri görülebildiğine işaret
eden Kahraman, 2012 verilerine göre meme kanseri sıklığının bir önceki
tahminlere göre yüzde 20, meme kanserinden ölümlerin ise yüzde 14 arttığını
kaydetti. Türkiye Kanser Önleme ve Taramaları 2014 Raporuna göre, 2014 yılında
14 bin yeni meme kanseri vakası görüldüğünü ifade eden Kahraman, meme
kanserinin ileri yaş hastalığı olduğunu, ancak çok genç yaşlarda da ortaya
çıkabildiğini dile getirdi.
KADIN CİNSİYET VE YAŞLANMA EN
ÖNEMLİ RİSK
Kadın
cinsiyet ve yaşlanmanın meme kanseri için en önemli risk faktörleri olduğunu
bildiren Kahraman, diğer risk faktörlerini ise şöyle sıraladı:
30 yaşından sonra ilk doğumunu yapanlarda veya hiç doğurmamış olmak, çocuk
emzirmemek, ilk âdetini erken yaşlarda görme, 55 yaş ve üzerinde menopoza
girme, doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı, menopoz sonrası hormon
tedavisi, uzun boylu kadınlar, menopoz öncesi dönemde aşırı zayıf kadınlarla
menopozdan sonra idealin üzerinde kilosu olan kadınlar, yağ oranı yüksek
gıdalarla beslenme, sigara ve alkol kullanımı, iyi huylu meme hastalıkları,
ailede meme kanseri öyküsü olması.
Meme kanseri oluşumunun çok hızlı bir süreç olmadığının ve tümörün ortalama 5-7
yılda 1 cm büyüklüğe eriştiğinin altını çizen Dr. Kahraman, tümörün yayılımının
öncelikle lenf kanalları yoluyla koltuk altı lenf bezlerine, daha sonra kan
yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara olduğunu anlattı. Kahraman,
tümörün yayılımını tespit etmek için evreleme yapılıp, tedaviye karar
verildiğini kaydetti.
ERKEN EVRELERDE TEDAVİ
ORANLARI ÇOK BAŞARILI
Meme
kanserinde 4 evre olduğu bilgisini veren Kahraman, erken evrelerde meme
kanserinin tedavi oranın çok başarılı olduğunu vurgulayarak, Ancak, ileri
evrelerde hem yaşam süreleri kısıtlı hem de uygulanan tedaviler hastalar için
yaşam kalitesini düşürmektedir. Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir
ekip tarafından yapılmalıdır. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tercih
edilen cerrahi şekli meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi
ameliyatıdır. Ancak, erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi
yapılması da uygundur dedi.
Meme kanserinden korunmada, bazı risk faktörlerinin kadınların kendi kontrolünde
olduğuna dikkat çeken Kahraman, kadınlara önerilerde bulunarak, Genel sağlık
durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma,
sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde
bulunabilirsiniz. Ancak bunlar riskinizi tamamen yok etmez ifadelerini
kullandı.
AYDA BİR KENDİ MEME
MUAYENENİZİ YAPIN
Erken
teşhiste en önemli faktörün, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesi olduğunu
belirten Uzm. Dr. İzzettin Kahraman, alınabilecek önlemlerin ilk sırasında
kadınların kendi meme muayenelerinin geldiğini kaydetti. Meme kanserinin erken
tanısı için önerilen kontrol programlarının uygulamasının çok önemli olduğuna
vurgu yapan Kahraman, şunları kaydetti: Erken tanı için üç temel yöntem
uygulanabilir. Bunlar, evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri, doktor
tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve mamografi olarak sayılabilir.
Ulusal kanser tarama programı önerilerine göre ülkemizde uygulanan meme kanseri
tarama protokolüne göre, 20-40 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi
(menopoz öncesi dönemde âdetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde), iki
yılda bir klinik meme muayenesi. 40-49 yaş arası ayda bir kendi kendine meme
muayenesi (menopoz öncesi dönemde âdetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde,
menopoz sonrası dönemde her ayın aynı gününde), yılda bir klinik meme
muayenesi, birinci derece akrabalarında meme kanseri varsa iki yılda bir
mamografi çekilmesi. 50-69 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi
(menopoz sonrası dönemde her ayın aynı gününde), yılda bir klinik meme
muayenesi, iki yılda bir mamografi çekilmesi gerekmektedir. Bu şekilde takip
edilen kadınlarda meme kanserinin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme
kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır.
Dedi.