VAKFIKEBİR’E BU KADARI YETMEZ! | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. SİYASET
VAKFIKEBİR’E BU KADARI YETMEZ!
SİYASET
07.01.2017 16:25:19
661
A
VAKFIKEBİR’E BU KADARI YETMEZ!
CHP Vakfıkebir, Tonya Ve Çarşıbaşı İlçe Başkanları Büyükliman Gazeteciler Cemiyetinde basın açıklaması yaptılar.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin Büyükliman Gazeteciler Cemiyeti n’deki basın toplantısına Çarşıbaşı İlçe Başkanı Hacı Sultan Balcı, Tonya İlçe Başkanı Muhammet Karadeniz, parti yöneticileri ve partililer katıldılar.

Basın açıklamasını okuyan CHP Vakfıkebir İlçe Başkanı Keskin; 15 Yıllık AKP iktidarında cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, yandaşlar ve onların yedi sülalesi varlıklarına varlık katarken emekçi halkımız gittikçe yoksullaştı. Bu durumdan İlçemiz halkı da ne yazık ki fazlası ile etkilendiğini belirtti.

ÇİFTÇİMİZ BANKALARA VE TEFECİLERE BORÇLANDI

Başkan Keskim açıklamasında şu ifadelere yer verdi;1.432,12 TL olan açlık sınırı altında İlçemizde 6000 kişi yaşamaktadır. Geriye kalan nüfusun %90’ı da 4.665,04 TL olan yoksulluk sınırındadır.

             Vakfıkebir’de çiftçimiz bankalara ve tefecilere borçlandı. Fındık bahçeleri icra yolu ile satılık. Fındık ilçemizde çiftçimizin umudu, alın teri, ekmeği, emeğidir. Ama AKP iktidarında fındık üreticisi sahipsizdir. AKP döneminde ilçemizde hayvancılık bitmiş durumdadır. Bir litre süt, bir litre su fiyatına satılıyor. Gençlerimize sahip çıkan yok. İlçemizde de sanayi, inşaat ve hizmetler sektörlerindeki yetersizlikler nedeni ile lise, üniversite mezunu gençlerimiz (15-24 yaş arası yaklaşık 1000 kişi) iş bulamıyor, geleceğine güvenle bakamıyor. Çalışan gençlerin ise tamamına yakını asgari ücretle yani açlık sınırındadır.
Sel felaketinde zarara uğrayan 17 esnafımızın mağduriyeti giderilmedi

İlçemizde piyasadaki durgunluk ve artan borçlar esnafı zorluyor. Çek ve senetlerini ödemekte zorlanıyor, icralık oluyor. Sel felaketinde zarara uğrayan 17 esnafımızın mağduriyeti giderilmedi. CHP olarak halkımızdan isteğimiz, kendi esnafına sahip çıkması, her türlü alışverişini, alışveriş merkezleri yerine ilçemiz esnafından yapmasıdır. Ayrıca İlçemizden ayrılan Çarşıbaşı ilçesinin ilçemizle ulaşım bağlantısının mutlaka sağlanarak. Çarşıbaşı-Vakfıkebir arası çalışacak dolmuş durağının bir an önce kurulması gerekiyor. Bu ilçemizin ticaretinin gelişmesi ve kalkınması için de çok önemlidir.

VAKFIKEBİR’E BU KADARI YETMEZ!

OSB konusunda 15 yıldır üretilen sadece boş vaat

15 Yıllık AKP iktidarında ilçemiz sosyal, kültürel, ekonomik, alanlarındaki hizmetlerde de çok mağdur edilmiştir. İlçemizin kalkınabilmesi için, istihdam oluşması ve gençlerimizin iş bulabilmesi için sanayimizi ve ticaretimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için OSB ve liman ve Turizme yönelik tesisler olmazsa olmazımızdır. Ama OSB konusunda 15 yıldır üretilen sadece boş vaat. Yaklaşık üç yılını tamamlamış belediye yönetiminin bir iki proje dışında hala vaatten başka bir başarısı yok!

Fakat Belediye başkanı ve etrafındaki çıkar grupları, pembe tablolar çiziyor,  çalışmaların yeterli olduğu anlamında açıklamalar yapıyorlar. 10 yılda yapılamayacak beton yol yapılmış. İlçe halkı sizin gibi düşünmüyor, bu açıklamalara da üzülüyor. Yolu beton dökülen üç mahalle dışındaki mahallelerimizin yollarından hiç geçmediniz mi?           

Fol deresi düzenlemesi ile ilgili ise halkımızın büyük bir çoğunluğu büyük maliyete dikkat çekiyor ve ilçenin öncelikli ihtiyacının bu olup olmadığını düşünüyor.  Kanuni sokağı düzenlemesinden önce ana caddelerin düzenlenmesinin daha doğru olacağını ifade ediyor…

“MYO artık üniversite olsun”

Sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında da; bir iki okulun tiyatro çalışmasına desteği, bir okulun çevre duvarını, bir okulun zemin ve çatı onarımını koskoca Büyükliman havzasının merkezi, yıldızı bir ilçe için yeterli görüyorlar. Son yirmi yılın en büyük başarısı olarak sunuyorlar. Yazık…

Biz “MYO artık üniversite olsun” diyoruz. Onlar bir okulun çatısındaki onarımı, bir okulun çevre düzenlemesini eğitime destek olarak anlatıyorlar.

Biz diyoruz ki “Karadağ’a Turistik tesisler yapalım” gençlerimiz oralarda çalışsın. Onlar Karadağ’la ilgili olarak; yolları greyderle taramayı yeterli görüyorlar…

Her fırsatta söylüyoruz, bıkmadan usanmadan söylemeye devam edeceğiz. Belediyemizde ve AKP yöneticilerimizde bir vizyon sorunu var! Büyük düşünemiyorlar. Vakfıkebir’e bu kadarı yetmez! Bunu anlamıyorlar… Bu sözünü ettiğiniz şeyler “rutin” hizmetlerdir. Bizim hizmetten anladığımız; ortaya bir eser koymaktır…

    2016 bütçesinde Vakfıkebir OSB yok dedik… Kıyamet koptu…

Belediye başkanımız bir yıl önce OSB için; 2016 yılı sonuna kadar hazırlıklar tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak demişti. Bu süreyi umutla bekledik. Anladık ki sayın belediye başkanımız sadece zaman kazanıyor…Geçen açıklamamızda 2016 bütçesinde Vakfıkebir OSB yok dedik… Kıyamet koptu… Biz de merak ettik Ticaret Sanayi Bakanlığından bilgiyi aldık. 2016 yılında Vakfıkebir OSB’ye ayrılan bütçe sadece beş bin liradır.  Anlaşılan o ki AKP Vakfıkebir’i dikkate almıyor. Gidişattan, bu ayak sürtmeden artık ciddi çok ciddi endişe duyuyoruz… Yoksa OSB’yi yapmama düşünceniz mi var? Buradan uyarıyoruz.  İş oraya gidiyor!  Sakın ha!

Belediye hizmetlerine baktığımızda durum hiç tatmin edici değildir. “ İhale ettik”, “Onay süreci bir yıl alacak”. “Yer bakacağız, bir yılı içerisinde çalışmalara başlayacağız” gibi sözlerden anladığımız oyalama ve zamana yayma bir taktik olarak karşımıza çıkıyor… Reklam çok icraat az…

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe planına bakıldığında ilçemizin payının bizden daha küçük ilçelerin üçte biri kadar olduğunu görmek bizi üzüyor…

Hastanemizdeki başta kadın doğum olmak üzere doktor eksikliği bir an önce giderilmelidir…

VAKFIKEBİR’E BU KADARI YETMEZ!

İşte AKP’nin Vakfıkebir’i getirdiği nokta budur.

AKP İlçe temsilcileri ise bu durumu bizlere pembe bir tablo gibi sunarak yutturmaya çalışıyorlar.   15 Yıllık AKP hükümetinin ilçemize faturası: Açlık, yoksulluk, borç, işsizlik, mutsuzluktur! AKP halkın oyları ile seçiliyor ama halkın iktidarı değil, zenginlerin, patronların ve bir avuç mutlu azınlığın ve onların etrafında kümelenmiş çıkar gruplarının, yandaş sermayenin ve yandaş medyanın iktidarıdır.

HALKIN İKTİDARINI hep birlikte kuralım.

Köylünün, çiftçinin, memurun, emeklinin, işsiz gençlerin, güvencesiz ve aç yoksul çalışan işçilerin, emekçilerin iktidarını, kısacası HALKIN İKTİDARINI hep birlikte kuralım.

Bugüne kadar AKP'nin izlediği yanlış ve mezhep eksenli dış politikaların bir sonucu olan bir konuyu halkımız merak ediyor. 3 Milyon Suriyeli Nedir, Ne Olacak? Erdoğan, 3 milyon Suriyeliye henüz mülteci statüsü bile tanınmamışken, şimdi vatandaşlık hakkı verileceğini söylüyor. Niçin? Öyle anlaşılıyor ki, tek adam yönetimine gidişin temel taşlarından biri olarak görmeye başladı Suriyelileri. Erdoğan buradan oy devşirmeye çalışıyor. Uyarıyoruz! Ülkemizin tüm sosyal ve siyasal barışı etkileyecek bir olgudur bu! 300 bin kadar Suriyeli mülteci için iş sahası açılacakmış! Yorumu 3,5 milyon işsiz vatandaşımıza bırakıyorum.

Hatalar yüzünden genç fidanlarımızı şehit veriyoruz.

AKP iktidarı gerek iç gerekse dış politikadaki acemice, cahilce, yanlış bu tutum ve davranışlarıyla:  İçeride PKK terör örgütünü güçlendirip, iyice içinden çıkılmaz hale getirerek, dışarıda da ideolojik yakınlıklar duyduğu mezhep kaynaklı terörü büyük bir aymazlıkla içeriden güçlendirip ithal de ederek başımızı yeni bir belaya sokmuştur. Ve şimdi bu hatalar yüzünden genç fidanlarımızı şehit veriyoruz. AKP dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yalanını, iftirasını satılmış medyası aracılığı ile ve kadrolu kışkırtıcılarını şehitlerimizin cenazelerini de istismar etme alçaklığı ile devreye sokarak “CHP teröre destek veriyor.” Algısı yaratmaya çalışıyor. Bu numaraları artık halkımız yutmuyor. Ve sizi vicdanında yargılıyor! Türk Halkı adına soruyoruz. Suçlu AKP ayağa kalk ve cevap ver!

Teröristlere dokunmaması için özel yasa çıkaran kim?

Paralellerle bir olup, “Ergenekon”, “Balyoz” ve “Casusluk” yalanlarıyla genelkurmay başkanını sanık, PKK'lı Şemdin Sakık'ı tanık yapan kim?  İhanet süreci esnasında PKK'nın vergi dairesi, mahkeme, askerlik şubesi, kolluk kuvveti, milis teşkilatı kurmasına, yollara mayın döşemesine göz yuman kim?  Teröristlere dokunmaması için özel yasa çıkaran (operasyon başlatma yetkisini valilere devreden yasa) kim?.

Terörist başı posterleri ile donatılmış Diyarbakır meydanında, topraklarında PKK'yı barındıran Barzani ile kol kola mitingler düzenleyen kim?

PKK ve PYD’ ye 800 tır yardım yapan kim?

“Öcalan bölgenin reel politiklerini iyi değerlendiriyor.”,“Abdullah Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor.”“Öcalan dünyanın geleceğini iyi okuyor.”, “Öcalan Türkiye'nin demokrasisine katkı sağlıyor.”, “PKK ile AKP doğrudan görüşüyor.”, “Öcalan'ın olayları okuma tecrübesi var.” Diyenler kim? 200 bin ton bombayı PKK terör örgütü şehirlere gömerken ona göz yuman kim?

AKP ve FETÖ ruh ikizidir.  

AKP ve FETÖ ruh ikizidir.  İkisi de laiklik, Atatürk ve cumhuriyet düşmanı. 17-25 aralık darbe değildir, kardeşlerin devleti paylaşma kavgasıdır. Fetö yıllarca Türkiye’ye ihanet etti, AKP buna yandaşlık yaptı. Ne zaman ki kendine ihanet etti, o zaman kavga başladı…

                  SORUYORUZ:

                 2004 MGK kararı, bakanlar kurulu kararı haline getirilerek kararlı bir şekilde uygulansa idi FETÖ 15 Temmuz’da darbe girişimi yapabilecek güce erişebilir miydi? 2004 MGK toplantısında hem MİT, hem de Genelkurmay’ın sundukları raporları kimler niçin yok saydı? Bu konuyu yok sayanlar ceza aldı mı? Erdoğan fetö’yü “aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı” şeklinde tanımlarken ne demek istiyordu

AKP’nin FETÖ/PDY ile “ortak menzili” nedir? İrticayı tehdit olmaktan çıkarmanızın bu menzille ilgisi var mıdır? FET֒DEN başka, farklı yollarla aynı menzile gittiğiniz yapılar hangileridir? İdeolojik yakınlık duyduğunuz fetö gibi diğer tarikatlara da aynı ideolojik yakınlığı duyuyor musunuz? 15 Temmuz’dan sonra devletin kadrolarına yerleştiriyor musunuz? Devlete yerleştirilen bu kadroların ilerde FETÖ gibi tehlikeli işlere girişeceklerini görmüyor musunuz? CHP’NİN FETÖ ile ilgili meclis araştırma önergelerini reddeden ve soru önergelerini karşılıksız bırakan, AKP Hükümeti’nin; FET֒ nün siyasi uzantılarını ortaya çıkartacağına inanabilir miyiz? Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu bakan ve bürokratlarla sınırlı kalıp, 25 Aralık’ta oğlu Bilal ERDOĞAN’A uzanmasaydı, Pensilvanya’ya gönderilen Fehmi Koru’nun çabaları sonuç verseydi; FETÖ-AKP ilişkilerinde bir uzlaşma sağlanıp suç ortaklıkları bugün de devam eder miydi? Hanefi AVCI’NIN cemaatin emniyet, mit, ordu, yargı ve diğer yönetim konumundaki imamların listesini size verdiği halde niçin tüm imamlar teker teker yurtdışına kaçtı ve hiçbirine tedbir alınmadı?

 Daha vahimi, Türkiye’de bu işi organize eden en üstteki ismi Adil Öksüz’ün bu görevde olduğu iki yıldır biliniyor” muydu?

IŞİD’ askeri teçhizat, ulaşım ve lojistik destek, eğitim, tıbbi yardım, kaçak petrol alarak mali destek veren kim? IŞİD’e “Allah kurşununu azaltmasın diyen kim? IŞİD militanlarının Türkiye’den “Cihad” çağrısına göz yuman kim? IŞİD’in Türkiye’de 71 ilde örgütlenmesine izin veren kim? AKP IŞİD’E ideolojik bir yakınlık duyuyor mu, duymuyor mu? Bakanlar kurulunda IŞİD’ terör örgütü olduğuna karar veremeyen kim? Sınırlarımız teröristlere yolgeçen hanı yapan kim? Bir de kalkmış CHP teröre destek veriyor diyorsunuz. Bırakın partiyi siz nasıl insanlarsınız?

Mukaddes değerleri son kerteye kadar istismar eden; geniş kitlelerin duygularını okşayan milliyetçi, ırkçı, dinci, mezhepçi sloganlar üreterek,  sevgi ve saygı değil, korku ve disiplinle iktidar olan AKP’nin 15 yılına bir bakalım: Ortada bir parti kalmadı, bir hükümet yok. Erdoğan’a dayalı geleneksel ve hukuki hiçbir kural tanımayan bir yönetim biçimine dönüştü.

Ülke terör batağına saplanmıştır

Ülke terör batağına saplanmıştır. Dünyada terör imal ve ihraç eden (IŞİD)bir ülke olarak anılan bir duruma gelinmiştir.

AKP izlediği dış politika ile ülkemizin itibarını zedelemiştir. Laik, demokratik sistem zedelenmiştir. Türkiye hukukun evrensel kurallarının dışına çıktı. Yargı siyasallaştı, vesayet altındadır. Anayasası bizzat Cumhurbaşkanı tarafından çiğnenerek zedelenmiştir. Özgürlükler kısıtlanmıştır. Yolsuzluklar içeride ve dışarıda ülkenin itibarını zedelemiştir. Yoksulluk arttı, halkımızın büyük bir çoğunluğu açlık-yoksulluk sınırındadır.

AKP ve Cumhurbaşkanı aracığı ile yürütülen her türlü ayırımcılık ve eşitsizlik nedeni ile yurttaşlar arasındaki milli birlik ve dayanışma duyguları zedelenmiştir.  Ülkemizde büyük bir uzlaşmaya ihtiyaç var. Artık öyle bir noktadayız ki ülkenin bekası sorunu var. Bunun aşılmasının yolu birlik olmaktır. Böyle bir noktada yeni bir ayrıştırma ile bir diktatörlük önerisi ile karşı karşıyayız... Bir felaketle karşı karşıyayız...

Bu sistem değişikliği değil rejim değişikliğidir

                 Türk halkı olarak; ya "demokrasi" ya da "diktatörlük" diyeceğiz...
                
Cumhuriyeti, Türk Milleti birlikte “kanla, irfanla kurdu.

Bu bir siyasi taraf olma konusu değil. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun tüm halkımızla birlikte çocuklarımız için, torunlarımız için cumhuriyete, demokrasiye sahip çıkmalıyız.
                 Ülkede birliğin sağlanması için bu anayasa teklifinin geri çekilmesi gerekiyor… Sorumluluk bunu gerektiriyor.

 

                                                                                                                               

 

Yorum Yazın

Güvenlik Kodu : 4590

Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ömer Faruk BULUT
05.03.2020
1. Haber yorum
Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar