Cumhuriyet Halk Partisi Vakfıkebir İlçe Başkanı Mehmet Keskin Büyükliman Gazeteciler Cemiyeti ndeki basın toplantısına Çarşıbaşı İlçe Başkanı Hacı Sultan Balcı, Tonya İlçe Başkanı Muhammet Karadeniz, parti yöneticileri ve partililer katıldılar.
Basın açıklamasını okuyan CHP Vakfıkebir İlçe
Başkanı Keskin; 15 Yıllık AKP iktidarında cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar,
yandaşlar ve onların yedi sülalesi varlıklarına varlık katarken emekçi halkımız
gittikçe yoksullaştı. Bu durumdan İlçemiz halkı da ne yazık ki fazlası ile
etkilendiğini belirtti.
ÇİFTÇİMİZ BANKALARA
VE TEFECİLERE BORÇLANDI
Başkan Keskim açıklamasında şu ifadelere yer
verdi;1.432,12 TL olan açlık sınırı altında İlçemizde 6000 kişi yaşamaktadır.
Geriye kalan nüfusun %90ı da 4.665,04 TL olan yoksulluk sınırındadır.
Vakfıkebirde çiftçimiz bankalara ve
tefecilere borçlandı. Fındık bahçeleri icra yolu ile satılık. Fındık ilçemizde
çiftçimizin umudu, alın teri, ekmeği, emeğidir. Ama AKP iktidarında fındık
üreticisi sahipsizdir. AKP döneminde ilçemizde hayvancılık bitmiş durumdadır.
Bir litre süt, bir litre su fiyatına satılıyor. Gençlerimize sahip çıkan yok.
İlçemizde de sanayi, inşaat ve hizmetler sektörlerindeki yetersizlikler nedeni
ile lise, üniversite mezunu gençlerimiz (15-24 yaş arası yaklaşık 1000 kişi) iş
bulamıyor, geleceğine güvenle bakamıyor. Çalışan gençlerin ise tamamına yakını
asgari ücretle yani açlık sınırındadır.
Sel felaketinde zarara uğrayan 17 esnafımızın
mağduriyeti giderilmedi
İlçemizde
piyasadaki durgunluk ve artan borçlar esnafı zorluyor. Çek ve senetlerini
ödemekte zorlanıyor, icralık oluyor. Sel felaketinde zarara uğrayan 17
esnafımızın mağduriyeti giderilmedi. CHP olarak halkımızdan isteğimiz, kendi
esnafına sahip çıkması, her türlü alışverişini, alışveriş merkezleri yerine
ilçemiz esnafından yapmasıdır. Ayrıca İlçemizden ayrılan Çarşıbaşı ilçesinin
ilçemizle ulaşım bağlantısının mutlaka sağlanarak. Çarşıbaşı-Vakfıkebir arası
çalışacak dolmuş durağının bir an önce kurulması gerekiyor. Bu ilçemizin
ticaretinin gelişmesi ve kalkınması için de çok önemlidir.

OSB
konusunda 15 yıldır üretilen sadece boş vaat
15 Yıllık AKP iktidarında ilçemiz sosyal,
kültürel, ekonomik, alanlarındaki hizmetlerde de çok mağdur edilmiştir.
İlçemizin kalkınabilmesi için, istihdam oluşması ve gençlerimizin iş
bulabilmesi için sanayimizi ve ticaretimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için
OSB ve liman ve Turizme yönelik tesisler olmazsa olmazımızdır. Ama OSB
konusunda 15 yıldır üretilen sadece boş vaat. Yaklaşık üç yılını tamamlamış
belediye yönetiminin bir iki proje dışında hala vaatten başka bir başarısı yok!
Fakat Belediye başkanı ve
etrafındaki çıkar grupları, pembe tablolar çiziyor, çalışmaların yeterli olduğu anlamında
açıklamalar yapıyorlar. 10 yılda yapılamayacak beton yol yapılmış. İlçe halkı
sizin gibi düşünmüyor, bu açıklamalara da üzülüyor. Yolu beton dökülen üç
mahalle dışındaki mahallelerimizin yollarından hiç geçmediniz mi?
Fol deresi düzenlemesi ile
ilgili ise halkımızın büyük bir çoğunluğu büyük maliyete dikkat çekiyor ve
ilçenin öncelikli ihtiyacının bu olup olmadığını düşünüyor. Kanuni sokağı düzenlemesinden önce ana caddelerin
düzenlenmesinin daha doğru olacağını ifade ediyor
MYO artık üniversite olsun
Sosyal ve kültürel
faaliyetler kapsamında da; bir iki okulun tiyatro çalışmasına desteği, bir
okulun çevre duvarını, bir okulun zemin ve çatı onarımını koskoca Büyükliman
havzasının merkezi, yıldızı bir ilçe için yeterli görüyorlar. Son yirmi yılın
en büyük başarısı olarak sunuyorlar. Yazık
Biz MYO artık üniversite olsun diyoruz.
Onlar bir okulun çatısındaki onarımı, bir okulun çevre düzenlemesini eğitime
destek olarak anlatıyorlar.
Biz diyoruz ki Karadağa Turistik tesisler
yapalım gençlerimiz oralarda çalışsın. Onlar Karadağla ilgili olarak; yolları
greyderle taramayı yeterli görüyorlar
Her fırsatta söylüyoruz, bıkmadan usanmadan
söylemeye devam edeceğiz. Belediyemizde ve AKP yöneticilerimizde bir vizyon
sorunu var! Büyük düşünemiyorlar. Vakfıkebire bu kadarı yetmez! Bunu
anlamıyorlar
Bu sözünü ettiğiniz şeyler rutin hizmetlerdir. Bizim hizmetten
anladığımız; ortaya bir eser koymaktır
2016 bütçesinde Vakfıkebir OSB yok dedik
Kıyamet koptu
Belediye başkanımız bir yıl önce OSB için;
2016 yılı sonuna kadar hazırlıklar tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak demişti.
Bu süreyi umutla bekledik. Anladık ki sayın belediye başkanımız sadece zaman
kazanıyor
Geçen açıklamamızda 2016 bütçesinde Vakfıkebir OSB yok dedik
Kıyamet
koptu
Biz de merak ettik Ticaret Sanayi Bakanlığından bilgiyi aldık. 2016
yılında Vakfıkebir OSBye ayrılan bütçe sadece beş bin liradır. Anlaşılan o ki AKP Vakfıkebiri dikkate
almıyor. Gidişattan, bu ayak sürtmeden artık ciddi çok ciddi endişe duyuyoruz
Yoksa OSByi yapmama düşünceniz mi var? Buradan uyarıyoruz. İş oraya gidiyor! Sakın ha!
Belediye hizmetlerine baktığımızda durum hiç
tatmin edici değildir. İhale ettik, Onay süreci bir yıl alacak. Yer
bakacağız, bir yılı içerisinde çalışmalara başlayacağız gibi sözlerden
anladığımız oyalama ve zamana yayma bir taktik olarak karşımıza çıkıyor
Reklam
çok icraat az
Trabzon Büyükşehir Belediyesinin bütçe
planına bakıldığında ilçemizin payının bizden daha küçük ilçelerin üçte biri
kadar olduğunu görmek bizi üzüyor
Hastanemizdeki
başta kadın doğum olmak üzere doktor eksikliği bir an önce giderilmelidir

İşte AKPnin Vakfıkebiri getirdiği nokta budur.
AKP İlçe temsilcileri ise bu durumu bizlere
pembe bir tablo gibi sunarak yutturmaya çalışıyorlar. 15 Yıllık AKP hükümetinin ilçemize faturası:
Açlık, yoksulluk, borç, işsizlik, mutsuzluktur! AKP halkın oyları ile seçiliyor
ama halkın iktidarı değil, zenginlerin, patronların ve bir avuç mutlu azınlığın
ve onların etrafında kümelenmiş çıkar gruplarının, yandaş sermayenin ve yandaş
medyanın iktidarıdır.
HALKIN
İKTİDARINI hep birlikte kuralım.
Köylünün, çiftçinin, memurun, emeklinin,
işsiz gençlerin, güvencesiz ve aç yoksul çalışan işçilerin, emekçilerin
iktidarını, kısacası HALKIN İKTİDARINI hep birlikte kuralım.
Bugüne kadar AKP'nin izlediği yanlış ve
mezhep eksenli dış politikaların bir sonucu olan bir konuyu halkımız merak
ediyor. 3 Milyon Suriyeli Nedir, Ne Olacak? Erdoğan, 3 milyon Suriyeliye henüz
mülteci statüsü bile tanınmamışken, şimdi vatandaşlık hakkı verileceğini
söylüyor. Niçin? Öyle anlaşılıyor ki, tek adam yönetimine gidişin temel
taşlarından biri olarak görmeye başladı Suriyelileri. Erdoğan buradan oy
devşirmeye çalışıyor. Uyarıyoruz! Ülkemizin tüm sosyal ve siyasal barışı
etkileyecek bir olgudur bu! 300 bin kadar Suriyeli mülteci için iş sahası
açılacakmış! Yorumu 3,5 milyon işsiz vatandaşımıza bırakıyorum.
Hatalar yüzünden genç fidanlarımızı şehit
veriyoruz.
AKP
iktidarı gerek iç gerekse dış politikadaki acemice, cahilce, yanlış bu tutum ve
davranışlarıyla: İçeride PKK terör
örgütünü güçlendirip, iyice içinden çıkılmaz hale getirerek, dışarıda da
ideolojik yakınlıklar duyduğu mezhep kaynaklı terörü büyük bir aymazlıkla
içeriden güçlendirip ithal de ederek başımızı yeni bir belaya sokmuştur. Ve
şimdi bu hatalar yüzünden genç fidanlarımızı şehit veriyoruz. AKP dünyanın
gelmiş geçmiş en büyük yalanını, iftirasını satılmış medyası aracılığı ile ve kadrolu
kışkırtıcılarını şehitlerimizin cenazelerini de istismar etme alçaklığı ile
devreye sokarak CHP teröre destek veriyor. Algısı yaratmaya çalışıyor. Bu
numaraları artık halkımız yutmuyor. Ve sizi vicdanında yargılıyor! Türk Halkı
adına soruyoruz. Suçlu AKP ayağa kalk ve cevap ver!
Teröristlere dokunmaması için özel yasa çıkaran kim?
Paralellerle bir
olup, Ergenekon, Balyoz ve Casusluk yalanlarıyla genelkurmay başkanını
sanık, PKK'lı Şemdin Sakık'ı tanık yapan kim? İhanet süreci esnasında PKK'nın vergi dairesi,
mahkeme, askerlik şubesi, kolluk kuvveti, milis teşkilatı kurmasına, yollara
mayın döşemesine göz yuman kim? Teröristlere
dokunmaması için özel yasa çıkaran (operasyon başlatma yetkisini valilere
devreden yasa) kim?.
Terörist başı posterleri
ile donatılmış Diyarbakır meydanında, topraklarında PKK'yı barındıran Barzani
ile kol kola mitingler düzenleyen kim?
PKK ve PYD ye 800 tır yardım yapan kim?
Öcalan bölgenin reel
politiklerini iyi değerlendiriyor.,Abdullah Öcalan Türkiye'nin önünü
açıyor.Öcalan dünyanın geleceğini iyi okuyor., Öcalan Türkiye'nin
demokrasisine katkı sağlıyor., PKK ile AKP doğrudan görüşüyor., Öcalan'ın
olayları okuma tecrübesi var. Diyenler kim? 200 bin ton bombayı PKK terör
örgütü şehirlere gömerken ona göz yuman kim?
AKP ve FETÖ ruh ikizidir.
AKP ve FETÖ ruh ikizidir. İkisi
de laiklik, Atatürk ve cumhuriyet düşmanı. 17-25 aralık darbe değildir,
kardeşlerin devleti paylaşma kavgasıdır. Fetö yıllarca Türkiyeye ihanet etti,
AKP buna yandaşlık yaptı. Ne zaman ki kendine ihanet etti, o zaman kavga
başladı
SORUYORUZ:
2004 MGK kararı, bakanlar
kurulu kararı haline getirilerek kararlı bir şekilde uygulansa idi FETÖ 15
Temmuzda darbe girişimi yapabilecek güce erişebilir miydi? 2004 MGK
toplantısında hem MİT, hem de Genelkurmayın sundukları raporları kimler niçin
yok saydı? Bu konuyu yok sayanlar ceza aldı mı? Erdoğan fetöyü aynı menzile
giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı şeklinde tanımlarken ne
demek istiyordu
AKPnin FETÖ/PDY ile ortak
menzili nedir? İrticayı tehdit olmaktan çıkarmanızın bu menzille ilgisi var
mıdır? FETÖDEN başka, farklı yollarla aynı menzile gittiğiniz yapılar hangileridir? İdeolojik yakınlık duyduğunuz fetö gibi diğer
tarikatlara da aynı ideolojik yakınlığı duyuyor musunuz? 15 Temmuzdan sonra
devletin kadrolarına yerleştiriyor musunuz? Devlete yerleştirilen bu kadroların
ilerde FETÖ gibi tehlikeli işlere girişeceklerini görmüyor musunuz?
CHPNİN FETÖ ile ilgili meclis araştırma önergelerini reddeden ve soru
önergelerini karşılıksız bırakan, AKP Hükümetinin; FETÖ nün siyasi
uzantılarını ortaya çıkartacağına inanabilir miyiz? Yolsuzluk ve rüşvet
operasyonu bakan ve bürokratlarla sınırlı kalıp, 25 Aralıkta oğlu Bilal
ERDOĞANA uzanmasaydı, Pensilvanyaya gönderilen Fehmi Korunun çabaları sonuç
verseydi; FETÖ-AKP ilişkilerinde bir uzlaşma sağlanıp suç ortaklıkları bugün de
devam eder miydi? Hanefi AVCININ
cemaatin emniyet, mit, ordu, yargı ve diğer yönetim konumundaki imamların
listesini size verdiği halde niçin tüm imamlar teker teker yurtdışına kaçtı ve
hiçbirine tedbir alınmadı?
Daha vahimi, Türkiyede bu işi
organize eden en üstteki ismi Adil Öksüzün bu görevde olduğu iki yıldır biliniyor
muydu?
IŞİD askeri
teçhizat, ulaşım ve lojistik destek, eğitim, tıbbi yardım, kaçak petrol alarak
mali destek veren kim? IŞİDe Allah kurşununu azaltmasın diyen kim? IŞİD
militanlarının Türkiyeden Cihad çağrısına göz yuman kim? IŞİDin Türkiyede
71 ilde örgütlenmesine izin veren kim? AKP IŞİDE ideolojik bir yakınlık
duyuyor mu, duymuyor mu? Bakanlar kurulunda IŞİD terör örgütü olduğuna karar
veremeyen kim? Sınırlarımız teröristlere yolgeçen hanı yapan kim? Bir de
kalkmış CHP teröre destek veriyor diyorsunuz. Bırakın partiyi siz nasıl
insanlarsınız?
Mukaddes değerleri
son kerteye kadar istismar eden; geniş kitlelerin duygularını okşayan
milliyetçi, ırkçı, dinci, mezhepçi sloganlar üreterek, sevgi ve saygı değil, korku ve disiplinle
iktidar olan AKPnin 15 yılına bir bakalım: Ortada bir parti kalmadı, bir
hükümet yok. Erdoğana dayalı geleneksel ve hukuki hiçbir kural tanımayan bir
yönetim biçimine dönüştü.
Ülke terör batağına saplanmıştır
Ülke terör batağına
saplanmıştır. Dünyada terör imal ve ihraç eden (IŞİD)bir ülke olarak anılan bir
duruma gelinmiştir.
AKP izlediği dış
politika ile ülkemizin itibarını zedelemiştir. Laik, demokratik sistem
zedelenmiştir. Türkiye hukukun evrensel kurallarının dışına çıktı. Yargı
siyasallaştı, vesayet altındadır. Anayasası bizzat Cumhurbaşkanı tarafından
çiğnenerek zedelenmiştir. Özgürlükler kısıtlanmıştır. Yolsuzluklar içeride ve
dışarıda ülkenin itibarını zedelemiştir. Yoksulluk arttı, halkımızın büyük bir
çoğunluğu açlık-yoksulluk sınırındadır.
AKP ve Cumhurbaşkanı
aracığı ile yürütülen her türlü ayırımcılık ve eşitsizlik nedeni ile yurttaşlar
arasındaki milli birlik ve dayanışma duyguları zedelenmiştir. Ülkemizde
büyük bir uzlaşmaya ihtiyaç var. Artık öyle bir noktadayız ki ülkenin bekası
sorunu var. Bunun aşılmasının yolu birlik olmaktır. Böyle bir noktada yeni bir
ayrıştırma ile bir diktatörlük önerisi ile karşı karşıyayız... Bir felaketle karşı
karşıyayız...
Bu sistem değişikliği değil rejim değişikliğidir
Türk halkı olarak; ya "demokrasi"
ya da "diktatörlük" diyeceğiz...
Cumhuriyeti, Türk Milleti birlikte kanla, irfanla kurdu.
Bu bir siyasi taraf olma konusu değil. Siyasi düşüncesi ne
olursa olsun tüm halkımızla birlikte çocuklarımız için, torunlarımız için cumhuriyete,
demokrasiye sahip çıkmalıyız.
Ülkede birliğin sağlanması için bu anayasa teklifinin geri çekilmesi
gerekiyor
Sorumluluk bunu gerektiriyor.