Türk Kızılay'ı tarafından Vakfıkebir'de kan alımı yapıldı. Toplam 61 ünite kan bağışı yapıldı.
Vakfıkebir 14 Şubat caddesi’nde kan bağışı otobüsünde yapılan kan bağışında sabah saat 10.00 dan akşam saat19.00’a kadar yapılan kan bağışında ilk kez böylesine bir yoğunluk yaşandı.
İlçemiz Şadırvan önünde kurulan kan alma otobüsünde bir doktor, üç hemşire ve üç yardımcı personelle beraber toplam 7 kişiden oluşan kan alım ekibi sabah saat 10.00 ile akşam 19.00 saatleri arasında 61 ünite kan almaları ekip tarafından memnunluk yarattı. Geçtiğimiz aylarda bu sayı 30–40 ünitede kalmıştı.
Vakfıkebir halkının ilk kez böylesine yoğun ilgi gösterdiği kan alımında bay bayan herkes duyarlı bir şekilde kan bağışı yaptı. Yoğun ilgi karşısında memnuniyetlerini belirten ekip Vakfıkebir halkına teşekkürlerini iletti.
Kan alımı ekibinin yaptığı açıklamada, Sanıldığı gibi kan vermek çok zor, zaman alıcı ve can atıcı bir işlem değildir. Kan vermek 8 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşebilmektedir. Kullanılan bütün malzemeler steril olduğu için kan veren kişilerde herhangi bir şekilde bir hastalığın, mikrobun bulaşma riski söz konusu değildir. Kan veren şahıstan aldığımız bir ünite kan birçok hayat kurtarmaktadır denildi.
Kan veren vatandaşlardan Hakkı Şirin sitemize yaptığı açıklamada, kan vermek alışkanlık oldu. Korkulanın aksine insan kan verdikçe hem manevi olarak hem de ruhen rahatlıyor. İnsanın daha sağlıklı olduğu bir gerçek. İnsanların kan bana lazım olmaz deme lüksünün olmadığını düşünüyorum. Ne zaman ne olacağımız belli olmadığından verilen bir ünite kan bir hayat kurtaracağının bilinmesi hatta bu hayatın yakınlarından birsinin olabileceği unutulmamalıdır dedi.
Bilindiği gibi kan bağışı yapıldıktan sonra eksilen sıvı hacminin, damar dışındaki sıvının damar içine geçmesiyle kısa sürede karşılandığı, hücrelerin yenilenme sürecinin yaklaşık 2 ay olduğunu, düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine birçok yararının da bulunduğu biliniyor. Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkilerinin bulunmadığı, ancak kişinin kan verip vermeme konusunda doktorlara danışması gerekiyor.
Ayrıca, kan vermenin vücuda hiçbir zararı yoktur. Vücutta dolaşan kan 120 günde bir kendini yenilemektedir. Kanın vücut içerisinde üstlendiği birçok görevler vardır. Kan verildiği zaman bu görevlerden hiçbirini aksatmaz. Aksine kan verildiği zaman vücut daha dinç olmakta ve insanlar kendilerini daha aktif hissetmektedirler. Kan veren kişinin vücudunun içinde dolaşan fazla miktarda yağ varsa o da kan verme yoluyla dışarı çıkar. Böylece kişi kendini daha sağlıklı hissetmektedir. Vücutta bulunan kan 120 günde kendini yenilediği için kan üreten hücrelerimiz hemen aktivite olmakta ve bunların çalışmasına başlamaktadır. Bu durum kan vermeye başlandığı andan itibaren oluşmaktadır. Bu da kan üreten hücreleri sürekli aktif halde tutuğu bilinmektedir.
Vakfıkebir 14 Şubat caddesi’nde kan bağışı otobüsünde yapılan kan bağışında sabah saat 10.00 dan akşam saat19.00’a kadar yapılan kan bağışında ilk kez böylesine bir yoğunluk yaşandı.
İlçemiz Şadırvan önünde kurulan kan alma otobüsünde bir doktor, üç hemşire ve üç yardımcı personelle beraber toplam 7 kişiden oluşan kan alım ekibi sabah saat 10.00 ile akşam 19.00 saatleri arasında 61 ünite kan almaları ekip tarafından memnunluk yarattı. Geçtiğimiz aylarda bu sayı 30–40 ünitede kalmıştı.
Vakfıkebir halkının ilk kez böylesine yoğun ilgi gösterdiği kan alımında bay bayan herkes duyarlı bir şekilde kan bağışı yaptı. Yoğun ilgi karşısında memnuniyetlerini belirten ekip Vakfıkebir halkına teşekkürlerini iletti.
Kan alımı ekibinin yaptığı açıklamada, Sanıldığı gibi kan vermek çok zor, zaman alıcı ve can atıcı bir işlem değildir. Kan vermek 8 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşebilmektedir. Kullanılan bütün malzemeler steril olduğu için kan veren kişilerde herhangi bir şekilde bir hastalığın, mikrobun bulaşma riski söz konusu değildir. Kan veren şahıstan aldığımız bir ünite kan birçok hayat kurtarmaktadır denildi.
Kan veren vatandaşlardan Hakkı Şirin sitemize yaptığı açıklamada, kan vermek alışkanlık oldu. Korkulanın aksine insan kan verdikçe hem manevi olarak hem de ruhen rahatlıyor. İnsanın daha sağlıklı olduğu bir gerçek. İnsanların kan bana lazım olmaz deme lüksünün olmadığını düşünüyorum. Ne zaman ne olacağımız belli olmadığından verilen bir ünite kan bir hayat kurtaracağının bilinmesi hatta bu hayatın yakınlarından birsinin olabileceği unutulmamalıdır dedi.
Bilindiği gibi kan bağışı yapıldıktan sonra eksilen sıvı hacminin, damar dışındaki sıvının damar içine geçmesiyle kısa sürede karşılandığı, hücrelerin yenilenme sürecinin yaklaşık 2 ay olduğunu, düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine birçok yararının da bulunduğu biliniyor. Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkilerinin bulunmadığı, ancak kişinin kan verip vermeme konusunda doktorlara danışması gerekiyor.
Ayrıca, kan vermenin vücuda hiçbir zararı yoktur. Vücutta dolaşan kan 120 günde bir kendini yenilemektedir. Kanın vücut içerisinde üstlendiği birçok görevler vardır. Kan verildiği zaman bu görevlerden hiçbirini aksatmaz. Aksine kan verildiği zaman vücut daha dinç olmakta ve insanlar kendilerini daha aktif hissetmektedirler. Kan veren kişinin vücudunun içinde dolaşan fazla miktarda yağ varsa o da kan verme yoluyla dışarı çıkar. Böylece kişi kendini daha sağlıklı hissetmektedir. Vücutta bulunan kan 120 günde kendini yenilediği için kan üreten hücrelerimiz hemen aktivite olmakta ve bunların çalışmasına başlamaktadır. Bu durum kan vermeye başlandığı andan itibaren oluşmaktadır. Bu da kan üreten hücreleri sürekli aktif halde tutuğu bilinmektedir.