Kim ne derse desin ilçede çok güzel şeyler olmaya başladı. Özellikle okullarımızın sporda gösterdiği başarıdan söz ediyorum.
Kim ne derse desin ilçede çok güzel şeyler olmaya başladı. Özellikle okullarımızın sporda gösterdiği başarıdan söz ediyorum.
Bu güzellikler Öğretmen evi ve gençlik merkezinin açılışıyla başladı. Ardından okullarımızdaki başarılar biri biri ardına geldi.
Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin Liseler arası voleybol şampiyonasında Türkiye üçüncü olma başarısı, Fevziye İlköğretim Okulu minik erkek voleybol takımı Türkiye Yarı finallerine katılmaya hak kazanması, bu okulumuz sefalet içersinde eğitim ve öğretim yapmasına rağmen elde ettiği başarıyı kimsenin küçümsemeye hakkı yok bence.
Vakfıkebir Lisesi Gençlik Eğitim ve Spor Derneği kulüpler arası masa tenisi il şampiyonasında genç ve büyüklerde ikinci olmaları.
Karatede Cumhuriyet İlköğretimin Çocuklar karate dünya şampiyonasında dünya şampiyonu çıkarması.
Ardından Büyükliman İlköğretim Okulunun voleybol da Türkiye finallerine gitme hakkını söke söke kulüpler düzeyindeki sporcuların elinden almasıyla bir kez daha ilçe adına gurur duyduk.
Bu başarıya sevinirken yine Cumhuriyet İlköğretim Okulu karate takımından bir dünya şampiyonu ve bir dünya ikincisi haberi gelmesi gururumuzu tavana çıkarttı.
Bu başarılı sporcularımızı ve idarecilerimizi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı törenlerinde İlçe stadyumunu dolduran yüzlerce vatandaşa alkışlatan yetkilileri alkışlıyorum.
Ama; ne diyeyim içim yine de buruk!
Neden mi?
İlçemizden kaç tane dünya şampiyonu çıktı ki. Benim bildiğim çıkmadı yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Bir dünya şampiyonunu bizler dahi okul müdürü hariç hiç birimiz ödüllendirmemesi çok garip değimli sizce.
Ne diyelim biraz sivri zekalık yaparak birazda ukalalık yaparak düşünmedik/akıl etmedik diyerek kendimizi savunalım…!
Bizleri utandıran Okulu müdürümüz Suat Soylu’yu buradan kocaman alkışlıyorum. Sağ olun müdürüm bizim utancımızı hafiflettiniz.
Kim ne derse desin ilçede çok güzel şeyler olmaya başladı. Özellikle okullarımızın sporda gösterdiği başarıdan söz ediyorum.
Bu güzellikler Öğretmen evi ve gençlik merkezinin açılışıyla başladı. Ardından okullarımızdaki başarılar biri biri ardına geldi.
Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin Liseler arası voleybol şampiyonasında Türkiye üçüncü olma başarısı, Fevziye İlköğretim Okulu minik erkek voleybol takımı Türkiye Yarı finallerine katılmaya hak kazanması, bu okulumuz sefalet içersinde eğitim ve öğretim yapmasına rağmen elde ettiği başarıyı kimsenin küçümsemeye hakkı yok bence.
Vakfıkebir Lisesi Gençlik Eğitim ve Spor Derneği kulüpler arası masa tenisi il şampiyonasında genç ve büyüklerde ikinci olmaları.
Karatede Cumhuriyet İlköğretimin Çocuklar karate dünya şampiyonasında dünya şampiyonu çıkarması.
Ardından Büyükliman İlköğretim Okulunun voleybol da Türkiye finallerine gitme hakkını söke söke kulüpler düzeyindeki sporcuların elinden almasıyla bir kez daha ilçe adına gurur duyduk.
Bu başarıya sevinirken yine Cumhuriyet İlköğretim Okulu karate takımından bir dünya şampiyonu ve bir dünya ikincisi haberi gelmesi gururumuzu tavana çıkarttı.
Bu başarılı sporcularımızı ve idarecilerimizi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı törenlerinde İlçe stadyumunu dolduran yüzlerce vatandaşa alkışlatan yetkilileri alkışlıyorum.
Ama; ne diyeyim içim yine de buruk!
Neden mi?
İlçemizden kaç tane dünya şampiyonu çıktı ki. Benim bildiğim çıkmadı yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Bir dünya şampiyonunu bizler dahi okul müdürü hariç hiç birimiz ödüllendirmemesi çok garip değimli sizce.
Ne diyelim biraz sivri zekalık yaparak birazda ukalalık yaparak düşünmedik/akıl etmedik diyerek kendimizi savunalım…!
Bizleri utandıran Okulu müdürümüz Suat Soylu’yu buradan kocaman alkışlıyorum. Sağ olun müdürüm bizim utancımızı hafiflettiniz.