Yeşiliyle, mavisiyle ve tüm doğal güzellikleriyle bölge olarak çok şanslıyız. Bu şansı tabi ki iyi değerlendiremiyoruz.
Geçtiğimiz aylarda Trabzon Büyükşehir Belediyesi önderliğinde 18 ilçeyi kapsayan il turizmini kapsayan bir çalışma yapıldı. Trabzon’un turizm pastasından alabileceği payı arttırmak için neler yapılabilirim görüşülerek bir rapor hazırlandı.
Büyükliman Bölgesi olarak raporda nelerin var olduğunu bilemiyorum ama, mutlaka çok güzel yeni destinasyon alanları belirlenmiş olduğunu düşünüyorum. Bu alanların arttırılmasında da fayda var. Olaya olumlu bakmak lazım. Çünkü kazanırsak hepimiz kazanırız, kaybedersek te hep beraber kaybederiz. Şahsen kaybeden olmaktansa kazanan olmayı tercih ederim.
Bir katkı olarak bazı düşüncelerimi aktarmak isterim. Dedik ya bölge olarak kazanalım diye. Hafta sonları hemen hemen herkes yaylaya ya da deniz kenarlarına gerek konaklamak gerekse de günü birlik olarak gidiyoruz. Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Çarşıbaşı’nda deniz turizmini ön plana alarak yat ve gemi turları düzenlemek bölgemize artı değer kazandıracak. Özellikle sahillerde denize sıfır işletmelerin çokluğu ilçeler adına kazanım olacak. Tabi ki yerel yönetimlerin bu işletmelerin önünü açması gerekiyor. Özellikle Vakfıkebir’de son günlerde birçok çeşitli iş kollarında işletmelerin açılması çok değerli. Bunun için işletmelerin önünü açan sayın Başkan Fuat Koçal Beye teşekkür ediyorum. Aynı durum diğer ilçelerimiz için de geçerli.
Mesela Beşikdüzü ilçemizde yıllarca atıl durumda kalan Eynesil Tüneli ne yakın bölgede tır parkı ya da fidanlık olarak bilinen mezbelelik alan iş insanı Ali Bey ile başlayan değişim ve güzelleşme daha sonra Savaş Günaçtı Bey tarafından genişletilerek süper bir işletme oldu. Fidanlık olarak bilinen ve Doğal Aile Çay Bahçesinde işletmeciler ve çalışanların güler yüzü eşliğinde günbatımını balık ekmek yiyerek seyretmek konuklara ayrı bir keyif sunuyor. Hizmette ve hürmette sınır taşımayan bir anlayış ile gün ve gecenizi keyifle geçireceğiniz bir mekân olarak siz misafirlerinizi bekliyor.
Farklı başka bir ortam da Yalıköy Kale Restourant keyifli zaman geçirebileceğiniz farklı bir mekân olarak gözümüze çarpıyor. Özellikle sabah erken saatlerde uzun yola çıkacaklar için keyifli bir kahvaltı yapacakların mutlak uğrak yeri durumunda. Bol kahvaltılık çeşitlerinin yanında özellikle adeta denizin üzerinde sabah kahvaltısında kuymak ve yöresel tatların eşliğinde semaverde çay keyfi sizlere güne güzel başlamanız için eşsiz bir keyif verecek.
Kale Restourant’ta özellikle akşam üstü çeşitli balık ürünlerinden oluşan menü eşliğinde gün batımını seyretmek ayrı bir haz verecek. Akşam yemeğiniz sonrasında çay ve kahve keyfiniz denizin doyumsuz manzarası ile dalga seslerini şırıltısı hem ruhunuzu hem de bedeninizin dinlenmesine vesile olacak.
Bu iki işletmeden örnek verirken diğerlerinin de unutulmaması gerekir. Böyle işletmelerin özellikle tur şirketlerinin programa alındırılması şart.
Sahillerimiz böyle ikin yaylalarımızın da güzelliklerini unutmuyoruz. Bir Karadağ Yaylası, bir Sis Dağı, bir Kadırga yaylası derken Kadıralak Yaylasına giderken özellikle kendi imkanlarıyla yapılan Kalyoncu Ailesi’ne aitolan Barak Gölü’nde Engin Bey tarafından kurulan mini işletmenin de önünün açılması ve turizm destinasyon alanına katılması yerel yönetimler tarafından dahil edilmesi elzemdir. İlk mola yeri olarak muhteşem doğasında yapay gölde kaz ve ördeklerin dansları eşliğinde yudumlayacağınız çay ve kahve eşliğinde eşsiz keyif sizleri bekliyor.
Barak Gölü’ndeki molanız sonrasında Kadıralak Yaylasında dönemine göre Mavi Yıldız ve Sarı Çiçekler sizlere eşsiz bir doğa cennetine taşıyacak. Uçsuz bucaksız çiçekler doğa severler tarafından her zaman tercih nedeni oluyor.
Çay ve Vakfıkebir Peynirlisinin damak tadını tatmak için ise mutlaka Karadağ Yaylasına uğramak şart. İlçe merkezinde aynı peynirliyi yiyebilirsiniz fakat bana göre aynı tadı alamazsınız. Bol tereyağı eşliğinde nar gibi kızarmış peynirli ayrı bir tat ayrı bir keyif sunarken peynirliyi hazmetmek için Şahmenderan Suyunun oluğundan akan şifalı suyun doyumsuz tadıyla sindiriminiz daha kolay olacak. Devamında ise doğal güzelliklerin ön planda olduğu ve kuş cıvıltılarının eşliğinde Taşlıyatak Göleti etrafında mini bir tur atmak doyumsuz keyif sunacak. Tabi ki ilçede bir Pedromide Kilisesi’ni unutmamak lazım. Çevrerinde olan Tokmak ve Domuz gölü ile Ladasa Deresindeki bir rivayete göre Hazreti Ali’nin atının ayak izleri bulunduğu söylenen 15-20’den akan şelalenin mesire ve dinlenme alanı olarak dağ kızağıyla ulaşımının sağlanacağı destinasyon alanına dönüştürülmesi sonrası ilçeye katma değer kazandıracağı düşüncesindeyim. Bular yalnızca ilk etaptan aklımıza gelenler mutlaka daha bilmediğimiz birçok saklı cennetimiz vardır. Bunları da siz değerli okuyucularımız bizler ve yetkililer aracılığıyla iletirseniz mutlaka değerlendirmeye alınacaktı diye düşünüyorum.
Bizler ilçemiz ve bölgemiz adına pastadan daha fazla pay almak adına önerilerimizi iletmek istedik. Ancak bunları daha fazla tur şirketlerinin portföylerine mutlaka girmesi gerekiyor. Bunu da sağlayacak olan merkezi ve özellikle yerel yöneticilerin ve ilçe yararına çalışan derneklerin vazifesi olduğunda hem fikirdeyiz sanırım.
Geçtiğimiz aylarda Trabzon Büyükşehir Belediyesi önderliğinde 18 ilçeyi kapsayan il turizmini kapsayan bir çalışma yapıldı. Trabzon’un turizm pastasından alabileceği payı arttırmak için neler yapılabilirim görüşülerek bir rapor hazırlandı.
Büyükliman Bölgesi olarak raporda nelerin var olduğunu bilemiyorum ama, mutlaka çok güzel yeni destinasyon alanları belirlenmiş olduğunu düşünüyorum. Bu alanların arttırılmasında da fayda var. Olaya olumlu bakmak lazım. Çünkü kazanırsak hepimiz kazanırız, kaybedersek te hep beraber kaybederiz. Şahsen kaybeden olmaktansa kazanan olmayı tercih ederim.
Bir katkı olarak bazı düşüncelerimi aktarmak isterim. Dedik ya bölge olarak kazanalım diye. Hafta sonları hemen hemen herkes yaylaya ya da deniz kenarlarına gerek konaklamak gerekse de günü birlik olarak gidiyoruz. Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Çarşıbaşı’nda deniz turizmini ön plana alarak yat ve gemi turları düzenlemek bölgemize artı değer kazandıracak. Özellikle sahillerde denize sıfır işletmelerin çokluğu ilçeler adına kazanım olacak. Tabi ki yerel yönetimlerin bu işletmelerin önünü açması gerekiyor. Özellikle Vakfıkebir’de son günlerde birçok çeşitli iş kollarında işletmelerin açılması çok değerli. Bunun için işletmelerin önünü açan sayın Başkan Fuat Koçal Beye teşekkür ediyorum. Aynı durum diğer ilçelerimiz için de geçerli.
Mesela Beşikdüzü ilçemizde yıllarca atıl durumda kalan Eynesil Tüneli ne yakın bölgede tır parkı ya da fidanlık olarak bilinen mezbelelik alan iş insanı Ali Bey ile başlayan değişim ve güzelleşme daha sonra Savaş Günaçtı Bey tarafından genişletilerek süper bir işletme oldu. Fidanlık olarak bilinen ve Doğal Aile Çay Bahçesinde işletmeciler ve çalışanların güler yüzü eşliğinde günbatımını balık ekmek yiyerek seyretmek konuklara ayrı bir keyif sunuyor. Hizmette ve hürmette sınır taşımayan bir anlayış ile gün ve gecenizi keyifle geçireceğiniz bir mekân olarak siz misafirlerinizi bekliyor.
Farklı başka bir ortam da Yalıköy Kale Restourant keyifli zaman geçirebileceğiniz farklı bir mekân olarak gözümüze çarpıyor. Özellikle sabah erken saatlerde uzun yola çıkacaklar için keyifli bir kahvaltı yapacakların mutlak uğrak yeri durumunda. Bol kahvaltılık çeşitlerinin yanında özellikle adeta denizin üzerinde sabah kahvaltısında kuymak ve yöresel tatların eşliğinde semaverde çay keyfi sizlere güne güzel başlamanız için eşsiz bir keyif verecek.
Kale Restourant’ta özellikle akşam üstü çeşitli balık ürünlerinden oluşan menü eşliğinde gün batımını seyretmek ayrı bir haz verecek. Akşam yemeğiniz sonrasında çay ve kahve keyfiniz denizin doyumsuz manzarası ile dalga seslerini şırıltısı hem ruhunuzu hem de bedeninizin dinlenmesine vesile olacak.
Bu iki işletmeden örnek verirken diğerlerinin de unutulmaması gerekir. Böyle işletmelerin özellikle tur şirketlerinin programa alındırılması şart.
Sahillerimiz böyle ikin yaylalarımızın da güzelliklerini unutmuyoruz. Bir Karadağ Yaylası, bir Sis Dağı, bir Kadırga yaylası derken Kadıralak Yaylasına giderken özellikle kendi imkanlarıyla yapılan Kalyoncu Ailesi’ne aitolan Barak Gölü’nde Engin Bey tarafından kurulan mini işletmenin de önünün açılması ve turizm destinasyon alanına katılması yerel yönetimler tarafından dahil edilmesi elzemdir. İlk mola yeri olarak muhteşem doğasında yapay gölde kaz ve ördeklerin dansları eşliğinde yudumlayacağınız çay ve kahve eşliğinde eşsiz keyif sizleri bekliyor.
Barak Gölü’ndeki molanız sonrasında Kadıralak Yaylasında dönemine göre Mavi Yıldız ve Sarı Çiçekler sizlere eşsiz bir doğa cennetine taşıyacak. Uçsuz bucaksız çiçekler doğa severler tarafından her zaman tercih nedeni oluyor.
Çay ve Vakfıkebir Peynirlisinin damak tadını tatmak için ise mutlaka Karadağ Yaylasına uğramak şart. İlçe merkezinde aynı peynirliyi yiyebilirsiniz fakat bana göre aynı tadı alamazsınız. Bol tereyağı eşliğinde nar gibi kızarmış peynirli ayrı bir tat ayrı bir keyif sunarken peynirliyi hazmetmek için Şahmenderan Suyunun oluğundan akan şifalı suyun doyumsuz tadıyla sindiriminiz daha kolay olacak. Devamında ise doğal güzelliklerin ön planda olduğu ve kuş cıvıltılarının eşliğinde Taşlıyatak Göleti etrafında mini bir tur atmak doyumsuz keyif sunacak. Tabi ki ilçede bir Pedromide Kilisesi’ni unutmamak lazım. Çevrerinde olan Tokmak ve Domuz gölü ile Ladasa Deresindeki bir rivayete göre Hazreti Ali’nin atının ayak izleri bulunduğu söylenen 15-20’den akan şelalenin mesire ve dinlenme alanı olarak dağ kızağıyla ulaşımının sağlanacağı destinasyon alanına dönüştürülmesi sonrası ilçeye katma değer kazandıracağı düşüncesindeyim. Bular yalnızca ilk etaptan aklımıza gelenler mutlaka daha bilmediğimiz birçok saklı cennetimiz vardır. Bunları da siz değerli okuyucularımız bizler ve yetkililer aracılığıyla iletirseniz mutlaka değerlendirmeye alınacaktı diye düşünüyorum.
Bizler ilçemiz ve bölgemiz adına pastadan daha fazla pay almak adına önerilerimizi iletmek istedik. Ancak bunları daha fazla tur şirketlerinin portföylerine mutlaka girmesi gerekiyor. Bunu da sağlayacak olan merkezi ve özellikle yerel yöneticilerin ve ilçe yararına çalışan derneklerin vazifesi olduğunda hem fikirdeyiz sanırım.