Eski bayramlar mı? Eski insanlar mı?
Hani hep deriz ya, nerde o eski bayramlar! Aslında eski bayramların bir farkı yok fark zihniyette!
Altmışlı yaşlarda olanlar hatırlar, dönemim Vakfıkebir Lisesi Beden Eğitimi Öğretmenlerinden Aydın Polatkan’ın meşhur yürüyüşünü. Nasıl bir ciddiyetler kutlama komitesinin önünden geçişi ve halkın ayakta alkışlayışını. Bunu neden hatırlattığımıza gelince eski bayramların tadından söz etmek içindi.
Eski bayramların bir ciddiyeti ve o manada da tadı vardı. Ona tadı veren ise katılımcıların ciddiyetiydi. Çünkü bu günkü gibi hiçbir idareci ve öğretmen bayram törenlerine bayram kutlama ruhuna aykırı bir kıyafetle törenlere gelmez/gelemezdi. Çünkü Merhum İdris Bank, Avvni Alp gibi idarecileri vardı. Kaşı ile gözü ile idarecilik yaparlardı. Tabi size göre despot idarecilerdi ama yine de iyi değil çok çok iyi idarecilerdi. Öyle olmasaydı o bayramların tadı yaşanmazdı.
Düşünebiliyor musunuz, Bayram törenine kayıkçı kazak ve mont ile gelenleri bırak okulda tören alanında pataklayan bir İdris Bank müdürü. Bunu yapan müdür hiçbir zaman uhdesinde olanları ne sokakta ne de başka yerde yalnız bırakmayan bir zihniyetti.
Dünya çocuklarına armağan edilen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” kutlamalarında öğrencilerin heyecanı ve kıyafetlerindeki güzellik karşısında bazı öğretmenlerin bayram ruhuna yakışmayacak kıyafetlerle törene gelmelerine ne diyeceğiz. Burada bayan öğretmenleri ayırmak lazım çünkü hepsi şık bayram adabına uygun şekilde sanki podyuma çıkarcasına şık ve güzel giyinmişler. Onlara bakarsan savunma kolay efendim sendikaları serbest ve rahat giyimlerine izin veriyormuş ta o yüzden mülki ve idareciler de bir şey diyemiyormuş.
Hadi oradan Batsın Sizin Sendikanız!
Beki bu manada çocukların ve velilerin ne kabahatı var!
Bir çağrı velilere yapmak istiyorum; sizin yerinizde ben olsam çocuklarımı bayram törenlerine yollamam. Neden mi sizin çocuklarınız bayram alanındasoğuktan tir tir titrerken onlara talimatlar yağdıran öğretmenlerin kıyafetlerini gördüğüm için yollamam. Sizin çocuklar üşürken onlar da üşüsün bakalım nasıl oluyor o zaman herkes ne giyeceğini nasıl bilir.
Bundan önceki dönemlerde sendika yoktu da öğretmenlerin hakları savunulmadı mı? Yoksa onlara birileri bir şey mi derdi? Diyebilirdi! Diyemezdi çünkü karşılarına ilk önce İdris Bank, Avni Alp ve Ahmet Alp çıkardı. Öğretmenlerine bir söz söyletmezlerdi.
Şimdi sendikanız sizi mi koruyor. Bence bu sadece bir bahane. Onun için nerede o eski bayramlar demenin kimseye faydası yok. Milli ve manevi duygularımızı bir şeylerin arkasına sığınarak yok ediyoruz. Yıllar sonra nerde yanlış yaptık demek için çok geç olacak.
Bir takım mesleklerin sendikaları böyleyken iyi ki Emniyet ve Askeri personelin sendikaları ön panda değil. Yoksa ülkenin altına dinamit yerleştirilmişti.
Hani hep deriz ya, nerde o eski bayramlar! Aslında eski bayramların bir farkı yok fark zihniyette!
Altmışlı yaşlarda olanlar hatırlar, dönemim Vakfıkebir Lisesi Beden Eğitimi Öğretmenlerinden Aydın Polatkan’ın meşhur yürüyüşünü. Nasıl bir ciddiyetler kutlama komitesinin önünden geçişi ve halkın ayakta alkışlayışını. Bunu neden hatırlattığımıza gelince eski bayramların tadından söz etmek içindi.
Eski bayramların bir ciddiyeti ve o manada da tadı vardı. Ona tadı veren ise katılımcıların ciddiyetiydi. Çünkü bu günkü gibi hiçbir idareci ve öğretmen bayram törenlerine bayram kutlama ruhuna aykırı bir kıyafetle törenlere gelmez/gelemezdi. Çünkü Merhum İdris Bank, Avvni Alp gibi idarecileri vardı. Kaşı ile gözü ile idarecilik yaparlardı. Tabi size göre despot idarecilerdi ama yine de iyi değil çok çok iyi idarecilerdi. Öyle olmasaydı o bayramların tadı yaşanmazdı.
Düşünebiliyor musunuz, Bayram törenine kayıkçı kazak ve mont ile gelenleri bırak okulda tören alanında pataklayan bir İdris Bank müdürü. Bunu yapan müdür hiçbir zaman uhdesinde olanları ne sokakta ne de başka yerde yalnız bırakmayan bir zihniyetti.
Dünya çocuklarına armağan edilen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” kutlamalarında öğrencilerin heyecanı ve kıyafetlerindeki güzellik karşısında bazı öğretmenlerin bayram ruhuna yakışmayacak kıyafetlerle törene gelmelerine ne diyeceğiz. Burada bayan öğretmenleri ayırmak lazım çünkü hepsi şık bayram adabına uygun şekilde sanki podyuma çıkarcasına şık ve güzel giyinmişler. Onlara bakarsan savunma kolay efendim sendikaları serbest ve rahat giyimlerine izin veriyormuş ta o yüzden mülki ve idareciler de bir şey diyemiyormuş.
Hadi oradan Batsın Sizin Sendikanız!
Beki bu manada çocukların ve velilerin ne kabahatı var!
Bir çağrı velilere yapmak istiyorum; sizin yerinizde ben olsam çocuklarımı bayram törenlerine yollamam. Neden mi sizin çocuklarınız bayram alanındasoğuktan tir tir titrerken onlara talimatlar yağdıran öğretmenlerin kıyafetlerini gördüğüm için yollamam. Sizin çocuklar üşürken onlar da üşüsün bakalım nasıl oluyor o zaman herkes ne giyeceğini nasıl bilir.
Bundan önceki dönemlerde sendika yoktu da öğretmenlerin hakları savunulmadı mı? Yoksa onlara birileri bir şey mi derdi? Diyebilirdi! Diyemezdi çünkü karşılarına ilk önce İdris Bank, Avni Alp ve Ahmet Alp çıkardı. Öğretmenlerine bir söz söyletmezlerdi.
Şimdi sendikanız sizi mi koruyor. Bence bu sadece bir bahane. Onun için nerede o eski bayramlar demenin kimseye faydası yok. Milli ve manevi duygularımızı bir şeylerin arkasına sığınarak yok ediyoruz. Yıllar sonra nerde yanlış yaptık demek için çok geç olacak.
Bir takım mesleklerin sendikaları böyleyken iyi ki Emniyet ve Askeri personelin sendikaları ön panda değil. Yoksa ülkenin altına dinamit yerleştirilmişti.