Remzi Öztürk 66 yaşında ve 27 yıldan beri Vakfıkebirde ekmeğini taştan çıkarıyor. Oğlu Erdoğan ile beraber ham maddesi çakıl, kum ve çimento olan seri taş üretimi yaparak geçimlerini sağlıyorlar.
Briket taşının ham maddesi çakıl, kum ve çimentonun
karışımından elde edilen harcı taş kesme makinesine doldurularak elektrik
yardımıyla makinenin titreşiminden sıkışmasıyla kalıp halinde taşlar teker teker
elden geçiyor. Bir torba çimentodan yaklaşık 45-50 civarında taş çıktığını
ancak daha da fazlası çıkar ama bu sefer taşın kalitesi bozulunca erken kırılma
olacak ve bu da bizin işin kalitesini düşüreceği için standardı 45 olarak
belirledik eğer 45in altına ve üstüne çıkarsak kalitemizden ödün vermiş olacağız
diyor Remzi Öztürk,
Mesleğinin zor
olduğunu belirten Öztürk, akşam sabah taş kaldırıyoruz, işimizi taş üretip
satmak. 100 metre karelik bir ev için yaklaşık 700-800 adet briket taşın
yeterli olduğunu ve bir evlik taş için 2 veya 3 güne ihtiyacımız var dedi.
Oğlu Erdoğan Öztürk ile beraber
ancak bağ-kurlarını yatırabildiklerini ve yanlarında çalıştıracak işçilere
ödeyecek sermayelerinin olmadığını hatta olsa bile çalıştıracak eleman
bulamadıklarını söylerken taştan elde edilen fazla bir karımız yok. Çalışacak
elemanın aylık olarak bizlere yaklaşık maliyeti bin beş yüz lirayı buluyor.
Bunun altından bizlerin kalkması çok zor. Zor bir mesleğimiz var. Akşama kadar
taşla uğraşıyorsun. Zaman zaman konuşacak kimseler olmadığı için taşlarla
konuşuyoruz.
İşe sabahın erken saatlerinde
başladığını ve bazen gecenin geç saatlerine kadar çalışmak zorunda kalıyoruz.
41 yaşında olan Oğul Erdoğan Öztürk gençliğimi yaşayamadan
yirmi yıldır babama yardımcı oluyorum. İşçiliğinin ağır olduğunu ve seri üretim
olmadığı için ağırlığı bir kat daha arttığını belirten oğul Öztürk; tek tek
elden geçirtiyoruz. Makinelerimiz teknolojiye ayak uyduramadığı için
işçiliğimiz çok ağır oluyor. Makineleri yenilemek 150-200 milyon lazım bizim
bütçemiz buna yetmez. Bizim için hem pahalı hem de yer sorunumuz var. Yeni
makine için 3-5 dönüm arazi lazım. Bu şekilde kaldığımız için ancak kendi
kendimize yetebiliyoruz. Çok şükür her gün evimize bir ekmek götürebiliyoruz
dedi.
Briket taşının ham maddesi çakıl, kum ve çimentonun
karışımından elde edilen harcı taş kesme makinesine doldurularak elektrik
yardımıyla makinenin titreşiminden sıkışmasıyla kalıp halinde taşlar teker teker
elden geçiyor. Bir torba çimentodan yaklaşık 45-50 civarında taş çıktığını
ancak daha da fazlası çıkar ama bu sefer taşın kalitesi bozulunca erken kırılma
olacak ve bu da bizin işin kalitesini düşüreceği için standardı 45 olarak
belirledik eğer 45in altına ve üstüne çıkarsak kalitemizden ödün vermiş olacağız
diyor Remzi Öztürk,
Mesleğinin zor
olduğunu belirten Öztürk, akşam sabah taş kaldırıyoruz, işimizi taş üretip
satmak. 100 metre karelik bir ev için yaklaşık 700-800 adet briket taşın
yeterli olduğunu ve bir evlik taş için 2 veya 3 güne ihtiyacımız var dedi.
Oğlu Erdoğan Öztürk ile beraber
ancak bağ-kurlarını yatırabildiklerini ve yanlarında çalıştıracak işçilere
ödeyecek sermayelerinin olmadığını hatta olsa bile çalıştıracak eleman
bulamadıklarını söylerken taştan elde edilen fazla bir karımız yok. Çalışacak
elemanın aylık olarak bizlere yaklaşık maliyeti bin beş yüz lirayı buluyor.
Bunun altından bizlerin kalkması çok zor. Zor bir mesleğimiz var. Akşama kadar
taşla uğraşıyorsun. Zaman zaman konuşacak kimseler olmadığı için taşlarla
konuşuyoruz.
İşe sabahın erken saatlerinde
başladığını ve bazen gecenin geç saatlerine kadar çalışmak zorunda kalıyoruz.
41 yaşında olan Oğul Erdoğan Öztürk gençliğimi yaşayamadan
yirmi yıldır babama yardımcı oluyorum. İşçiliğinin ağır olduğunu ve seri üretim
olmadığı için ağırlığı bir kat daha arttığını belirten oğul Öztürk; tek tek
elden geçirtiyoruz. Makinelerimiz teknolojiye ayak uyduramadığı için
işçiliğimiz çok ağır oluyor. Makineleri yenilemek 150-200 milyon lazım bizim
bütçemiz buna yetmez. Bizim için hem pahalı hem de yer sorunumuz var. Yeni
makine için 3-5 dönüm arazi lazım. Bu şekilde kaldığımız için ancak kendi
kendimize yetebiliyoruz. Çok şükür her gün evimize bir ekmek götürebiliyoruz
dedi.