Emekli Muallimlerin Haklı Sitemleri | Büyükliman Medya
    Karanlık Mod
  1. Ana Sayfa
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Bülent ALP
  4. Emekli Muallimlerin Haklı Sitemleri
Emekli Muallimlerin Haklı Sitemleri
Mehmet Bülent ALP
27.11.2012 14:26:34
1180
A
Evet, bu hafta yattık kalktık bir dizi etkinliklerle yoğunlaştık.
Erkek | Kadın (Haberi Dinle)

   Evet, bu hafta yattık kalktık bir dizi etkinliklerle yoğunlaştık.

  Özellikle herkesin gözü üzerinde olan 24 Kasım Öğretmenler günü kutlamalarının programı merak edildi.

    Program alışıla gelmiş şekilde karşımıza geldi, terk fark ise bir akşam önce müzik eşliğinde yapılan yemekti. Fakat kendi yemeğinde, kendi eğlencesinde eğlenemeyen bir topluluk vardı o akşam salonda.

    Şunu da söylemeden geçmeyelim her programda olduğu gibi karşımızda tesisat ve becerisiyle Ufuk Bey vardı. İyi ki varsın hocam…

    Klavyenin başında öğretmen ama solist olarak ?. İsterdim ki solist olarak bir öğretmenin arkadaşlarını söylediği türkü/şarkılarla eğlendirsin.

    Evet, koca salonu yemek için dolduran yüz kişiyi aşkın öğretmenlerin arasında gözlerim bir solist aradı ne yazık!

    Yemek her nedense çok kısa sürdü. Sanki katılan öğretmenlerin hepsinin çok acil işi çıkmışçasına erken salonu terk ettiler!

    Günün ikinci programı Hükümet Konağı önünde ve Mili Eğitim Müdürlüğü Makamında yapıldı.

    Üçüncü tören ise İlçe Gençlik Merkezinde.

     Buradaki törene fazla katılamadım izlediğim ve öğrendiğim kadarıyla törene emekli olan birkaç öğretmenin haricinde katılan ve davet edilen olmamış.
    Duyduğum kadarıyla yer darlığı ve çağrılmaya unutulabilecek ve darılacak kişilerin olabileceği düşüncesi hakim kılınmış.

      Şahsen bana da birkaç emekli öğretmenin serzenişi bu yönde oldu. Programı bilmediklerini ve nerede yapılacağını bile öğrenemedikleri açıkladılar.     

     Emekli birkaç öğretmen hasta ve vefat etmiş bazı arkadaşlarının mezarlarını ziyaret ettiler. Bunlara bende eşlik ettim.

     Hatırlanmadıkları için çok üzgün olduklarını gözledim. Hatta mezarlıktan gelirken “dün sizin gibiydik, yarın sizlerde bizler gibi olacaksınız” diye yazılan mezar taşlarındaki sözü üzerine basa basa söylemeleri ise içimi çok daha fazla cızlattı.

     Kendi dönemlerinde yapılan bir dizi etkinlikleri anlatırlarken bu gün kendilerinin bu işleri üslenebileceğini belirttiler. Hatta kendi aralarında bir dizi organizasyonlar yapmak için söz birliği bile yaptılar.

     Onlar adına üzüldüm, ama yapacak bir şey yok böyle istendi böyle oldu. Umarın bu durum birilerine vazife çıkarır da hatalar demeyelim de noksanlıklar düzelir diyelim.

     Belki camiadan bazı arkadaşlarımız bizi neden bu kadar eleştiriyorsunuz diye düşünebilir. Doğrudur eleştiriyoruz çünkü bende bir öğretmen çocuğu olmam itibarıyla öğretmenin hata yapma lüksü olmadığını düşündüğümdendir. Merhum babam bana her zaman “oğlum öğretmen hata yapmaz, yapamaz, böyle bir lüksü yok” derdi.

    Siz hiç düşündünüz mü? Sıradan bir insan örnek alındı mı? Alınmadığına göre öğretmen tabiî ki örnek alınacak. Bilmem anlatabildim mi?

    Bu yazımı çok hoşuma giden Psikolog Prof. Dr. Halis Özgü’nün şu ifadesiyle bitirmek istiyorum: Öğretmen “usta elleriyle, şirin dilleriyle, çağdaş bilgileriyle genç dimağlara vatan ve bayrak sevgisini aşılayandır”.
    Anladın mı sen kimsin?

Ana Sayfa
Foto Galeri
Web TV
Yazarlar