Kurban Bayramı sonrası olduğu için de köşe yazımın
başlığını Siyasetin Kavurma Kazanı olarak koymayı uygun buldum.
Amacım sizlere, damağınızdaki kavurma zevkini siyaset kazanında da
tattırmak.
30 Mart 2014 yerel
seçimleri nedeniyle piyasalarda o kadar isim kirliliği var ki; bu kirlilik her
geçen gün de artıyor. Siyaset meydanında kendilerini pazarlamak isteyenler veya
farklı bir deyimle başkaları adına başkalarını pazarlamak hevesleriyle dolu
olanlar da var.
En çok öne çıkan deyimlerden birisi
ise Herkesi yazıyorsun beni de yaz ne
olacak ifadesidir. Yazdıktan sonra ise hemen çark etme, Ben senle şaka yaptım ifadesini söylemek
de cabası
Ben şahsen kalemimde böyle net bir
bilgim olmadıktan sonra asla ve asla böyle bir şey yazmadım/yazmam da ve
yazmayacağım da.
Bir siyasetçi dostumun ifadesiyle
gündemde olan siz 3 Yciler lafı
son zamanlarda çok konuşulmaya, kendi aramızda da genel olarak kırıklığa neden
olmaya başladı.
Öncelikle 3 Ynin ne anlama geldiğini açıklamak istiyorum:
Y: Yağcılar.
Y: Yandaşlar.
Y: Yalakalar.
Bilmem bunları duydunuz mu?
Elbette ki duymuşsunuzdur. Burası
küçük ve şirin bir ilçe olmasına rağmen duayenlerin deyimiyle de zor bir yer.
Evet, Vakfıkebir gerçekten zor bir
yer.
Neden mi?.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı
tükürsen bıyık misali.
Yapacağın her ne iş olursa olsun,
fincancı katırlarını ürkütmeyeceksin.
Herkesle dost, herkesle akraba olmak
zorundasın. Yoksa senin düşündüğün değerlerdeki dengeleri
tutamasın/tutturmazlar.
Çok şükür, şahsen ben bu güne kadar
bildiğim ve gördüğüm doğrulardan başkasını ya da birilerinin menfaati
doğrultusunda yazmadın/yazmayacağım da. Eğer yazdığım yazı eleştiriliyorsa
demek ki doğru yazılmıştır. Eleştirilmeyen yazının okunma ve değere alınma
durumu olduğunu zannetmiyorum.
Neyse fazla sözü uzatmadan gelelim siyasetin kavurma kazanına
Öncelikle yazımızın başında da
belirttiğimiz gibi isim kirliliğinden çok bir şey yok. Yerel seçimler nedeniyle
önceden beri düşündüğüm ve bana göre doğruluk payı yüzde yüz olan ve bu gün
aday adaylığı için isimleri geçenlerin % 70-80i aday adayı olma cesaretini
gösteremeyecek olmasıdır.
Bu günlerde ise aday adaylığını
açıklayanlardan veya diğer bir deyimle partilere resmi müracaatlarını yapanları
inceleyelim.
MHPye ilk olarak Mühendis Murat
Aksoy ilk resmi başvurusunu yapanlardan. Bilindiği gibi 2009 yerel seçimlerinde
Sayın Aksoy ile MHP Vakfıkebirde tarihinin en yüksek oyunu almıştı. Ama siyasi
arenada ilçe teşkilatı tarafından aday gösterilmeyeceği yönünde söylentiler bir
hayli fazla. Farklı isimlerden öne çıkan ise İller Bankası Mühendislerinden Sayın
Fuat Koçal. (Sayın Koçal ile sohbetimizde ise henüz ortada bir şey yok hatta
resmi müracaatını yaptığını duyduğumu söylediğimde ise henüz öyle bir şey yok
dedi. Ancak sürece daha zaman olduğunu belirtti.) Bizler de şimdilik bunları
yazmakla yetineceğiz.
Diğer partilerde; CHPde ise henüz bir tık olmadığı yönünde bir
kanaat hakim. . Yine medyada çıkan haberlere göre TTSO Meclis Üyesi Sayın Emin
Uludüzün isminin ön plana çıktığı ve ikna yönünde çalışmaların devam ettiğini
biliyoruz. Eğer Uludüzü ikna edemezlerse CHP İlçe yönetimi geçtiğimiz seçimlerde
olduğu gibi büyük bir ihtimalle bu seçimlerde de genel merkezin aday gösterin
baskısına göstermelik aday göstereceği ihtimali şimdilik % 100lük bir oran
olarak görünüyor.
İktidar partisi olması nedeniyle
AKPde durum çok daha farklı ve net. Çünkü aday adaylığını açıklayan iki isim
var ortada. Birisi Emekli öğretmen iş adamı Sayın Mehmet ALP diğeri yine iş
adamı ve partinin ilk kurucularından Sayın Fikret Sağlam.
Bu iki cengâver adaylıklarını
açıklarken bir birlerini her ortamda benim rakip diyerek geçtiğimiz seçimlerde
olmayan bir birlikteliğin de bu ilçede ne kadar gerektiğinin altını çiziyorlar.