Ulaş Özdemir, Loran ve Mustafa Akçay
Ne de çok şey sığdırdık son bir haftaya..
Ulaş Özdemir, Loran ve Mustafa Akçay
Ne de çok şey sığdırdık son bir haftaya..
Geçtiğimiz günlerde bazı arkadaşlarımızın bir araya gelerek
oluşturduğu Trabzon Kürsüsünün organize ettiği şike konulu panelin ardından
öyle hızlı geçti ki gündemimiz bazen biz bile takip etmekte zorlandık.
Hep birlikte 1461 Trabzonspor-Fenerbahçe maçına odaklandık.
Öyle bir birikmiş ki içimizde.
Öyle dolmuşuz ki
Bulunmaz nimet misali olanca gücümüzle yine yüklendik
Fenerbahçeye.
Unutmamak ve unutturmamak adına ne gerekiyorsa yapıyoruz.
Herkes yapıyor
Taraftar yapıyor, gazetecisi yapıyor, sokaktaki vatandaş
yapıyor.
Yerel basında, sosyal medyada, sokakta, dolmuşta, lokantada,
cafede. Aklınıza gelebilecek her yerde unutmuyoruz unutturmuyoruz.
Önceki gün Maçkada Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcıkın
Şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldi Gönül Buluşması adı altındaki
yemekli toplantıya gittim haber takibi için. Güzel ilçemiz Maçkada öyle de
güzel bir hava vardı ki, şehit ve gazi kelimelerini duyunca ister istemez
hüzünleniyoruz.
Vali Kızılcık konuşmasını yaptı, şehit yakınları ile aynı
masayı paylaştı tıpkı Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü gibi. Duygulandık
onlarla sohbet etti. Biz de arkadaşlarla şehit yakınları ile farklı bir masada
oturduk. Yanımda oturan basın mensubu arkadaşın yanındaki şehit yakınıyla
sohbeti dikkatimi çekti.
Trabzonsporu konuşuyordu, uğradığımız haksızlıkların
unutturulmaya çalışıldığını, transferlerimizi, takımın gidişatını anlatıyordu.
Gülümsedim ve içimden, biz buyuz, nerede olursak olalım, hangi duyguyu, hangi
hissiyatı yaşarsak yaşayalım Trabzonspor bizim vazgeçilmezimiz, unutmadığımız,
unutturmadığımız dedim.
Bu sadece küçük bir örnekti.
***
1461 Trabzonspor-Fenerbahçe maçında herkes gibi, tasvip
etmiyoruz ancak bazı yaşananlar fazla oldu diyebiliriz.
Biz böyleyiz, Karadenizliyiz bazen öfkemizi kontrol
edemiyoruz, hep kızıyoruz.
Ancak günlerdir sosyal medyada gösterilen tepkilerden de
anlaşılacağı üzere, lütfen buna sebep olanlar aynaya baksın.
Bu işi bu noktaya getirenler utansın, Trabzonlular,
Trabzonsporlular değil.
Bütün bunlar durup dururken olmuyor. Kim bunun aksini
söyleyebilir? Son olarak yaptıkları klibe bakarsak zaten artık kimsenin aynaya
baktığını sanmıyoruz. Kaldı ki ortada utanılacak bir durumları da yok onlara
göre.
*****
Trabzon Kürsüsünün kurucularından Ulaş Özdemir arkadaşımıza
atfedilen suçlamalar, dedikodular, söylemler, aklınıza ne gelirse
yazıldı-çizildi. Ulaş Özdemir arkadaşımızla maçı basın tribününde aynı yerde
izledik.
Ulaş haksızlıklara ayağa kalkarak, öfkelenerek tepki
gösterdi, kızdı, yerini değiştirdi ancak atfetilen suçlamayı biz duymadık.
Ulaşa, bizlere suçlamada bulunanlar önce Lig TVnin meşhur Fenerbahçe muhabiri
Loranın yaptıklarının hesabını versin.
Geçtiğimiz yıl yaptıklarının üstü nasıl da kapatıldı. Çünkü
onlarınki büyük camia, televizyonları da yayın kuruluşlarıda büyük öyle değil
mi? Ama biz unutmadık unutturmayacağız. Bu sadece küçük bir örnekti. Gittiğimiz
deplasman maçlarındaki basın tribünlerini yazmaya kalkışsak sanırız hiçbir
takımın basın tribününde maç izleyecek gazeteci bulunmaz.
Ne yapmış Trabzonlu gazeteciler. Bir ara basın tribününün
üst tarafından Aykut Kocamana yönelik olumsuz tezahüratlar artınca yukarıya
dönüp, Lütfen, anaya, bacıya küfür yok, küfür etmeyin, takımı destekleyin,
psikolojik olarak bu onları etkiler şeklinde ricada bulundum.
Ve yukarıdaki taraftarlarımızdan da sağ olsunlar olumlu
yanıt geldi. Zaman zaman bizler de pozisyonlara tepki gösterdik, kızdık,
söylendik. Tıpkı üç yıldır yaşanan haksızlıklara isyan ettiğimiz gibi,
kızdığımız, öfkelendiğimiz gibi. Kadıköyde oturan Fenerbahçeli bir
arkadaşıma telefon açarak, bazı
tezahüratları dinlettim. Ne düşünüyorsun? Diye sordum. Niye bu noktaya geldi
diye sordum.
*****
Son sözüm 1461 Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Akçay
Hocaya. Maç sonrası basın toplantısını takip ettim, konuşmaları yazdım.
Mustafa Hocanın söylemlerini yazarken çok üzüldüm. Hele hele söze, Büyük bir
camia ve büyük bir takımla oynadık şeklinde başlaması hayal kırıklığı yaşattı
bana.
Büyük camialar şike yapmaz Hocam. Keşke bu ifadeyi onlar
için kullanmasaydınız. Biz ne için mücadele ediyoruz.
Ulaş Özdemir, Loran ve Mustafa Akçay
Ne de çok şey sığdırdık son bir haftaya..
Geçtiğimiz günlerde bazı arkadaşlarımızın bir araya gelerek
oluşturduğu Trabzon Kürsüsünün organize ettiği şike konulu panelin ardından
öyle hızlı geçti ki gündemimiz bazen biz bile takip etmekte zorlandık.
Hep birlikte 1461 Trabzonspor-Fenerbahçe maçına odaklandık.
Öyle bir birikmiş ki içimizde.
Öyle dolmuşuz ki
Bulunmaz nimet misali olanca gücümüzle yine yüklendik
Fenerbahçeye.
Unutmamak ve unutturmamak adına ne gerekiyorsa yapıyoruz.
Herkes yapıyor
Taraftar yapıyor, gazetecisi yapıyor, sokaktaki vatandaş
yapıyor.
Yerel basında, sosyal medyada, sokakta, dolmuşta, lokantada,
cafede. Aklınıza gelebilecek her yerde unutmuyoruz unutturmuyoruz.
Önceki gün Maçkada Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcıkın
Şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldi Gönül Buluşması adı altındaki
yemekli toplantıya gittim haber takibi için. Güzel ilçemiz Maçkada öyle de
güzel bir hava vardı ki, şehit ve gazi kelimelerini duyunca ister istemez
hüzünleniyoruz.
Vali Kızılcık konuşmasını yaptı, şehit yakınları ile aynı
masayı paylaştı tıpkı Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü gibi. Duygulandık
onlarla sohbet etti. Biz de arkadaşlarla şehit yakınları ile farklı bir masada
oturduk. Yanımda oturan basın mensubu arkadaşın yanındaki şehit yakınıyla
sohbeti dikkatimi çekti.
Trabzonsporu konuşuyordu, uğradığımız haksızlıkların
unutturulmaya çalışıldığını, transferlerimizi, takımın gidişatını anlatıyordu.
Gülümsedim ve içimden, biz buyuz, nerede olursak olalım, hangi duyguyu, hangi
hissiyatı yaşarsak yaşayalım Trabzonspor bizim vazgeçilmezimiz, unutmadığımız,
unutturmadığımız dedim.
Bu sadece küçük bir örnekti.
***
1461 Trabzonspor-Fenerbahçe maçında herkes gibi, tasvip
etmiyoruz ancak bazı yaşananlar fazla oldu diyebiliriz.
Biz böyleyiz, Karadenizliyiz bazen öfkemizi kontrol
edemiyoruz, hep kızıyoruz.
Ancak günlerdir sosyal medyada gösterilen tepkilerden de
anlaşılacağı üzere, lütfen buna sebep olanlar aynaya baksın.
Bu işi bu noktaya getirenler utansın, Trabzonlular,
Trabzonsporlular değil.
Bütün bunlar durup dururken olmuyor. Kim bunun aksini
söyleyebilir? Son olarak yaptıkları klibe bakarsak zaten artık kimsenin aynaya
baktığını sanmıyoruz. Kaldı ki ortada utanılacak bir durumları da yok onlara
göre.
*****
Trabzon Kürsüsünün kurucularından Ulaş Özdemir arkadaşımıza
atfedilen suçlamalar, dedikodular, söylemler, aklınıza ne gelirse
yazıldı-çizildi. Ulaş Özdemir arkadaşımızla maçı basın tribününde aynı yerde
izledik.
Ulaş haksızlıklara ayağa kalkarak, öfkelenerek tepki
gösterdi, kızdı, yerini değiştirdi ancak atfetilen suçlamayı biz duymadık.
Ulaşa, bizlere suçlamada bulunanlar önce Lig TVnin meşhur Fenerbahçe muhabiri
Loranın yaptıklarının hesabını versin.
Geçtiğimiz yıl yaptıklarının üstü nasıl da kapatıldı. Çünkü
onlarınki büyük camia, televizyonları da yayın kuruluşlarıda büyük öyle değil
mi? Ama biz unutmadık unutturmayacağız. Bu sadece küçük bir örnekti. Gittiğimiz
deplasman maçlarındaki basın tribünlerini yazmaya kalkışsak sanırız hiçbir
takımın basın tribününde maç izleyecek gazeteci bulunmaz.
Ne yapmış Trabzonlu gazeteciler. Bir ara basın tribününün
üst tarafından Aykut Kocamana yönelik olumsuz tezahüratlar artınca yukarıya
dönüp, Lütfen, anaya, bacıya küfür yok, küfür etmeyin, takımı destekleyin,
psikolojik olarak bu onları etkiler şeklinde ricada bulundum.
Ve yukarıdaki taraftarlarımızdan da sağ olsunlar olumlu
yanıt geldi. Zaman zaman bizler de pozisyonlara tepki gösterdik, kızdık,
söylendik. Tıpkı üç yıldır yaşanan haksızlıklara isyan ettiğimiz gibi,
kızdığımız, öfkelendiğimiz gibi. Kadıköyde oturan Fenerbahçeli bir
arkadaşıma telefon açarak, bazı
tezahüratları dinlettim. Ne düşünüyorsun? Diye sordum. Niye bu noktaya geldi
diye sordum.
*****
Son sözüm 1461 Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Akçay
Hocaya. Maç sonrası basın toplantısını takip ettim, konuşmaları yazdım.
Mustafa Hocanın söylemlerini yazarken çok üzüldüm. Hele hele söze, Büyük bir
camia ve büyük bir takımla oynadık şeklinde başlaması hayal kırıklığı yaşattı
bana.
Büyük camialar şike yapmaz Hocam. Keşke bu ifadeyi onlar
için kullanmasaydınız. Biz ne için mücadele ediyoruz.